Hayatta eleştiren çoktur; fakat yapıcı eleştiri sunabilenlerin sayısı oldukça azdır. Çünkü üretmek, ortaya bir eser koymak emek, bilgi ve cesaret ister. Oysa uzaktan konuşmak, kusur bulmak ve yargılamak çok daha kolaydır.
Bu gerçeği anlatan ibretlik bir hikâye vardır:
Usta bir ressamın öğrencisi, yıllar süren eğitimini tamamlamış ve ilk önemli eserini ortaya koymuştu. Ustası, öğrencisinin yaptığı resmi dikkatle inceledikten sonra şöyle dedi:
“Bu resmi al ve şehrin en kalabalık meydanına bırak. Yanına da kırmızı bir kalem koyarak insanlardan beğenmedikleri yerleri işaretlemelerini isteyen bir not iliştir.”
Öğrenci denileni yaptı. Birkaç gün sonra meydana geri döndüğünde büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Resmin neredeyse tamamı kırmızı işaretlerle dolmuştu. Üzüntü içinde ustasının yanına giderek gördüklerini anlattı.
Usta ressam sakin bir şekilde gülümsedi ve şöyle dedi:
“Şimdi aynı resmi yeniden yap. Bu defa yanına boya paleti ve fırçalar bırak. İnsanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmelerini iste.”
Öğrenci ustasının dediğini yaptı. Aradan birkaç gün geçtikten sonra meydana gittiğinde şaşkınlıkla gördü ki resim hiç dokunulmadan olduğu gibi duruyordu. Hemen ustasına koştu ve sonucu anlattı.
Usta ressam bu kez şu ders niteliğindeki sözleri söyledi:
“İlkinde insanlara yalnızca eleştirme fırsatı verdin. Bu yüzden birçok kişi düşünmeden resmini karaladı. Hayatında hiç fırça tutmamış olanlar bile kendilerini uzman sandılar.
İkincisinde ise eleştirmek yerine düzeltmelerini istedin. Çünkü yapıcı olmak bilgi ister, emek ister, sorumluluk ister. İşte bu yüzden hiç kimse fırçayı eline almaya cesaret edemedi.”
Bu hikâye, hayatın önemli gerçeklerinden birini ortaya koymaktadır. İnsanlar çoğu zaman yapılan işi eleştirmekte cömert, fakat daha iyisini ortaya koymak konusunda isteksizdirler. Bu nedenle her eleştiriyi aynı değerde görmek doğru değildir.
Kıssadan Hisse
● Emeğinizin değerini, o emeğin ne anlama geldiğini bilmeyen insanların takdirine bağlamayın.
● Bilgisizle tartışma, çünkü seni değil, sadece kendi eksikliğini yansıtır.
● Eleştirinin kaynağına, bilgi düzeyine ve niyetine dikkat edin.
● Sizi geliştiren eleştiriye kulak verin; sadece yıkmaya çalışan sözleri ise yük edinmeyin.
Unutmayalım ki hayattaki en büyük ustalıklardan biri, eleştiriyi doğru değerlendirebilmektir. Çünkü her söz aynı ağırlığa sahip değildir. Önemli olan, hangi eleştirinin bizi daha iyiye taşıdığını ayırt edebilmektir.