YAZARLAR

Ortak akıl, son yılların asla demode olmayan, arada bir temcit pilavı gibi ısıtılıp, buyurun ortak akıl oluşturmaya, ortak akılla karar vermeye babında bir kavram.

Adı güzel!

Tadı güzel!

İstikbali ve yıldızı parlak!

Kürsülerde maşallahı var!

Ortak akılla hareket ediyoruz dediniz mi, flaşlar patlıyor, gündeme oturuyorsunuz, gündem oluyor, gündemi siz oluşturuyorsunuz!

Korkmayın, tutun insanların elinden, ortak akıl oluşturuyorum deyin, ortak akıl oluşmazsa, sıhhatli ve gerçekçi kararlar alınamaz diye de, yıkın, parçalayın kürsüleri bir anda ortak aklı kendine şiar edinen insan diye efsane bile olursunuz!

Hele yeni görevlere filanda başlamışsanız, ortak akıl oluşturmaya bir başlayın, bir bakmışsınız bir yıl dolmuş geçmiş bile…

Bugünlerde yine ortak akıl demeçleri veriliyor!

Açıklamalar aramadığınız kadar çok!

Ortak akıl aynen, “ Aşk eski bir yalan, Ademle Havva’dan kalan” şarkısının dizeleri gibi…

Ortak akıl diye yola çıkıyorsunuz, bir bakmışsınız bir arpa boyu yol gidememişsiniz!

Olsun varsın, efendim!

Kim bilecek!

Kim takip edecek!

Zaten bir süre sonra, ortak akıl diye konuşulanlar neydi, neden bahsediyordu, niçin toplanılmıştı, konu neydi, onu dahi hiç kimse hatırlamaz!

Nedenine gelince…

Ortak akıl size taze bir başlangıç yapmak için lazımdı!

Yaptınız, bitti!

Maksat hasıl oldu!

Sonrası, Konya’da yıllardan beri meşhur olan ve dillerden hiç düşmeyen o cümlenin tekrarı, “ Akıllıyı severim, benden akıllısını yanımda bulundurmam”

Bir akıllıya tahammülü olmayanlar, neylesin ortak akıl oluşturacak bir dünya insanı!

Ortak akıl bize, tansiyon düşürmek için lazım!

Toplumun gazını almak için lazım!

Şirin gözükmek için lazım!

Danışmadan, istişare etmeden adım atmıyor desinler diye lazım!

Bugüne kadar ne ortak akıllar yürüttük neler!

Ortak akılla hareket edeceğiz dedik!

Yerli Otomobil fabrikası istedik!

Akdeniz’e inmek istedik!

Ne kadar yarım kalan yatırım varsa hepsine ortak akılla çözümler getireceğimizi, çözüm üreteceğimizi söyledik!

Ne oldu?

Çözüm geldi mi?

Geliyor! Gelecek! En geç filan tarihe kadar o işler tamam! Merak etmeyin, hiç kimse merakta kalmasın, açılışını yine sizlerle birlikte yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın!

Lafla olduktan sonra, çözüm, ortak aklın bileşkesi gibi bir şey!

Ne diyorduk?

Ortak akıl, insanların bir araya gelerek bir konu hakkındaki düşüncelerini, birikimlerini, tecrübelerini, deneyimlerini bir araya getirerek, herkesin kabullendiğini, ortaklaşa bir karara varması değil mi?

Herkes düşüncesini söyledi mi?

Söyledi!

Rahatladı mı?

Rahatladı!

Netice ne?

Ortak akıl oluşturuldu mu?

Oluşturuldu!

Bundan sonrası bize ait deniyor, bir sonraki ortak akıl buluşmasına kadar, evli evine, köylü köyüne, yolcu yoluna…

Lakin, dilimizden düşmeyen,

Gündemimizde kendisine daima yer bulan, ne hikmettir bilinmez, bir başkasının bizden daha iyi, daha etkin, çok daha pratik, çok daha topluma fayda sağlayacak fikir ve görüşlerine tahammülümüz olmadığı…

Ortak aklın, tıkandığı, iflas ettiği, kabul görmediği, sadece kağıt üzerinde kaldığı anlar, toplantı bittikten, herkes gittikten, bilinen doğruların dışına çıkılmayacağı kararları alındıktan sonraki zaman dilimi.

Ortak akıl, söylenilip, geçilen, dinleniyormuş gibi yapılan, hak veriliyormuş gibi notlar alınan, hiç gerçekleşmeyen bir toplantı klasiği!

Ortak akıl, tansiyonu düşürmek için, toplanıp toplanıp dağılmak gibi bir şeydir haddizatında.

Ortak akılla hareket etmek fikrini ortaya atanların, öncelikle kendilerinin ben demekten, benlik duygularından kurtulmuş olmaları şart!

Ortak akıl diyeceksiniz, insanları dinleyeceksiniz, sonra karşıdan karşıya elmalı dağlar misali, ne arayacak, ne soracaksınız! Sonrada ortak akılla iş yapmayı çok sevdiğinizi, bilmem ne kadar ortak akıl toplantısı yaptığınızı anlatacaksınız!

Bu şehrin eksikliği ortak akıl nedir, ne değildir konusunu çok iyi bilmesine rağmen, ortaya konan değerli fikirleri dikkate almama konusundaki yanlışlara devam etme alışkanlığı! Ve bu alışkanlığı çok sevmesi…

Evet bu şehir, fevkalade müteşebbislere, girişimcilere, ileriyi görenlere, ufuk sahibi olanlara, peşi sıra ardından güvenle korkmadan yürünecek insanlara, birleştirici ve toparlayıcılara ve kanaat önderlerine sahip!

Yine bu şehir, ayrıştırıcılara, bir ve beraber olmaktan aşırı rahatsız olanlara, hasetlere, fesatlara, kıskançlara, caydırıcılara, karıştırıcılara, ikna kabiliyetlerini olumsuz yönlerde kullanmakta mahir olanlara da sahip!

Bu şehirde ortak aklı bir yere neden oturtamadığımızın, bir araya ancak karelerde görünmenin dışında

gelemediğimizin fotoğrafını iyi görmek lazım.

Ortak akıl üretme fikrinin ardından bir elin parmaklarını geçmeyen sayıda insan var.

Sağdan say aynı isimler, soldan say yine aynı isimler!

Diğerleri nerede?

Neden ortak aklı oluşturma adına bir araya gelemiyorlar?

Çünkü, bir araya gelememek, Konya’nın en büyük handikabı.

Devlet büyüklerimizin hatırına, sadece karelerde ve bir masa etrafında bir araya gelenlerin oluşturmadığı ortak akla, hasret bir şehir burası…

Ortak akıl oluşturuyoruz diyenlere gelince…

Onlar, biz onları bildik bileli; eskileri- yenileri, ortak akıl oluşturuyorlar!

Dikkate alınmayan, geçerliği olmayan bin fikriniz olsa ne olacak?

Mesele, ortak akıl oluşturduk, oluşturuyoruz, oluşturacağız demekse, cümle havanda su dövmelere, cümle kalburla su taşımalara, cümle iplere un sermelere hayırlı olsun!

> Yeni Meram >Yazarlar > ORTAK AKIL!…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.