Aylardır mı desek, yıllardır mı desek yerel yönetimler ve onların güzide başkanı ve yöneticileri hizmet ağırlıklı ve sansasyonel icraatlarıyla hep gündemin ilk sırasında. Kendini hizmete adamış belediye başkanları ekipleri ile beraber güneş tarlaları, altyapı çalışmaları, kültürel ve fiziksel belediyecilik faaliyetlerine devam ediyorlar, dua alıyorlar, destek alıyorlar. Vatandaşta teveccüh gösteriyor.
Kendini belediyecilik faaliyetlerinin dışında gören, üst perdeden çalışan, partilerinin genel kurullarına direkt veya en direkt olarak müdahale eden bornozlu başkanlar ve baklava kutulu ekipleri var.
Konya'da bir özdeyiş var. "Ne oldum delisi" derler. Bir mevki, makam, koltuk, mal, mülk ve sonradan elde edilen servet sonunda insan ne oldum delisi olunca durum vahimdir. Uzun, çok uzun bir zamandır bazı mevki ve mevkileri İSKİ türü usulsüzlükten dolayı kaybedenler vatandaşların tepki oyları sayesinde bazı belediyeleri tekrar kazanarak mevkileri aldılar.
İSKİ skandalından ders alınarak yine Konya tabiri ile "usturuplu" gidilse bir problem kalmayacak. Batan geminin malları mantığı ile hareket edilince çok nahoş uygulamalara imza atıldı. Her türlü belediye faaliyetleri imar çapı, inşaat ruhsatnamesi, yapı kullanma izni, işletme ruhsatı, imar tadilatları dahi tüm belediye hizmetlerinin bir bedeli olmalıydı. Onu da yaptılar. Hizmette çağ atlayarak bu işleri milli paramız TL ile değil Dolar ve Euro bazında yapmaya başladılar. Gerçi onlarda haklıydı onca delegenin iknası için TL bazında çalışılırsa yer gök banknot olurdu.
Sonrası malum. Hep söylüyoruz ya! Alanda, verende, şikâyet edende, itirafçı olanda, verdim ve aldım diyende hepsi CHP'li. CHP de düzgün siyasetten yana tavır koyanlarda aforoz edildi. Yine bir tabir. "Bal tutan parmağını yalar" mantığına göre en iyisi kazan kazan siyaseti idi. "Tekere taş koymak" ta neyin nesiydi.
Şu anda bir numaralı gündem, farklı partilerden Ak Partiye katılımlar. CHP'ye katılım niçin olmuyor peki. Arada bir bir meclis üyesi hasbelkader CHP saflarına katılırsa onu abartıp sanki büyükşehir belediye başkanı katılmış edasıyla veriyorlar.
Çok konuşulan tehdit varmış. Yerel bazda gidip Seydişehir’in CHP'li başkanı ve Yeniden Refah Partili 6 belediye başkanına gidin sorun bakalım ne tehdidi almışlar. Önce ve birinci sıradan yapılacak olan Atatürk’ün partisi CHP’yi her türlü illegal ortamlardan, usulsüzlüklerden arındırmak lâzım.
Daha enteresan olan AK Partinin saflarına katılan Belediye Başkanlarının illegal faaliyetler içinde olduğundan tutunda kendinin ve eşinin mafyalığına varana kadar her türlü suç unsurunu yüklüyorlar. Pekâlâ demezler mi bu arkadaşlara. Bu başkanlar bu yasadışı faaliyetlere AK Partiye geçtikten sonra mı yaptılar yoksa evvelden mi var!
İnandırıcı olamazsınız efendim. Daha önce CHP'den milletvekilliği yapmış, belediye başkanlığına parti aday göstermiş, vatandaş teveccüh ederek destek vermiş ve belediye başkanı seçilmiş. Eğer bir olumsuz durum varsa o zaman siz adaylık aşamasında fizibilite çalışmasını iyi yapamadınız veya o zamanlar "Bulunmaz Bursa kumaşı" olan başkan saf değiştirince işin rengi 180 derece döndü mü ne!
Demedi demeyin genel seçim yaklaştıkça İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere Antalya ve diğer şehirlerde CHP'nin kafasını ağrıtacak çok uygulamalar çıkacağa benziyor.
Bu işin sonu başta Sayın Başkan ve CHP'ye çıkacağa benziyor. Hem de ispatlı, şahitli ve tutanaklı olarak.