YAZARLAR

14 Mart 2020 tarihli bir gazete ilişti gözüme. Koronanın varlığına dair ülkemizde ilk uyarıların yapıldığı günlerdi o günler. Henüz el hijyeninin şöyle mi yoksa böyle mi olması gerektiğine ve 20 saniye mi yoksa 30 saniye mi yıkanmalı diye basit tartışmaların yapıldığı günler.
Bunun dışında başka ciddi bir yaptırım, uygulama veya açılan herhangi bir önlem paketi var mı diye şöyle bir hafızamı yokladığımda “hayır, yoktu” cevabını aldım zihnimden. Bununla da yetinmeyip, o günleri birazcık kurcalamak için Google’ ın yolunu tuttum hemen. Olur ya hafızam yanılıyordu belki de. İşin açığı hatırımda olanların sağlamasını yapmak istedim internette.
Fakat orada da bir kaç basit uyarının dışında elle tutulur gözle görülür, ciddi anlamda ne resmi bir önlem alındığına dair haber okudum ne de koronanın bu derece ciddi olduğunu bizlere “net bir dil ve üslupla anlatan bir yetkili!” haberine rast geldim.
Ve o günlerde hatta tam da o haftada neler yaptığıma dair anılara yolculuk ettim. Yakın tarih olduğu için detaylarıyla hatırladığım günler.
Öncelikle bireysel yaşantıma dönüş yaptım ki şayet ciddi bir uyarı yapılmış olsaydı biz vatandaşlara, benim gibi bağışıklık sistemi hasarlı bir kişinin, bahsi geçen o günlerde dışarıda ne işi olurdu?
Öyle ya, 11 Mart’ta bir devlet hastanesinde, 13 Mart’ta ise bir özel hastanenin göbeğinde ne işim vardı? Şayet uyarılsaydık!
Buna rağmen, o günlerde okuduğum ve izlediğim dünya haberlerinden dolayı yine de her iki hastaneye gittiğimde bireysel kanaatimle maskemi takmış ve hatta hastanelerde ne bir yere tutunmuş, dokunmuş, oturmuş ne de bekleyen kalabalığın içine girmiştim.
Gittiğim gün itibarıyla devlet hastanesi olayın daha çok farkında olurken, özel hastanenin “parmak okuma sistemi” ile giriş kaydı yapmasına ısrarla itiraz ettiğimi hatırlıyorum! Nitekim madem bir salgın vardı, basit bir kayıt işlemi için elimi, günde yüzlerce kişinin elinin yaladığı o makinaya dayamayacaktım!
Aklımı seveyim!
Bizde hâl böyleyken, o tarihlerde dünyada olan biten şunlardı:
– Amerika Ulusal Muhafızları sokaklarda halka yiyecek dağıtıyordu ki Amerika acil durum ilan etmişti bile!
– İspanya, Macaristan, Yunanistan, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Bulgaristan olağanüstü hal durumuna geçmiş ve hatta pek çok dünya ülkesi okulları bile tatil etmişti.
-İran’ da askeri güç halkın sokaklara çıkmasını engellemek amacıyla görevlendirilmişti bile!
-Hatta NATO ve Avrupa parlamentosu gibi uluslararası önem taşıyan toplantılar bile askıya alınmıştı.
-Pek çok ülkede sokaklar hükümetleri tarafından dezenfekte edilmeye başlanmıştı hatta.
-Avrupa birliği ve Amerika acil ekonomik destek paketlerini açmıştı.

O günlere dair dünyada olanlar bunlarla sınırlı değil. Ben sadece genelleme yaparak ve ülkeleri tek tek isimlendirmeden, üstün körü durumun üzerinden geçiverdim sizler için. Olanlar ve yapılanların detaylarına indiğimizde çok daha fazla olduğunu söylemeliyim.
Bizde ise her yerin sanki bahar bahçeymiş gibi olduğu günlerdi o günler! Sokaklar, caddeler, hastaneler, AVM’ler, kapalı ve açık oturma alanları, toplu taşıma araçları kıyamet gibi insan dolu! Hatta pek çok insan koronadan bi’ haber! Covid 19’un hâlâ Çin’ in Wuhan kentinde yaşadığı inancıyla rahat ve genişti insanlarımız.
Neden..?
Esen kalın.

> Yeni Meram >Yazarlar > GEÇ UYARILDIK!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.