YAZARLAR

Konya Teknik Üniversitesi; 18.05.2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan 7141 sayılı kanunun yedinci maddesiyle 2809 sayılı kanuna eklenen Ek Madde-179 ile yeni bir üniversite olarak kurulmuştu.
Kuruluş kanununa göre; Konya Teknik Üniversitesi, Selçuk Üniversitesine bağlı olan Mühendislik Fakültesinin adı ve bağlantısı değiştirilerek, “Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi”,
Mimarlık Fakültesinin adı ve bağlantısı değiştirilerek, “Mimarlık ve Tasarım Fakültesi”,
Rektörlüğe bağlı olarak yeni kurulan “İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi” ile “Tarım Bilimleri ve Teknolojileri” Fakülteleri, Yine, Selçuk Üniversitesine bağlı iken bağlantısı değiştirilerek Rektörlüğe bağlanan “Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu” ve yeni kurulan “Lisansüstü Eğitim Enstitüsü” bağlanarak, oluşturulmuş ve 6 Eylül 2018’de Prof. Dr. Babür Özçelik Konya Teknik Üniversitesine Rektör olarak atanmıştı.
Yeni üniversite, aynen o zamanki adı Konya Üniversitesi olan şimdiki Necmettin Erbakan Üniversitesi gibi emanet binalarda oturmaya başladı.
“Emanet ata binen tez iner” derler ya…Teknik Üniversitenin adı kıymetli! Ağzımız açıldı mı, yere göğe sığdıramadığımız bir Üniversite. Emanet oturduğu yerler, belli ki kıymetli! Kampüsünü kursun denilen seçeneklerden bazıları da, galiba daha bir kıymetli!
İşte bu yüzden, Konya Teknik Üniversitesi, teşbihte yahut temsilde hata olmasın “yuvasız kuşlar” misali bir Üniversite…
Hem, şehir olarak Teknik Üniversiteyi uzun yıllardır hasretle ve dört gözle beklediğinizi söyleyeceksiniz, hem de, yuvasını nereye kurmayı düşünse, o öyle olmaz, oraya olmaz, yeminle olmaz, bize lazım, lazım ki lazım, gel bizi dinle, biz nereye diyorsak, var git yuvanı bizim gösterdiğimiz yere kur babından bir yaklaşım söz konusu…
Durun hemen heyecanlanmayın…
Yer de çok, alternatifte…Lakin, her şeyin bir yakışığı, bir yakışanı olmalı. Yeni Üniversiteye, nereyi gösteriyorsak orada durmalı, oraya oturmalı denmemeli. Şehrimize yakışan, bizlere yakışacak olan neyse o yapılmalı!

*****
Teknik Üniversite için çok bekledi bu şehir, çok!
Mesela, Sanayi şehri olduğumuz nereden belli, bir Teknik Üniversitemiz bile yok denmedi mi?
İkinci bir Devlet Üniversitesi geldiğinde, şehir olarak az mı tepkiler gösterildi?
Netice de, bir hayli gecikmeli olsa da, adeta nazlana-nazlana gelse de, bir Teknik Üniversitemiz oldu.
Geldi gelmesine de, bir zamanlar, “yeter ki gelsin, fedakarlık kolay” babından konuşanlar neredeler?
“Laf dumandır uçar gider!” diye büyüklerimiz ne güzel söylemişler. Duyanlara, duymayanlara selam olsun!
Her neyse…Teknik Üniversite için Konya Organize Sanayi Bölgesi’nin hemen yanında 900 bin metrekareye yakın bir alan bu iş için tahsis edilmişti.
Sonrasında;
Selçuk Üniversitesi bitişiği, eski Masera’dan, Numune Hastanesine bağlı Yazır Hastanesine kadar olan arazi… Meram, Ağır Bakım Fabrikası denilen ve Askeriyeden alınan, Eğitim Fakültesi karşısındaki arazi…Sille, Mühimmat Deposu alanının yanında bulunan arazi…seçenekler arasındaydı.
Ancak yer var, yer var! Verilmesi muhtemel olan var, düşünülen var, alın sizin olsun denir gibi yapılan var, üzerinde hesap -kitap yapıldığı anlatılanlar var!
Kiminin adı var, kiminin yeri dar, kimi pek bir havadar, kiminin yerini vermek kimilerine göre bayağı bir manidar…
Çok istedik amma, gönlümüzden geçeni veremiyoruz diye başlayan cümlelere hazır olun!
Lafın gelişi, lafın gidişatı, lafın çalımı dedikleri böyle bir şey!
Teknik Üniversite Kampüsü için iki seçenek varmış gibi görünüyor!
Dutlukırı’nda, yine askeriyeden alınan, Antalya yoluna yakın arazi ile Karatay Şehir Hastanesinin bitişiği olarak anlatılan ve uygun görülen bir başka geniş arazi…
En çok ilgi gören seçeneğin Dutlukırı olduğu görüşü hakim bir görüş olarak anlatılsa da, neler olur, neler biter onu önümüzdeki günler gösterecek!
Üniversite yeri için, zemini bozuk olmayan, koku olmayan, dağların-taşların başına kazma vurulmayan, ulaşım imkanları rahat olan, alt yapısı, şehre yakınlığı, öğrencilerin sosyal yaşantılarına da uygun olacak yer neresidir?
Hemen bir solukta cevaplanacak sorular değil, bu sorular!
Ancak, Üniversitenin Araştırma ve Uygulama Kampüsü neresi olması münasip sorusunun tek bir cevabı var. Sanayi içi de denilen, Konya Organize Sanayi Bölgesi’nin hemen yanında ki araziye bu kampüsün uygun olabileceği…

