YAZARLAR

Eğitimdeki eski doğrular sadece insanlar başarılı olsun anlayışına odaklıydı ama şimdi hem başarılı hem de mutlu olsun anlayışına odaklı. 21. yy’da eğitimde uygulamamız gereken yeni becerilerimiz var. Bunlar; Objektivizm, Relativizm ve Emotivizm… Yalnız akademik başarı değil hayat başarısı da kıymetli. Çocuklarımızın gelişen ruhuna bunların tohumlarını atabilmeyi başarmamız gerekiyor.

Bilim felsefesindeki değişiklikleri yakalayamazsak bu çağı kaçırırız

Bütün dünyada hızlı bir şekilde dijitalleşmeye doğru bir gidiş var. Eğitimi dünyadaki bu gidişin dışında tutmak tabii ki mümkün değil. Artık bizler de eğitimde kendi dijital platformlarımızı oluşturuyoruz. Eğer bunu başaramazsak karanlık bir döneme giriş, kaçınılmaz olacaktır.
Bugün, 21.yy’da eski sorulara artık yeni cevaplar vermemiz gerekiyor. Her şey eğitimle ilgili ve kendini yenileyebilme kapasitemizle alakalı. Çünkü eğitim sadece okulda değil, dünyaya gelmemizle birlikte, doğar doğmaz başlıyor. Hayat ve yaşam boyu bir eğitim söz konusu. Ve eğitimin bilim felsefesinde de değişiklikler var. Bilim felsefesindeki değişiklikleri yakalayamazsak bu çağı kaçırırız.
Teknolojinin öznesi mi olacağız, nesnesi mi olacağız? Bu soru çok mühim… Biz şu anda dünyadaki değişim ve gelişimlerin neresindeyiz? Görünen bu gelişimin nesnesi olduğumuzu ortaya koyuyor. Çünkü bazıları keşfediyor biz ise tatbik ediyor, uyguluyoruz. Hâlbuki ülke olarak biz keşfeden olarak öznesi olabiliriz ve olmalıyız da…

Dünya Dijital Diktatörlüğe Doğru Gidiyor…

Covid pandemisi bize dijital dönüşümün ciddi bir şekilde hızlandığını gösterdi. Bunu kimse yadsıyamaz. Bu dönüşüm, eğitimde ve sağlıkta dijitalleşmeyi de hızlandırdı. Eğer yenilik yakalanmazsa dünya dijital diktatörlüğe doğru gidiyor. Çünkü Big Dataya hükmeden bütün dünyaya hükmedecek. Her şey; sosyal hareketlilik, ekonomik hareketlilik big datayla yapılır duruma döndü. Bunu içinde dijital platformların üretilmesin ve dijitalleşmede bizim kendi değerlerimizi, kültürel doğrularımızı koruyarak yenilikler yapmamız gerekiyor. Bunu yapmazsak biz gençleri yeniliği arama konusunda motive edemeyeceğiz ve karanlığa hapsolacağız.  

Eğitimde 3 önemli beceri

Eğitimde bugün yeni doğrulardan bahsetmemiz gerekiyor. 21.yy’ın 3 önemli becerisi var. Bu üç beceri, eğitimin doktrini olarak göz önüne alınması gerekiyor.

İlki, Objektivizm… Objektif olmayı başarmak zorundayız. Dünyada adalet duygusu ön planda. Özellikle de gençlerde. Bir şekilde özgürlüğün önemli olduğunu, korku üzerine politikalar değil de güven üzerine politikaların daha önemli olduğunu öğrencilerimize eğitimle anlatmamız gerekiyor. Öğretmenlik stili buyurgan bir öğretmenlik olmamalı artık. Öğrenen örgüt felsefesini okullarımızda uygulanmalı olarak gerçekleştirebilmeliyiz. Öğrenen örgütte hem öğrenci hem de öğretmen öğreniyor ve deneyimleyerek öğrenme gerekiyor. Ansiklopedik bilgileri öğrenciye aktarmak değil, o bilgileri öğrenciye deneyimleyerek ve bunun için çeşitli atölye çalışmaları yapılması gerekiyor. Eski doğrularda pasif öğrenme vardı. Bu klasik öğrenme modelidir. Öğretmen anlatır, öğrenci dinler ve biterdi. Şimdi aktif öğrenme var. Öğrenci kendi deneyerek, deneyimleyerek öğreniyor. Her bilgiyi sınıfta öğrenmiyor şu an çocuklar. Bu tarz öğrenme bize nörobilimin getirdiği bir kolaylık. Kuma yazılan bilgi kaybolup gider ama taşa yazılan bilgi kalır. Görme ve duymayla edinilen bilgi unutulur. Ama beş duyunun içinde bulunduğu öğrenme kolay kolay unutulmaz. Bunun arkasında objektivizm felsefesi var. Olayları objektif bir şekilde ele alacağız. Eğer 21.yy’da bunu yapamazsak, sadece kendi penceremizden, kendi kültürümüzden olaya bakarsak bu çağı kaçırırız.

İkincisi Relativizm… Relativizmde de benzer bir bakış açısı var. Ön yargının olduğu yerde relativizm vardır. Olaylara sadece kendi penceresinden bakan kişiler yanlış yapıyor. Relativizm, kişiye çift bakış açılı olmayı öğretiyor. Kişinin kendini de acaba bende ön yargı var mı diye farkındalık oluşturması önemli. Ağaca, kuşa yani doğaya saygı göstereceğiz. İnsanın acımazsızca doğanın tek sahibi olmaya çalışması relativizm ilkesine aykırı. Bu hassasiyetle hareket etmeyi öğrenmemiz gerekiyor.
Üçüncü gerçek ise Emotivizm… Emotivizmde karar verirken duyguları da göz önüne alabilme vardır. Sadece kendinin değil toplumun, insanlığın faydasını göz önün alınması gerektiğini söyler. Duyguların nörobilimi ortaya çıktıktan sonra duygu ile ilgili araştırmalar arttı. Nöropazarlama mesela. Satın alma davranışında psikolojik etmenleri araştırılıyor. Alışveriş yaparken mesela kişiyi birçok duygu etkiliyor…

Akademik başarı kadar, hayat başarısı da önemli…

Eğitimdeki eski doğrular sadece insanlar başarılı olsun anlayışına odaklıydı ama şimdi hem başarılı hem de mutlu olsun anlayışına odaklı. 21.yy’da ortaya çıkan becerilerden biri de şu; insan sadece zeki olsun, başarılı olsun değil aynı zamanda zeki insan olsun. Çünkü insan zeki oluyor, başarılı oluyor. Örneğin; kimya mühendisi oluyor ama sentetik esrar üretiyor. O halde demek ki zeki olsun başarılı olsun ama aynı zamanda da iyi insan olsun. Yalan söylemesin, başarılı olsun, başkasının hakkına göz dikmesin, sözünde dursun. Çocuklarımıza bunları da öğretmemiz gerekiyor.

Emotivizm bilimi bize bunu getirdi. 21.yüzyılın becerilerinden bir tanesi de insanın duygularını göz önüne alabilmedir yani empati yapmak. Bunları 21. yy becerisi olarak hayata geçiren toplumlar gelecekte başarılı ve huzurlu toplumun temelini atar. Bunları çocuklara öğretelim. Sadece akademik başarı değil hayat başarısı da çok önemli çocuğun gelişen ruhuna bunların tohumlarını atalım.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü-Psikiyatrist

> Yeni Meram >Yazarlar > Eğitimde Yeni Doğrular…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.