YAZARLAR

Recep, Şaban aylarını idrak ettik. Ramazan ayına kavuşturdu Rabbim. Onun da sonlarına yaklaşmaktayız. Nasip olursa cumartesi günü arefe, pazar günü de Ramazan Bayramının birinci günü. Sayılı gün çabuk geçiyor. Ancak İslam aleminin hiç yaşamadığı bir Ramazan-ı Şerifi gördük 2020 yılında. Bakalım Ramazan Bayramında da aynı burukluğu yaşayacak mıyız?

Yetkili birimlerin önerileri doğrultusunda bir açıklama yapıldığı takdirde, bayramda “sokağa çıkma kısıtlaması” olup olmayacağını göreceğiz. Ancak sokağa çıkma kısıtlaması olsa da olmasa da, eski bayramların aynısını yada benzerini yaşamamız pek olası görünmüyor. Kurallara uymakta sıkıntılı olan bazı kardeşlerimiz haricinde bu yıl kalabalık iftar sofralarını pek göremedik. İftar davetleri olsa dahi, sadece anne baba ve kardeşler arasında yapıldı. Toplu hayırsever davetlerini de göremedik. Doğru olan da bu idi. Yapılan salgın önleme uyarılarını bir Müslüman “kul hakkına” girmemek adına uygulamalı zaten. Kendisini ve toplum sağlığını düşünerek duyarlılık gösteren bireylere teşekkür ediyoruz. Allah hepsinden razı olsun.

Hepinizin malumu, bir normalleşme sürecine girildi. Yasaklar bir bir kalkıyor ve kalkacak inşallah. Mahsun kalan camiler de ibadete açılıyor. Diyanet İşleri Başkanı Sayın Erbaş, 12 Haziran Cuma gününde Cuma’nın cami avlularında toplu olarak (sosyal mesafeye uyularak) kılınabileceğini ifade etti. Bir taraftan seyahat özgürlükleri, iş yeri açılışları, AVM’lerin hijyen kurallarına uyarak açılması ve son olarak da “sokağa çıkma kısıtlamasının” her yaştan yurdum insanına açılması… Hepsi gerçekleşecek. Ancak gerçekleşme sürecinde yine kul hakkına riayet edilerek, özellikle maske takılması ve sosyal mesafe kuralına uyulması gerekecek. Normalleşme süreci şayet “gevşeme sürecine” dönerse bunun menfi faturası tüm insanımıza çıkar. Daha büyük dalgalar gelirse boğulabiliriz.

Gelelim bayrama. Çok eski bayramlar şu anda yok. Daha önce de dile getirmiştik, bayram bayram modundan çıkarak tatil olarak değerlendirilmektedir maalesef. Kararın ne olacağını bilemeyiz ancak iki ayı aşkın bir zamandır mücadele veriyoruz. Bayramda şayet sokağa çıkma kısıtlaması gelmez ise sağlık yönünden tekrar bir sıkıntı yaşar mıyız? Kaldı ki Bilim Kurulu ve sağlıkla ilgili birimlerimizin elinde salgınla ilgili çok detaylı bilgiler mutlaka mevcuttur. Sağlık konusunun siyasete malzeme yapılmayacağını herkes bilir. Şu ana kadar Bilim Kurulunun önerileri hep dikkate alındı. Bundan sonra da dikkate alınacaktır. Şayet Ramazan Bayramı sürecinde de sokağa çıkma kısıtlaması gelirse bayram kutlamalarımızı farklı şekillerde yaparız. Teknoloji ve iletişim vasıtaları çok değişti. Her türlü iletişim aracı ile büyüklerimize ulaşmamız mümkün. Ebeveynler torunlarını çok özlemişlerse de görüntülü konuşmaları sağlanır.

Konya’mızın ve ülke insanının en önemli olmazsa olmazı olan bayram sabah yemeğine de bir çözüm bulunur, bulunacak ve sabredeceğiz. İnsanoğlunun yaradılış gayesi, imtihan. Zaten hayatımız da bir imtihan değil mi? Bu badireyi de atlatacağız Allah’ın izniyle. Rabbim başka elem keder vermesin. Bayram namazı ne mi olacak? İnşallah Kurban Bayramı namazını toplu olarak cami içerisinde  kılacağız. Yine sosyal mesafeye uyarak bayramlaşacağız.

Hayırlı bayramlar.

> Yeni Meram >Yazarlar > Ramazan Bayramı ve Geleneklerimiz
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.