YAZARLAR

Havaların soğumaya başladığı şu günlerde artan vaka sayıları endişe verirken alınan yeni önlemler ve tedbirler vatandaşın uyumu dahilinde başarı gösterecek.
Kapalı alanların dışında belirlenen caddeler için gelen sigara yasakları büyük bir kesimin beğenisini kazanırken bazı kesimler tarafından çok benimsenmemiş olsa da virüsle savaşta ayrı bir mücadele şekli olarak “uygulamada zorluk yaşanmayacak bir yöntem” olarak görülüyor.
Umuyorum bu alınan tedbirler ve önlemler karşılığını bulur ve o korkulan tablo yaşanmadan, bu sorun en hafif seviyeye iner. Aksi durumda her gün sevdiklerimizden üzücü haberler almaya devam edeceğiz gibi görünüyor.
Bu vesileyle yıllarca TV’de spor programı yaptığım Haldun Üstel hocanın değerli eşi Zerrin Üstel’in vefatı nedeniyle merhumeye Allah’tan rahmet, Sevgili Haldun hocam başta olmak üzere Üstel ailesi ve yakınlarına baş sağlığı ve sabırlar dilerken yine programdaki diğer isim Nihat Çelikkollu’nun annesinin vefatı nedeniyle de Nihat ağabeye ve ailesine baş sağlığı diliyorum. Rabbim mekânlarını cennet etsin, aileye sabırlar versin. Acılar büyük ve bunun daha da büyümemesi için gerekli önlemleri ihmal etmemek kul hakkıdır.

***
Şimdi geleyim virüs kadar tehlikeli bir zihniyetin, ayrıştırıcılık ve ötekileştiricilik faaliyeti adımlarının yeniden gündeme gelmesine…
Malumunuz Fransa son dönemlerde özellikle dinimize, peygamberimize, değerlerimize ve ülkede yaşayan Müslüman halkın giyiminden ibadetlerine kadar her şeye hakaret etmeye, müdahale etmeye başladı. Aslında başladı demek hafif olacak, hep var olan bu durumu ülkemizin son dönemlerde sergilemeye başladığı güç karşısında farklı boyutlarda, daha yüksek sesle uygulamaya geçirmesi diyelim.
Fransa ve benzer ülkelerdeki bu yobazlık devam ederken o zihniyetin yaşadığımız şehirde de tek tük ortaya çıkması üzüntü ve endişe verici olarak kendini gösteriyor.
Geçtiğimiz hafta şehrimizde bir kadın, yaşlı bir adam tarafından “Burası Arabistan değil, kıyafetini düzelt” diyerek taktığı peçeden ve giydiği çarşafından dolayı hakarete uğraması gündeme düşmüştü. Yaşlı adama tepki gösteren kadının ise “Kendilerinden başka kimseye tahammülleri yok, susmayacağım. Burası Osmanlı toprağı. Benim nenelerim burayı çarşafla, peçeyle aldı” ifadeleriyle verdiği karşılık ve sonra olayın karakola taşınması durumu gösteriyor ki, uluslararası yaşanan sıkıntıların etkisinin şehirlere kadar yansıması başlamış oldu.
İnsanları giyimlerinden kuşamlarından dolayı yargılamanın, eleştirmenin, kimsenin haddi olmadığını düşünüyorum. Özellikle Müslüman bir toplumda bunun yapılıyor olması ise ayrı ve bir o kadar da acı durum. Bırakın giyimden dolayı eleştirmeyi siz yolda gördüğünüz bir kadına söylemde bulunma hakkına bile sahip değilsiniz. Olayı Cumhuriyet’e, Arabistan’a bağlamak da ayrı bir acınası durum zaten.
Bu eleştiriler toplumlara fayda sağlamadığı gibi aksine içinden çıkılmayacak sonuçlar doğurduğunu da geçmişte bizzat görenlerden birisiyim. O nedenle bu zihniyetlerin içimize nifak tohumları ekmesine izin vermemek gerekiyor.
Toplumsal ve dönemsel olaylarda dem vurduğumuz birlik beraberlik mesajlarının hayatın her alanında uygulamada olması düşüncesiyle toplum bütünlüğünü bozan bu tür zihniyet yoksunluğunun, artık ortadan kalkması dileğiyle kalın sağlıcakla…

> Yeni Meram >Yazarlar > VİRÜS KADAR TEHLİKELİ BİR ZİHNİYET
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.