Lütfi Ayhan

'Gecenin golünü insanlık attı'

Lütfi Ayhan

“Çocuklar uyurken sessiz kalınır, ölürken değil.”

“Evimiz evinizdir.”

“…Tarih sussa, hakikat susmayacak…”

“Aynı taraftarız, aynı taraftayız.”

“Filistin özgür olana dek maç ertelenmiştir!”

Yukarıdaki cümleler, dün gece Konya’da oynanan Konyaspor-Filistin maçında açılan pankartlarda ve Konyalı seyircilerin dillerinde idi.

Dün gece Mevlâna diyarı, Selçuklu’nun başkenti Konya’da yeşil sahanın yeşil çimenleri, Gazzeli mazlumların sessiz çığlığının yankılandığı bir merhamet tarlasına dönüştü.

Görünürde statta bir futbol maçı oynanıyordu. Gerçek ise çok daha farklıydı. Konya’nın erdemli insanları, zulme karşı mazlumdan yana olan tavırlarını haykırmak için stada gelmişlerdi.

Işıklar kapatılınca herkesi bir merak sardı. Maçın 10. dakikasında ışıkların kapatılmasının sebebi, Gazze’deki zulmün rengi olan karanlığı dünya kamuoyuna duyurmaktı. Ve maksat hâsıl oldu.

Dün gece Konya’da aynı kıbleye yönelen iki kardeş yürek, karşı karşıya değil, yan yana durdu. Seyirciler anladı ki karanlığı dağıtan yalnızca lambalar değil, insanların vicdanıdır.

Ardından sahaya binlerce oyuncak atıldı. Bu oyuncaklar, Gazze Şeridi’nde hayatını kaybeden ve yaralanan çocukları hatırlamak ve onların yaşadığı acıya dikkat çekmek içindi.

Gazze’de çocuklukları ellerinden alınan çocuklara ulaştırılmak üzere sahaya bırakılan oyuncaklar, hem statta bulunan seyircileri hem de televizyon başından maçı izleyenleri hüzünlendirdi; gönülleri bir anda elem diyarına götürdü.

THYTam bu sırada tribünlerden yükselen söz, gecenin özeti gibiydi:

“Çocuklar uyurken sessiz kalınır, ölürken değil.”

Kanayan ve hisseden vicdanların bu merhamet yüklü sesi, Konya’dan bütün dünyaya rahmet bulutları aracılığıyla gönderildi.

ZAMAN DURDURULDU, MAÇ ERTELENDİ

Bu kardeşlik maçı 2-2 devam ederken maçın hakemi Mehmet Türkmen, zamanı durduran bir düdük çaldı.

Bu düdüğün anlamı şuydu: Bu maç burada bitmez.

Ne zaman Gazze’de, Filistin’de ve zulüm gören diğer coğrafyalarda zulüm sona ererse, o zaman maçın son dakikası Konya’da tamamlanacaktır.

Bu düdük, başta Konya olmak üzere bütün dünyaya manevi ve büyük bir sorumluluk yükledi.

Yapılan şu anons sadece Konya’ya değil, bütün dünyaya bir mesajdı:

“Filistin özgür olana dek maç ertelenmiştir.”

Futbol durdu, vicdan konuşmaya başladı.

Filistin’de, Türkistan’da yarım kalan maçlardan çok daha acı şeyler oluyor. Orada çocukların, bebeklerin, kadınların hayatları yarım kalmıyor; tamamen yok oluyor.

İşte Konya, bütün Türkiye’nin, 85 milyon insanın sesi olarak, dünyaya bu yarım kalmışlıkların acısını ve çığlığını iletti.

Doksan dakikanın bitmesine izin vermeyen bu merhametli gönüller, milyarlarca insana şu çağrıyı yaptı:

Bu maçın bitmesi için herkes elinden geleni yapmalıdır.

SKOR TAHTAYA, KARDEŞLİK KALPLERE YAZILDI

Maç 2-2 oldu.

Fakat bazı maçların skoru tabelada kalır. Bazılarınınki ise insanların hafızasına yazılır.

Bu maçın skoru da öyleydi.

Çünkü o gece Konya’da sadece bir futbol maçı oynanmadı.

Bir şehir, bir halkın acısına ortak oldu.

Bir stadyum, sessizliğin içinden yüksek sesle konuştu.

Binlerce insan aynı anda aynı acıyı düşündü.

Ve belki de en önemlisi, Filistinli futbolculara şu söylendi:

“Yalnız değilsiniz.”

Bazen insana verilebilecek en büyük destek budur.


Top yuvarlandı, goller atıldı, skor 2-2 oldu.

Ama gecenin en büyük golünü ne Konyaspor attı ne Filistin.

İnsanlık attı.

Ve gecenin en anlamlı sonucu da tabelada yazmadı.

O sonuç, binlerce insanın kalbine yazıldı:

Mazlumun yanında olmak, bazen bir bayrak taşımaktır.

Bazen bir oyuncak atmaktır.

Bazen bir dakika susmaktır.

Bazen bir dua etmektir.

Bazen de doksanıncı dakikayı oynatmamaktır.

Dün gece Konya’da futbol, doksan dakikalık bir oyun olmaktan çıktı; vicdanın, merhametin ve kardeşliğin dili hâline geldi.

Ve Filistin için yükselen o ses, gecenin karanlığında göğe doğru yürümeye devam etti:

“Filistin özgür olana dek…”

Salih Mirza Beyoğlunun o meşhur şiiri ile noktalayalım bu yazıyı:

"...bırak haksıza boyun eğeni

sıcak odalardan seyretsin
soğuktan ciğeri delinenleri

açları, çıplakları
unutsun ipe çekilenleri
kurşunlananları...

malı azalmasın onun
teni incinmesin tek.

bırak karışmayıp seyredeni

candan geçen gelsin safımıza

kavga kaçkını korkak
fistan giysin dolaşsın..."


Not: Yazımda internetten kaynağı belirsiz bazı alıntıları da kullandım. Y. Z dan da faydalandım.

Yazarın Diğer Yazıları