YAZARLAR

Hayırlı bir hafta diliyorum. Bu haftayı da artan vaka sayılarını görerek geçirdik. Çok şükür yoğun bakım ihtiyacı olan ve entübe edilen hasta sayımız ile vefat eden vatandaşlarımızın sayısı artmadı. İnşaallah artmaz da…

Ekonomik nedenlerle hayatın çarklarını belli tedbirlerle döndürmek gerektiği için bu safhaya geldi iş. Ticaret ve sanayi işletmelerinin belli kurallar gözetilerek yeni normal şartlarıyla faaliyetlerine başlaması sağlandı. Bunun sonucu olarak ta kişiler arasında temas hızla arttı. Pandemi ile mücadelenin en önemli şartı olarak mutlaka azaltılması gerekir dediğimiz “temas” mecburen artacaksa o zaman maske mesafe ve temizlik şartları mutlaka sağlanmak zorundadır. Aksi takdirde bulaşma kaçınılmaz olur. Son zamanlarda oluşan bulaşmaların önemli kısmının yakın çevre bulaşmaları olduğunu unutmayalım. Mesafe ile ilgili sosyal mesafe tanımlaması kullanıldı ama asıl kastedilenin “fiziksel mesafe” olduğunu hepimiz biliyoruz. Yani en sevdiğimiz en yakınımızdaki insanlar da dahil olmak üzere artık aramızda metreler olması gerekiyor. Ancak temel toplumsal hastalıklarımızdan birisi olan bildiğini uygulamama burada da devreye giriyor. Değilse 35 kişinin bir minibüse doluşmasını nasıl izah edebiliriz. Öğrendiğimiz doğruları hayatımıza uygulama çabasıdır

Tam da burada 3 aydan fazladır sürekli söylediğimiz ve iyice klişeleşmiş üçlemeyi bir kez daha tekrarlamamız iyi olur. “Maske, Mesafe, Temizlik önemli…” Salgına ilişkin bir değerlendirmesinde bu üçlemenin baş harflerini alıp küçük bir yer değiştirmeyle T(a)M(a)M dedi Sayın Cumhurbaşkanı. Ben bir küçük not daha ilave edeyim bu ifadeye. Hiç yer değiştirmeden baş harfleri alır ve yeni bir üçlü oluşturursak ta bu tedbirlere riayet etmediğimiz takdirde karşılaşabileceğimiz muhtemel bir sona denk düştü. M(e)M(a)T, memat yani ölüm… Öyleyse kurallara mümkün olduğunca harfiyen uyup salgına TMM mı diyeceğiz, yoksa tersi durumda Allah (C.C.) korusun MMT ile mi karşılaşacağız. Sadece şahsınızı ilgilendiren bir konu olsa önemli değil ama aldığınız virüsü başkalarına bulaştırma riski yüksek olduğu için dikkati elden bırakmamak önemli… Son mesajlarında Sayın Sağlık Bakanımız da “kul hakkı” demese de buna dikkat çeken “hakka girme” vurgusu yaptı.

Sıkça duyduğumuz ve trafik için kullanılan bir kamu spotu vardı. “Kurallara uyalım, uymayanları uyaralım.” Şu anda bu spotu hayatımızın her alanına adapte edebiliriz. Pandemi ile mücadelede de sıkça kullanılması gereken bir spot. Alışveriş dahil günlük hayatımızın her alanında karşılaştığımız kötü örnekleri mutlaka uyarmak zorundayız. Bazı davranış kalıplarını hayatımızın vazgeçilmez parçaları haline kesinlikle getirmeliyiz.

Uyarılarımızı yine trafik tabirleri ile netleştirelim. Trafikte emniyet kemeri ne ise salgında maske o, trafikte takip mesafesi ne ise salgında fiziksel mesafe o, trafikte aracın bakımı ve vizesi ne ise salgında temizlik o… Maskeyi düzenli kullanmak için yakınlarımızdan birisinin illâ hastalığa dûçar olması mı gerekiyor veya takmayanlara ceza yazılması mı? Keşke doğru davranış kalıplarını cezasız hayatımıza adapte edebilsek. Sadece kendi konforumuzu düşünerek yapacağımız düşüncesiz hareketler genel toplum konforunu tahmin edemeyeceğimiz derecede ciddi bir şekilde bozabilir…

Sağlıkla ve sağlıcakla…

Haftanın Görgü Kuralı – Su içme adabı ile devam…

“Besmele çekmek, suyu bardaktan içmek, suyu oturarak içmek, bardağı sağ el ile ağıza götürmek.”

> Yeni Meram >Yazarlar > TMM mı? MMT mı?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.