YAZARLAR

Hz. Mevlâna’nın Rabbimize (C.C.) kavuştuğu, ölümü sevgiliye kavuşma olarak gördüğü için de “Düğün Gecesi” olarak adlandırdığı geceye yaklaştık. Sadece ilimiz için değil, tüm dünyayı ilgilendiren ve tüm dünyadan misafirleri Konya’da ağırladığımız anma günleri “Vefa Vakti” temasıyla başladı. Bu programlar kültürümüzün önemli bir parçasını yansıtmakla beraber, sadece folklorik bir faaliyet olarak görmememiz gerektiğini unutmamalı, programlar boyunca icra edilen sema ayininin aslında bir zikir programı olduğunun şuurunda olmalıyız. Böyle düşünürsek, Yaradan’ın (C.C.) zikri başta olmak üzere, Hz. Peygamberimiz (sav) ve diğer büyüklerimizin anılmasını, Ebû Hüreyre ile Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)’dan rivayet edilen “bir topluluk Allah’ı zikretmek üzere bir araya gelirse melekler onların etrafını sarar; Allah’ın (C.C.) rahmeti onları kaplar; üzerlerine sekînet iner ve Allah Teâlâ (C.C.) onları yanında bulunanlara över” [1] hadisi çerçevesinde ibadet sevabı alabileceğimizi unutmayalım. Bu şuurda olmak önemlidir, olmazsak olmaz…
…/…
Bugün değineceğimiz diğer konu, aşı ve aşı ile korunabileceğimiz hastalıklar. Koruyucu hekimlik ülkemizde ve dünyada yerleştirilip yaygınlaştırılması gereken önemli bir alandır. Bunu yapabilmek elbette kolay değildir ama mutlak hedef bu olmalıdır. Koruyucu hekimliğin başarısında birçok faktör rol oynar ve bu çalışmalar, kurumlar arası koordinasyon gerektirir. Merkezî idare ve mahallî idarelerce insan yaşamı için sağlıklı çevre, sağlıklı gıda, sağlıklı su ve hava sağlanmalıdır. Bireylere düşen görev de, bu kadar önemli sağlıklı ortamın devamı için üzerine düşeni yapmaktır. Moda tabirle tabiatta mümkün olduğu kadar az “karbon ayak izi” bırakmamız gerekir. Ayrıca aşı ile korunabilir hastalıklardan korunmak için kendimiz ve aile fertlerinin aşılanmasını sağlamak ta en az diğer çevre şartları kadar üzerimize vazife olan önemli bir aşamadır. Son zamanlarda kamuoyunda “aşı karşıtlığı” diye bilinen düşünceler nedeniyle çocukluk çağı aşılarının yapılmadığı ve bunun sonucu olarak çocukluk çağı bulaşıcı hastalıklarında artış olduğu, sadece bizim değil, dünyanın gündeminde yer alan bir konu.

https://asi.saglik.gov.tr/asi-takvimi/ linkinden, 10 grup aşının yenidoğan döneminden orta öğretim 4.sınıfa gelene kadar hangi takvimde yapılacağı öğrenilebilir. Yine bu takvimde aşıların niteliklerine dair de net bilgileri almak mümkün. İlk aşı imalatından bugüne gelinceye kadar, aşıların korunması amacıyla aşı içerisine konulan bazı maddelerin tartışılması nedeniyle aşıya karşı gelişen düşünceler, günümüzde bu açıdan herhangi bir risk barındırmadığı için anlamsız hale gelmiştir. Geçmişte dünya toplumlarının önemli bir kısmını kırıp geçiren, bulaşıcı niteliği olan çiçek ve verem gibi bazı hastalıkları dikkate aldığımız zaman, aşının önemi bir kat daha ortaya çıkar. Ayrıca son zamanlarda, eğer sağ kalırlarsa çocuklarımızın sakat kalmalarına ve ömür boyu ortopedik engelli yaşamalarına neden olan Poliomiyelit (Çocuk Felci) gibi hastalıklar, tüm dünyada eradike edilmek (dünyada yeni vaka olmasını önlemek) üzereyken gelişen bu aşı karşıtlığı nedeniyle artış eğilimine girdiğini söylemek mümkün. Gerek gündelik hayattaki artan ticari ve turistik seyahat aktiviteleri gerekse de savaşlar ve terör hareketleri nedeniyle tüm dünyada insanların yoğun göç hareketlerinin yaşanması sonucu, bağışıklama faaliyetlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi zorlaşmakla beraber zorunluluk arz etmektedir. Bu dezavantajlı gruplar için, tüm dünya seferber olup elbirliğiyle bağışıklama ve diğer sağlıkla ilgili faaliyetlerini sürdürmeye çalışmalıdır.

Son söz. Aşı ile geleceğimizi daha sağlıklı hale getirebiliriz. Aşı olmak önemlidir. Olmazsak, olmaaaz…

Sağlıkla ve sağlıcakla…

Haftanın Spotu

Akıl bir kuzu, nefis bir kurt, iman ise çobandır. İman kuvvetli olmazsa, nefis aklı yer.

[1] Müslim, Zikr 39, 38. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vitir 14; Tirmizî, Daavât 7; İbni Mâce, Mukaddime 17.

> Yeni Meram >Yazarlar > Olmazsak Ne Olur?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.