YAZARLAR

Milyonlarca sesin; koşun, kaçırmayın, yakalayın diye ünlediği bir zaman diliminde “durun” diye seslenmek sen de kimsin, hadi oradan muamelesine maruz kalmayı göze almak demektir.
Cesur biri değilim ama bunu göze almak gerektiğine inanıyorum
ve rahmetli üstadı hayırla yad ederek..
DURUN KALABALIKLAR BU CADDE ÇIKMAZ SOKAK.
diye feryad ediyorum.
Verdiğim rahatsızlık için peşinen özür dilerim.
Akıl sahiplerini durmaya çağırıyorum. Hız ve haz dünyasında durmak; (belki) yahu ne oluyor arkadaş bu ne hal demek için bir fırsat oluşturmaktır.
Sormak, sorgulamak için durmayı öneriyorum.
Muhasebe yapmak, kendimizle yüzleşmek için durmayı öneriyorum.
Şöyle bir etrafa bakmak ve dünyanın bizim etrafımızda dönmediğini görmek için durmayı öneriyorum.
Tevhid dinine inandığımız halde hayatımıza ne kadar çok tanrıcığın etki ettiğini görebilmek için durmayı öneriyorum.
İman “eman” demek iken yani güven vermek ve güvende olmak inancımızın temeli iken, ne kadar güvensiz kaldığımızı fark etmek için durmayı öneriyorum.
Lütfen biraz DURUN..
Gözümüzün önünde her gün yaşanan ölümler bile tesir edemez hale geldiyse nereye gidiyorsunuz. FE EYNE TEZHEBUN. gidiş nereye… DURUN.
Bıçakla yavrusunun yanında boğazı kesilmiş, doğranmış bir annenin feryadını duymak yerine çekim yapan vicdanı kurumuş ve eli kuruyasıca adam, sizi dehşete düşürmüyorsa cehenneme yuvarlanıyorsunuz. Durun…
Katlarınız, yatlarınız, her biri bilmem kaç milyarlık lüks araçlarınız, makamlarınız, sosyal statünüz batsın.
Partiniz, derneğiniz, şirketiniz batsın.
Şöyle bir durun…
Maziye bakın, dün neyiniz vardı, bugün nelere maliksiniz, ne kadarda semirmişsiniz.
ama neden hala gözünüz aç ??? ruhunuz aç ???
Gittiğiniz yolda, yaşadığınız hayatta bir problem var. Durun..
Bir belde halkı azaba müstehak olacakları zaman içlerindeki azgın taife,
Kur’anın ifadesi ile “mutrefun” (hak tanımazlar, azgınlar, şımarıklar)
azdıkça azarlar ve böylece azap onlar için kaçınılmaz olur. Bu onların zalime meyletmeleri nedeniyledir ve şüphesiz elleriyle işlediklerinin karşılığıdır.
Aldatıcı, ayartıcı, kışkırtıcı dünyanın haz ve hızı bu dehşetli ikazları duymanıza mani oluyor. Bunun için durun….
Aslında durun demek yerine yavaşlayın demeyi düşünüyordum ama problemin büyüklüğü karşısında daha fazlası gerekiyor zannımca.
Elbette durmak orada kalmak için değildir.
Durmak; sormak, sorgulamak, yüzleşmek, muhasebe yapmak, tövbe etmek, bedel ödemek ve nihayetinde dinlenip, arınıp yeniden yola revan olmak içindir.
Ey insanlar çıkmaz sokağa girdik; Durun… aramızda meşveret edelim, ilim ve tecrübe sahipleri öneriler yapsınlar ve yeniden yürüyüşe geçelim.
BİR TEBRİK
Yeni Meram gazetesi 70. yaşını yeni sahip ve yeni ekiple karşıladı. Şehrin bu kadim gazetesi el değiştirdi. Ömer Sarıkulak ve ekibi ile yola devam devam ediyor. Allah mübarek etsin. Hayra motor şerre fren olsun inşallah.
BİR NOT
Uzun bir aradan sonra tekrar yazmak garip duygular yaşamama vesile oldu. Yılların ne çabuk geçtiğini far kettim. Bir ömür böyle geçti olamadık farkında diyor ya şair… farkında değilsen hayatın, sen nice ademsin… Ağustos’ta kar satan adam gibi sermayesi eriyen zavallı…
Dostlar arada bir buradan nida etme imkânı sundular. Teşekkür ediyorum.
Sürç-ü lisanım için af talebim bakidir.

Etiketler:
> Yeni Meram >Yazarlar > DURUN
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.