YAZARLAR

Ülke olarak 2020 yılının ilk aylarına biraz problemli girdik galiba. Önceleri 6,8 şiddetindeki Elazığ-Malatya depremi ile sarsıldık bu büyük bir felakette 41 vatandaşımızı kaybettik. Yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Daha sonra Van-Bahçesaray ilçesindeki çığ felaketi. Üzerine çığ düşen bir minibüs ve aracı kurtarmaya giden ekiplerin çığa yakalanmaları. Güvenlik görevlisi, yöre halkı ve kurtarma ekipleri dahil 41 vatandaşımızı da kaybettik.
Daha sonra Sabiha Gökçen Hava limanında uçağın pistten çıkması neticesinde 3 kişi öldü 180 yaralı insanımız var, ve ortada kalan üç parçaya ayrılmış bir uçak.
Hep söylemekteyiz. Rabbim beterinden saklasın ancak jeopolitik ve coğrafi yapısından dolayı Türkiye büyük bir ülke. Büyük ülkelerin problemleri de büyük oluyor. Bundan sonra da istenmemesine rağmen bu tür felaketleri yaşayabiliriz. Asıl olan bütün felaketlerde can ve mal kaybını asgariye düşürecek önlemlerin alınması.
Bu felaketlerle alakalı devletimizin ilgili birimleri soruşturma başlattı. Soruşturma sonrası iyi bir rapor hazırlanarak bu tür olayların tedbirlerinin de alınması. İnsan söylemeden duramıyor. Dünyanın gelişmiş ülkelerindeki mesela Japonya’daki yüksek şiddetteki depremler Allah esirgesin Türkiye’de yaşansa ne olur? Olacakları yazmaya kalemimiz varmıyor.
17 Ağustos 1999 yılındaki 7.3 şiddetindeki Marmara-Gölcük depreminde 156
m uzunluğunda 60 m yüksekliğindeki 15 Temmuz Şehitler Köprüsü (Boğaziçi Köprüsü) ne bir şey olmaz iken onlarca bina yıkılıyor ve 17 bin 480 insanımızı kaybediyoruz. Yapılacak şey fen-imar kurallarına uygun binaların yapılması ve ders alınması.
Van-Bahçesaray ilçe yolu zaten sürekli olarak karın kalkmadığı bir yol. Yetkililerin görüşü, karın fazla yağdığı ve bu arazi meylinin %20-25’i geçtiği arazi şartlarında çığ tehlikesinin her an yaşanabileceği yönünde. Burada aslolan eleştirmek değil yapılacak işlerin usulünce yapılması ve felaket olmadan önleminin alınması.
Bu bağlamda belki de yolun güzergahının değiştirilmesi veya ihtiyaç duyulan yerlere uygun tünel yapılması ya da ilçenin başka bir yere taşınması gibi önlemler alınabilir. Önlem alalım ki kar üzerine oturup karın altındaki silah arkadaşına ağıt yakan şanlı Türk askerinin durumu yüreğimizi dağlamasın.
Sabiha Gökçen Hava limanında yaşanan olay ile ilgili soruşturma devam ediyor. Ancak uçak üç parçaya ayrılmış durumda. Zaten üç ayrı parçada üretiliyormuş. Hava limanına bu uçaktan önce iniş için yaklaşan uçaklar elverişsiz hava şartlarından dolayı iki sorti yaparken bu uçak iniş yapıyor. İniş anındaki hava şartları ve iniş iznini soruşturmada öğreneceğiz inşallah.
Ancak uçak inişten sonra pistten çıkarak araziye mi saplanmıştır? Yoksa yine yetkililerin ifadeleri doğrultusunda 40 metreden düşerek pistten çamura mı kaymıştır? Birlikte öğreneceğiz.
İşin iyi ve güzel tarafı da şu oldu. Türkiye bu felaketleri metanetle atlattı. Birlik ve beraberliğimiz daha da perçinlendi. Bireyler, STK’lar, güvenlik personeli ve herkes devletinin yanında oldu. Bu büyük devlet olmanın özellikleri arasında olmalı. Tek yürek olunması gereken yerde tüm problemlerimizi kenara itip tek vücut oluyoruz.
Rabbim bu tür felaketleri yaşatmasın. Şehit olan, vefat eden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifa temenni ediyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. Büyük geçmiş olsun.

> Yeni Meram >Yazarlar > Felaketlerden ders çıkarmak
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.