Adem Esen

Şehir ve çevre vandalizmi

Adem Esen

Vandalizm tabiri etrafa zarar vermek yakıp yıkmak bozmak anlamında kullanılır.  Bir parka yapılan oyuncağı bakarsınız birisi gelmiş tahrip etmiş, kırmış, ağacı sökmüş, çiçeği koparmış, etrafı kirletmiş, çöp atmış etrafımızda her gün bunların binlercesini görmek mümkün.

Şehre kim zarar veriyor? ilk önce oradan başlayalım. Bir şehre, mahalleye, sokağa zararı önce orada oturanlar verir.  Mesela içtikleri sigaranın izmaritini sağa sola atarlar. Dikkat etmeden ya da işlettikleri dükkanın önündeki kaldırımı işgal ederler.  Konya'nın manevi mimarlarından rahmetli Hacı Veyiszade Mustafa Efendi Aziziye Camii'nde imamlık görevini yaparken namazdan sonra esnafa selam vere vere  gidermiş.  Esnaf da hocaya buyur eder çay kahve söylemek isterlermiş. Ancak Hoca Efendi kaldırımları işgal eden esnafa yüz vermez, iltifatlarını kabul etmez, onlara yaptıklarının kötü olduğunu anlatırmış.

Kaçak yapılaşma deprem veya doğal afetlerde zararları artırmaktadır. Çirkin tabelalar, çirkin dış cepheler de vandalizmin bir çeşididir. Böyle uygulamalarla marka şehir nasıl olunur?

Günümüzde artık trafik ve park sorunları başka bir vandalizm konusudur.

Şehre zarar veren kurumlar başında imar planlarını uygulamayan ya da planlara aykırı eylemleri görmezden gelen belediyeler ve merkezi teşkilatın ilgili birimleridir. Zarar vermemek esas olduğuna göre alınan kararların ilk önce şehre zarar vermemesi gerekir.  Şehirlere zarar veren resmi kurumlar veya resmi yetkililer az değildir.

Şehirlerde tarihi mirasın korunması, şehir tabiatının, coğrafyasının flora ve faunasının yani şehirdeki canlılara, bitkilere, hayvanlara zarar verilmemesi gerekir.  Bu her köşe başında sürülerle köpeklerin şehirlerin, parkların işgali anlamına gelmez.

Şehrin somut olmayan mirasının korunması da önemlidir. Her şehrin hatta her sokağın, bölgenin ayrı bir özelliği vardır, bunların korunması da gerekir. Bu özellikler yeri gelince yenilenmeli, güzelleştirilmelidir. Nitekim şehir müzeleri kurularak şehirlerin geçmişleri, şehirde yaşayanların hatıraları canlı tutulmaktadır.

Şehir vandalizmi kaba olmakla beraber şehirlerin imajını kötüye çıkarır,  hele günümüzde sosyal medya ile hızla olumsuzluklar yayıldığı için ciddi olumsuzluklara sebep olmaktadır. Şehir ve çevre vandalizmi  aynı zamanda şehrin güvenliği için tehdit oluşturur. Zamanında tedbirler alınmazsa şehrin turizmi ve buna bağlı sektörleri maddi anlamda da ciddi zarar görür.

Şehrin alt yapısının iyi korunmaması da bir süre sonra sorunları artırdığından vandalizm kaynağı olabilmektedir. Mesela kanalizasyon şebekesine atık atılması, yağmur suyu sisteminin ayrı kurulmayarak aynı sistem içinde çalışması ile zarar görmesi, atık yağların lavaboya dökülmesi, evlerde işyerlerinde atıkların tasnif edilmeden rastgele atılması gibi…

Kültür altyapısını tahrip etmek yani kültürel kurumaya  sebep olan eylemleri yapmak başka bir vandalizm türüdür.

Yaz aylarında piknik alanları, mesire yerlerinin durumu, şehirlerarası yolların kenarlarına atılan molozlar maalesef toplumumuzda vandalizmin ne kadar yaygın olduğunu gösteriyor. Çevreyi kirleten işletmeler de…

Şehir ve çevre vandalizmiyle mücadelede aileye, okula eğitim bakımdan, devlet kurumlarına da cezalandırma bakımından görev düşüyor. 

Yazarın Diğer Yazıları