YAZARLAR

Bizi oldukça rahatlatan bir galibiyet oldu..
Lige galibiyetle başlayamamak, transfer döneminde yaşananlar, sponsorluk tartışmaları derken herkes diken üzerindeydi.
Ne yazık ki karışmaya çok müsait bir camiamız var.
Günlük konuşuyor, günlük yaşıyoruz.
Gelecekle ilgili planlamalar yerine, başarıya hemen ulaşmak adına hesaplar yapıyoruz.
Böyle olunca da evdeki hesap çarşıya uymuyor ve beklenmeyen neticeler karşısında ortalığı savaş alanına çeviriveriyoruz.
Bu olumsuzlukları tüm taraftarımız yapıyor demiyorum.
Ama azımsanamayacak sayıda olduklarını görüyoruz.
Ne kötü bir sonuçla kaosa girmeliyiz, ne de iyi bir neticeyle göklere çıkmalıyız.
Takımın başındaki profesyonellere güvenip takıma olan inancın sürmesi gerekli.
İlk 3 maçta gelmeyen galibiyetin ardından Denizlispor maçına sıkıntılı çıktığımız gerçekti.
Rakibin bırakın Türkiye’yi, Avrupa’nın 5 ligi arasında gol yememe istatistiği ile ilk sırada yer alması, lige yeni çıkmasına rağmen süper bir başlangıç yapması ve formdaki oyuncularının çok olması gibi nedenlerle bizi oldukça zorlayacağı bekleniyordu.
Öyle olmadı..
Neredeyse kalemize 1-2 pozisyon dışında gelemediler bile.
Rakibe yine az pozisyon vererek bu alandaki istikrarı devam ettirdik.
İçeride-dışarıda rakibin adı ne olursa olsun pozisyon verme yüzdemiz çok düşük.
İlk 4 haftada tüm oynadığımız maçlarda bunu gördük.
Gol yüzdemizde düşük ama geçtiğimiz sezona nazaran çok daha fazla pozisyon ürettiğimizi söyleyebilirim.
Özellikle şutlarla rakip kaleyi döver bir kimliğe büründük.
Denizli maçında biraz daha düşük kalsa da genel istatistiklerde ligin en iyisi olmak bizim en büyük artımız olarak gözüküyor.
Yavaş yavaşta futbol kalitesini artırarak istenen çizgiye doğru yükselen bir oyun anlayışına ulaşıyoruz.
Rakibe ilk dakikadan itibaren baskı kuran ve gücünü hissettiren mücadeleci oyun Denizlispor maçında da en büyük gücümüzdü.
Neredeyse maçın başından sonuna kadar oyun hakimiyeti bizdeydi.
Golün ardından kısa bir süre rakip baskısını hissettik sadece.
Ama bu baskılı bölümde bile bizi korkutacak pozisyonlar vermedik.
Tartışmasız sahanın en iyisiydi Farouk Miya..
Pas yüzdesi, şutları, rakipten top çalması, topa sahip olma oranının yüksekliğiyle takımının parlayan yıldızıydı.
Attığı akıl dolu golle de takımına 3 puanı kazandıran Ugandalı bu sezonki en büyük silahlarımızdan olacağını oynadığı 2 maçta ispatladı.
Bize saç baş yolduran Fofana’nın ardından bu 21 numara ilacımız olacak gibi..
Farouk Miya kadar Ali Turan, Jens Jonsson, Marin Anicic’te takımın en iyileri arasındaydılar.
Aslında bizi üzen tek futbolcu Bajic oldu diyebilirim.
4 hafta içinde tam bir hayal kırıklığı yaşattı bize.
Ama bu formsuzluğunu atlatacağına ve kısa süre içerisinde toparlanacağına inanıyorum.
Bajic’in de takıma katkı sağlamasıyla Konyaspor hücum gücünü ciddi oranda artıracaktır.
Şimdi Göztepe maçıyla deplasman turunu sürdüreceğiz.
En kötü 1 puan bile bize yeterli olacaktır.
Kazanmaya yakın olduğumuzu da düşünürsek Konyaspor için çıkış sürecinin başlayacağına inanlardanım.
Hep dediğim gibi birlik ve beraberliğimizi koruyarak takımın başarısına ortak olma zamanı.
İnşallah güzel günler yakındır.

> Yeni Meram >Yazarlar > Şimdi tırmanma zamanı
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.