YAZARLAR

Aylarca tüm gündemimizi, hayatımızı, yaşantımızı meşgul eden kısıtlayan koronavirüs son dönemecinde bayramı bekliyordu.
Alınan önlemler ve uygulanan kısıtlamalar ile ciddi bir düşüşün yaşandığı vaka sayılarının ardından son darbe olarak düşündüğüm bayram kısıtlaması, Bilim Kurulu önerisi ve Cumhurbaşkanının açıklamasıyla gerçekleşmiş oldu. Böylece arefe günü dahil bayram süresince tüm şehirlerde sokak kısıtlaması kararı alındı.
Bu karar belki hepimizi üzdü ancak koronanın önüne tam set çekmek için böylesi bir uygulama şarttı.
Düşünün, kısıtlama olmasa herkes birbirine gidip gelecek ve aylarca gözümüz gibi sakındığımız 65 yaş üstü büyüklerimizin yanlarından çıkmayacaktık. Haliyle elleri öpülüp bayramları yapılacaktı. Ve yine 65 yaş üstü gibi 20 yaş altı gençlerimizin ağırlıkta olduğu ortamlar oluşacak, aylarca iğne ile kuyu kazmak gibi elde ettiğimiz başarı bir anda Allah korusun, heba olacaktı.
Yarının ne olacağını kimse bilemez Allah’tan başka, ancak biz tedbirimizi alarak takdiri Allah’a bırakmalıyız.
Hatırlarsanız Türkiye’deki ilk vakaların görülmesinin ardından yurt dışından gelenler veya umreciler ile görüşenlerin bulaş riskinin çok yüksek olduğu ifade edilmiş ve ardından ülkeye giriş yapan tüm vatandaşlar karantinaya alınmıştı.
Bayramdaki durumumuz da o zamanki riskten farklı olmayacaktı. Neden? Çünkü risk grubundaki elleri öpülesi yaşlılarımız ile bağrımıza basacağımız çocuklarımız ve gençlerimizin riski çok fazla olacaktı.
İşte alınan 4 günlük kısıtlama kararı ile bu riski, gönlümüze zor da gelse ortadan kaldırmış olacağız inşallah. Sonra ise normal hayatımıza aşamalı olarak dönüp bir dahaki bayramları gerçek bayram olarak yaşayacağız.
Hayatımızda hatırlamak istemeyeceğimiz ve yılların hatırasını bırakmayan bir Ramazan ve akabinde bir bayram yaşamış oluyoruz ama bu, buna sebep olan koronanın ilk ve son bayramı olacak inşallah.
Bakın bugün kılamadığımız Cuma namazını haftaya bugün kılıyor olmanın da bilinci ile bayramı buruk da olsa yaşayıp bu günleri hep birlikte geride bırakacağız.
Olayın farklı boyutundan bakacak olursak belki de koronanın bize bildirdiği kıymetlerin en önemlisi bu bayramda öpemeyeceğimiz o ellerin kıymetini daha iyi bilmek oldu. Ne dersiniz, sizce de öyle değil mi ?
Velhasıl kelam:
Buruk geçireceğimiz bu bayramda, tıpkı ramazanda olduğu gibi sabrımız ve mücadelemiz ile sevinçlerimizi, neşelerimizi ve en önemlisi birlikteliğimizi ebedi yaşatmak için metanetli ve tevekküllü olalım.
Bu vesile ve öpülecek eller ile bağrımıza basacağımız yüreklerin kıymetini daha iyi bilme duası ile bayramınızı kutluyor, önümüzdeki bayramlarda hep bir arada olmayı diliyorum.
Ramazan Bayramınız mübarek olsun.
Kalın sağlıcakla…

> Yeni Meram >Yazarlar > Koronanın ilk ve son bayramı olsun
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.