YAZARLAR

Artık çiçek böcek yazmaya ara veriyim biraz tenkitlerime devam ediyim. Muzipliğim üzerimde bu hafta bizde henüz görülmemiş bir şiveyle konuşan babişkosunun prenseslerini tiye alalım, keyfimiz yerine gelsin. Prenses olarak dünyaya gelmediyseniz işiniz zor kızlar. Mecazen prenses yani. Pohpohlanmış, babasının annesinin biriciği, ısırılmış elma logolu telefondan başka bir şeye eli değmemiş prensesler. Birinin bile ismi fatma, şaziye değil, olamaz. Duydunuz mu şaziye prenses? Pelin, lila, lili, tukiden aşağısı kurtarmaz, sonuna da “Su” ekliyorlar işte daha çıtkırıldım olsun diye. Bizler de aslanlar gibi ev işi olsun, bayram temizliği olsun, çamaşır, ütü, yemek, bulaşık yuvarlanıp gidiyoruz. Arkadan içli içli klarnet sesi yükseldi sanki. E noluyor? Sonunda ne kadar itici gelse de hep onlar mutlu. Bizim polemikte olduğumuz devletin kahvehanesinden karamel makiyato içer, (nasıl yazıldığını biliyorum) bütün gün pembiş pembiş boş boş konuşurlar. Hiç derdimiz yokmuş gibi prensesin saçlarını yanlışlıkla kaç numaraya boyamışlar, ne kadar yakmışlar onları konuşurlar. Ülke gerçekten iyi değil. Bulunduğumuz durumun farkında olmayan hatta umrunda olmayan kof insanlarla dolu memleket. E boş kafayı biz ne yapalım. Nato mermer, nato kafa. Türk kadın kahraman Nene Hatun’nun kemikleri sızlamaz mı? Nur içinde yatsın. Pembe dünyaya bir türlü giremedim ben, siyahım gece, gündüzüm beyaz, kendimi realiteden alıkoyamıyorum. Pelinsularla takılacağım galiba. Mutluluk onların dünyasında. Tırnağı kırılırsa falan onlara üzülürüz. Şaka bir yana böyle insanlar daha çok seviliyor arkadaşlar. Bilinçsiz, dümdüz olanı makbul insanın demek. Beyinleri yormuyolar işte dışardan bile çözüyoruz. Bizim takım da her işin hakkından gelsin, böyle yetiştirildik çünkü. Hepimizin ruhunda bir hüseyin abi mevcut. Ayakları üzerinde durma mücadelesi içinde, insanların derdini dert eden, bir fikri olan üretebilen, “höd” diyenin hakkını avucuna veren kadınlarız. Benim ricam da oval oval konuşan o yüzü badanasız gezmeyen prenseslerle, güçlü kadınları karıştırmayınız. Dolu ile boşu ayırt edebilen her insan bunu becerir diye düşünüyorum. Arkadaşlarınızı da dolu seçin sizi yavaşlatmasınlar. Yalnızlıktan korkanlar da dolu-boş tutar hepsini. Çöp çevrede heba olur beyniniz. Kaliteli yaşayınız, bir şeylerin farkında olunuz, bilgiye öğrenmeye aç, gereksiz içi boş ortama tok olunuz. Neşeniz eksik olmasın iyi günlerde kalınız. Melikeciğiniz.

> Yeni Meram >Yazarlar > Pembeleşinceye kadar
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.