YAZARLAR

İktisat arz ve talebe dayanır. Yani piyasada hangi malın kadar üretileceğini belirleyen o mala olan taleptir. Dolayısıyla o malın fiyatı da arz ve talep tarafından belirlenir. Teorik olarak tam rekabet piyasasında alıcılar ve satıcılar fiyat üzerinde etkili olamazlar. Prensip bu olmakla beraber, üretilen malların ve hizmetlerin niteliklerinden veya piyasa aksaklıklarından dolayı arz ve talep dengesi bozulabilir. Bunun için devletin piyasaya müdahalesi söz konusu olur.

Arz ve talep mekanizması esas alınmakla beraber devlet tarafından üretimde veya fiyatlarda düzenlemeler yapılması yeni değildir. Osmanlı devleti uzun süre narh düzenlemesi yapmıştır. Bununla ilgili narh defterleri mevcuttur. İslam alimleri bunun meşruluğunu “adil narh (tes’ir)” terimi ile ifade etmişlerdir. Narh, ehl-i hibrenin (bilirkişinin) görüşü ve kadının (hakimin) tasdiki ile belirli mal ve hizmetlere sabit fiyat konulmasıdır. Bu fiyat, gerektiği zaman da değiştirilmiştir. Yine muhtesip veya ihtisap ağasının (hisbe teşkilatının başı) ihtikar (tekel veya karaborsa) ile mücadele etmek görevini yerine getirmiştir.

Türkiye serbest piyasa mekanizmasını iktisadi sistem olarak kabul etmiştir. Bu husus Anayasa’da açıkça yazılı olmasa da tüm yasal düzenlemeler buna göre oluşturulmuş ve düzenlenmiştir. Bununla birlikte Anayasanın “Piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi” başlığındaki 167’nci maddesi: “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler” hükmünü taşımaktadır. Buna göre, Anayasa Devlete yani yasama, yargı ve yürütme erklerine piyasayı düzenleme yetkisi de vermiştir. Tabii ki bu yetkiler, serbest piyasa mekanizmasını kaldırmak yani, “hakkın özüne” zarar verecek şekilde kullanılamaz.
Anayasanın yukarıda bahsedilen amir hükmü gereği yasalar çıkarılmakta ve yürütme organı da denetimler yapmaktadır. Bugünlerde yetkili idareler gıda denetimlerini artırmıştır. Aslında fiyat artışları sadece gıda ile sınırlı olmayıp diğer ürünlerde de mevcuttur. Bunun bir kısmı maliyet artışlarından bir kısmı ise spekülatif olaylardan kaynaklanmaktadır. Mesela, Ziraat Odaları yetkilileri tarımda önemli bir girdi olan gübre fiyatlarının, döviz fiyatlarının çok üzerinde arttığını ileri sürerek fiyat kontrolünü istemişlerdir.

Gıda ve tarım ürünleri piyasalarını diğer piyasalardan ayrı değerlendirmek gerekir. Çünkü tarım ürünleri üretimi diğer mallara göre farklıdır. Bu sebeple tarım ürünlerinden elde edilen gelirler de düzensizlik gösterebilir. Nitekim geçen yıl soğan ve patates sıkıntısı çekilip, fiyatların artışı olduğu halde bu yıl üretim fazlalığı vardır. Bu da örümcek ağı teoremi ve King yasası ile izah edilir, iktisatta… Ayrıca salgın hastalık sebebiyle piyasanın etkilendiğini de belirtmek gerekir. Yine günümüzde dijital alışverişin artışı konunun önemini artırmıştır.

Sadece piyasaların düzenlenmesi yetmez, düzenleme kurallarına uyulup uyulmadığının denetlenmesi de gerekir. Bazı tekellerin güçleri sadece piyasadan değil, devlete ve denetim mekanizmalarına yakın olmalarına da bağlıdır. Özellikle bürokrasi ile yakın ilişkilerde olan kişilerin veya grupların, lobicilik ve baskı grubu olarak şirketlerde önemli rol oynadıkları ve piyasaları istenildiği istikamette yönlendirdikleri de sıkça gözlenen hususlardır.

Yeterli düzenleme ve denetim olmadığında mal ve hizmet fiyatlarının sürekli arttığı ve teknolojik yatırımların yapılmadığı görülür. Çünkü rakipsiz kalan firmalar, tekel şartlarında veya korumacılık altında yatırım ihtiyacı duymazlar. Bu sebeple sektörlerinin dolayısıyla ülkenin geri kalmasına da yol açarlar, servetin haksız yere belirle ellerde toplanmasına neden olup gelir dağılımını daha da kötüleştirirler. Bunun bir örneği, ülkemizde otomotiv sektörünün aşırı koruma altında olduğu dönemlerdi. Aşırı kar eden bu firmalar, yıllarca tenekeden otomobiller diye tabir edilen yerli montajlı yabancı otomobil markalarını çok yüksek paralara satarlardı: hatta parayı peşin vermek gerekirdi, arabayı da ancak bir sene sonra alabilirdin.

Piyasayı denetim mekanizmaları da; Müşteri denetimi: Esnafların kendilerini kontrolleri; Tüketici Koruma Kanunu ve diğer mevzuat ile Tüketici koruma heyetleri, CİMER sayılabilir. Ancak şikayetlerde etkin ve yerinde çözümle ilgili sorunlar vardır.

Bugünlerde Avrupa Birliği uyum sürecinde tarım ve gıda tedarik zincirindeki işletmelerde haksız ticaretin önlenmesi ile ilgili düzenlemeler üzerinde çalışılmaktadır.

Haksız fiyat artışlarına karşı esnaf odalarının kendilerinin tepkileri ve çözümleri çok önemlidir. Zira bu kesimin haklarını koruyacak olan da kendileri olduğu gibi, haksız fiyat artışlarını en iyi değerlendirecek olanlar da… Sıkı denetim sonucunda zarara girecek olanlar da önce bu kesimdir. Esnafın kendi kendini, meslektaşlarını kontrol çok önemlidir. Pabucu dama atıldı, terimi bu kontrolleri ifade eder.

Menfaat ilişkileri her zaman sorun oluşturur. Ama bunun hukuk zemini kadar kültür ve ahlak boyutları da göz önünde bulundurulmalıdır. Ülke ekonomisinde yapısal sorunlar içinde kayıt dışılık en başta gelenidir. Yine tarımda toprak toplulaştırması ve kaynakların etkin kullanımındaki aksaklıklar önemli sorunlardır. Konuyu ele alırken ayrıca, her sektörü hatta malı ayrı analiz etmek gerekebilir. Tarihi seyir içinde fiyatların genellikle rijit olup yukarıya doğru arttığı, aşağıya doğru fazla düşmediği görülmektedir.

> Yeni Meram >Yazarlar > PİYASANIN DÜZENLENMESİ VE DENETİMİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.