Ali İset

Yanan sadece ağaçlar mı?

Ali İset

İtiraf edeyim… Her orman yangınında içim yanıyor ama beni en çok yakan alevler değil, insanların kurduğu cümleler oluyor.

"Daha sonra otel yapılacakmış..."

"Maden sahası açılacakmış..."

“Birilerine peşkeş çekilecekmiş...”

Dikkat edin, yangın kadar bu cümleler de çoğaldı. Belki doğru, belki yanlış... Ben bugün bunların hangisinin doğru olduğunu tartışmayacağım. Ama şunu sorgulamak istiyorum: Bir toplum neden daha duman tüterken ilk olarak rantı düşünüyor? Neden insanların devlete, kurumlara ve birbirine güveni bu kadar aşındı?

İşte asıl yangın burada başlıyor.

Ben ormanı sadece ağaç olarak göremiyorum. O ağacın gölgesinde serinleyen çobanı görüyorum. Dalına yuva yapan kuşu görüyorum. Toprağı havalandıran karıncayı görüyorum. Hiç görmediğim ama Allah'ın rızkını verdiği nice canlıyı görüyorum.

Sonra dönüp kendimize bakıyorum.

Bir tarafta "emanet" diyen bir dinimiz var. Diğer tarafta emanet gibi değil de mirasyedi gibi davrandığımız bir tabiat…

Kur'an'ın "Yeryüzünde fesat çıkarmayın." emri sadece insan öldürmeyle ilgili değildir. Toprağı çoraklaştırmak da, suyu kirletmek de, hırs uğruna tabiatı hoyratça tüketmek de bu emrin gölgesinde düşünülmelidir.

Bazen düşünüyorum…

Bir ağacın yetişmesi elli yıl sürüyor. Onu yok etmek ise birkaç saat.

Vicdan da böyle değil mi?

Yıllarca inşa ediliyor, birkaç dakikalık hırsla küle dönebiliyor.

Bugün enerjiye elbette ihtiyacımız var. Sanayiye de, üretime de ihtiyacımız var. Nükleer santral de konuşulur, maden de konuşulur, yol da yapılır. Fakat insanın sorması gereken soru şu olmalı:

Kalkınma dediğimiz şey, Allah'ın emanetini koruyarak mı yapılıyor; yoksa emaneti tüketerek mi?

Çünkü medeniyet, betonu çoğaltmak değildir. Medeniyet; ağacı kesmek zorunda kaldığında yerine on tanesini dikecek ahlakı gösterebilmektir.

Ben inanıyorum ki yanan her orman, bize sadece iklimi değil, ahlakımızı da hatırlatıyor.

Belki de bugün asıl mücadelemiz alevlerle değil; emaneti çıkarın önüne koyamayan zihniyetledir.

Ve son bir söz…

Ormanlar yeniden yeşerir.

Ama bir toplum, vicdanını kaybederse onu hangi yağmur yeniden filizlendirebilir?

Yazarın Diğer Yazıları