YAZARLAR

4 ay gibi kısa bir süre içerisinde tüm dünyayı etkin altına aldın.
Eşi benzeri görülmemiş bir hız ve yayılım ile tarihe geçtin.
Korku saldın, bir taraftan da düşündürdün…
Ekonomik, siyasi, kültürel, sosyolojik, psikolojik birçok bağlamda farkındalık ve dönüşümün de fitilini ateşledin.
Kahramanız Covid-19…
Neden olabileceği dönüşümleri sonraki yazımda dile getirmeye çalışacağım bugün biraz somut, bizdeki etkisine dikkat çekme niyetindeyim.
Hiçbir dönemde konuşmadığımız kadar, sumak, sarımsak, kelle-paça, sirke, soğan ve kolonyayı konuştuk öyle değil mi?
Ne değerli bir âdetimiz varmış, boşuna değilmiş ve şimdi anladık kolonyanın önemini.
Kadim kültürümüzde evimize, iş yerimize gelen her misafire boş yere ikram edilmiyormuşsun…
Ellerimiz, bedenimiz kötücül virüslerden arınsın diyeymiş, bugün anladık.
El, yüz, ağız, burun temizliği ne mühimmiş…
Şimdi neredeyse her 30 dakikada bir bunu yapar olduk.
Ne büyük nimetmiş annemize, babamıza, kardeşimize sarılabilmek.
Dostlarımızla kucaklaşmak, ne kıymetli ve ruha iyi gelirmiş… Sosyal mesafe duvarına toslayınca anladık.
Cemaat olmak, olabilmek, olamasak da olabileceğimizi biliyor olmak ne önemliymiş…
Karantina ve sosyal izolasyon ile bunu fark edebildik.
Sevdiğin bir insanı son yolculuğunda dahi hakkıyla uğurlayamamak ne acıymış…
Orada bulunup da ona son kez sarılamamak, bir insan boyu mesafede son görevinde saf tutmak çok acı çokkk…
Ne çok ihmal etmişiz en yanı başımızdakini!
Evimizi, eşimizi, çocuğumuzu, çiçeğimizi…
Evde kal çağrıları tokat gibi çarptı yüzümüze ihmalkârlığımızın da bu boyutunu.
Sevdiklerinle bir araya gelebildiğin buluşmalar için hafta sonunu iple çekmek dahi ne büyük nimetmiş, ne büyük…
Acizliğimizi ıskalamak ise en büyük kayıplarımızdanmış…
Tüm bilim insanlarının dünyada tek vücut halde, tek bir amaç için birleştiği ‘bilginin korku ile imtihanı’ nda ancak bunu da anlayabildik.
Aslında ne değerli insanlarmış hekimlerimiz, sağlık çalışanlarımız…
Ölümün her saniyesini an be an yaşatan, hissettiren kahraman covid-19 onu da öğretti bize.
Sınırlı ömrümüzün sınırsız arzu ve isteklerini dizginlemeyi fark edemeyişimizi şimdilerde öğreniyor olmak ne acı.
Ne çok ötelemişiz kendi içsel yolculuğumuzu, varlık gayemizi sorgulamayı… Şimdi bunu düşünecek ne çok vaktimiz var.
Olmak ve ölmek… Bir nefes öncesi ve sonrası…
Ne de yakın bir birine değil mi bu iki kavram?
Ama olmayı seçtik, ölmekten, onu düşünmekten hep kaçtık… Şu sıralar kahraman covid-19 bunu da sık hatırlatır oldu bize.
Konfor rutindeymiş ve çok da değerliymiş onu da gördük. Rutinin korkutucu ve kaygı verici yüzünü onun dışında kalınca fark ettik…
Hayat yolculuğunda arabamızın yalnız debriyaj ve gazdan ibaret olmadığı, bir de frenimizin olduğunu kazaya karışınca anlamak ne kötü…
Vakitlice fren yapmak ne değerliymiş, onu da şu sıralar öğrendik.
Gerçek silahtan korkmadık belki de alnımıza doğrultulan, silah görünümlü ateş ölçerden korktuğumuz kadar…
Kahraman covid-19 onu da öğrettin bize.
Ya tüm mimiğimizi ortadan kaldıran, bizleri robotsu görünüme sokan o maskeler…
Şu sıralar en değerli üniformamız, ne korkunç değil mi? Cerrahisini, N-95’ini de öğrenmek varmış.
Evet seninle ne çok şey öğrendik covid-19!
Gerçek sınavın ne demek olduğunu seninle öğrendik…
Bu arada bir şeyi daha öğrendik!
Bedellerin artık kişiyle, grupla ve ya bir coğrafyayla sınırlı kalmadığını, faturanın tüm dünyaya kesildiğini de seninle öğrendik!
Şaban Özdemir
sabanozde@gmail.com

> Yeni Meram >Yazarlar > Kahraman Covid-19…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.