*****
Geldik, Teknik Üniversite Rektörlüğüne ve de Mimarlık ve Tasarım Fakültesine!
Konya Teknik Üniversitesi Rektörümüz, eski Selçuk Üniversitesi Rektörlüğünde oturuyor, eski Rektörün makam odası, Rektörün makam odası…
Lakin, şimdilik!
Hatırlarsanız 2017 Ekim ayının ortalarında Selçuk Üniversitesi, bu tarihi binadan ayrıldığında, Mimarlık Fakültesi bu binaya taşınmıştı.
O Fakülte, Konya Teknik Üniversitesine geçince adı Mimarlık ve Tasarım Fakültesi olmuştu.
Tarihi Kız Muallim Mektebi, yani şu andaki eski Rektörlük binası, Büyükşehir Belediyesine geçti. Buna karşılık Gazi Mustafa Kemal İlkokulu binası da Konya Teknik Üniversite Rektörlüğüne verilmiş durumda!
Nasıl mı? Tek başınıza oynadığınız, galibi belli, garip bir satranç oyunu gibi her şey!
Mimarlık ve Tasarım Fakültesi de, misafir! Uygun bir yer bulunur bulunmaz, onu da uğurlayacaklar!
Bu tarihi binayı Büyükşehir ne mi yapacak?
O konuda henüz bir bilgimiz yok!
Alaeddin tepesi gibi olursa, uzun uzun durursa, durdurulursa diye düşünmeden edemiyorsunuz!
Gelin ülkemizde ki bazı örnekleri hatırlayalım ve hatırlatalım;
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi; 1882’de kurulan tarihi Sanayi-i Nefise mektebinde…
İstanbul Teknik Üniversitesi, yine tarihi Haliç Tersanesinde,
Yıldız Teknik Üniversitesi de, yine tarihi Davut Paşa Kışlasında kendine yer bulurken, biz Konya Teknik Üniversitesini, Mimar Muzaffer Bey tarafından 1917 yılında yapılan tarihi Kız Muallim Mektebinden, yani eski Selçuklu Rektörlük binasından nereye gönderiyoruz bilmem!
Hani, Teknik Üniversiteyi çok istiyorduk ya…
Hani, her türlü fedakarlığı gösterecektik ya…
Değerlendirme yapılırken bu türden kıstaslar, bu türden karşılaştırmalar yapılmış mıdır?
Keşke! Şayet yapılabilseydi, Rektör Bey, Selçuk Üniversitesi Rektörünün makamında, Mimarlık Fakültesi de, yerli yerinde dururdu!
Büyükşehir Belediyemiz, orada kendi mi oturur, başka bir şeyler mi düşünür, kararı ne olur bilemiyoruz!
Ancak, adı Mimarlık olan bir Fakülteye, bu tarihi bina sanki daha çok yakışıyor gibi?
Sizce de öyle değil mi?
İstanbul’da ki örnekler, emsal sayıldığında, emsal gösterildiğinde, bu tarihi yapıya gözü gibi bakacak olan bir Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, neden bu bina da eğitim yapmaya devam etmesin?
Gelin kararınızı bir daha gözden geçirin isterseniz! Tarihi bir yapı için, tarihi ve yerinde bir karar vermiş olacaksınız diye düşünenlere aynen katılıyorum.

> Yeni Meram >Yazarlar > TEKNİK ÜNİVERSİTE YUVASIZ KUŞLAR GİBİ!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.