YAZARLAR

Deprem uzmanları zaman zaman Marmara bölgesinde beklenen bir depremden söz ederler. İstanbul’un depreme hazır olup olmadığı değişik ortamlarda tartışılır ve deprem gelmeden gerekli tedbirlerin alınması, kentsel dönüşüm programları yapılması, başta İstanbul olmak üzere riskli bölgeler için acil eylem planlarının uygulanması gerektiği üzerinde sık sık durulur. İstanbul’da henüz beklenen deprem olmadı. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu uzmanlar tarafından devamı gündemde tutulur. Depremle yaşamaya vatandaşların hazırlıklı olması gerektiği hatırlatılır. Elazığ merkezde yaşadığımız son deprem hemen hemen ülkemizin yarısında hissedildi. Onlarca ev yıkıldı, yüzlercesi hasar gördü ve yine onlarca insanımız deprem neticesinde meydana gelen enkaz altında kalarak can verdi. Binlerce insanımız yaralandı. Hayatlarını kaybeden kardeşlerimize Rabbimizden rahmet yaralı olanlara şifa dilerken geride kalanlara ve milletimize sabrı cemil niyaz ediyoruz. Elazığ depremi de gösterdi ki bir deprem sonrası yapılması gereken müdahaleleri ve yapılması gereken sosyal yardımları öğrendik. Deprem öncesi yapmamız gerekenleri ne zaman öğreneceğiz?
Deprem bölgesindeyiz, fay hatları yakınımızdan geçiyor diyoruz da neden depreme uygun konutlar inşa edemiyoruz? Yapılan inşaatların kontrollerini yapanların, yapı ruhsatı verenlerin inşaatı yapanlar kadar sorumlulukları yok mudur? Bir deprem sonrası gösterdiğimiz birlik beraberlik ve dayanışmayı neden deprem sonrası hemen unutuyoruz? Birbirimiz ile kenetlenmek için illa bir afet mi yaşamamız gerekiyor? Türkiye’nin nasıl bir eğitim sorunu, ekonomik sorunu … varsa deprem sorunu da vardır. Bu konuda uzmanların görüşü alınarak milli bir deprem politikası oluşturmalıyız. Dayatmalarla ve siyasi rant kaygıları ile uzman görüşlerini yok sayanlar yaşanan deprem facialarının vebalinden hiçbir zaman kurtulamazlar.
ÖLÇÜ VE TARTIYI TAM YAPIN
Şuayb (AS) kavmine hitap ederken; “Ölçüyü tam yapın. Eksik verenlerden olmayın.ᅠDoğru terazi ile tartın.ᅠ“İnsanların mallarını ve haklarını eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” (Şuara 181- 183) buyuruyor. Ölçü ve tartıyı yalnız bakkaldaki, manavdaki ağırlık ölçümü yapan terazi olarak görmemek gerekir. Herkes yaptığı işin mahiyetine göre bir ölçüye ve teraziye sahiptir. Müteahhidin yapmış olduğu inşaatın malzemesini standartlara uygun olarak kullanması onun tartısı ve ölçüsüdür. Standartlardan saptığı, demirinden çimentosundan noksan kullandığı anda ölçüde de tartıda da hak ihlali yapmış olur. Öğretmenin eğitim verdiği çocuklara dersini tam olarak vermesi, dersine hazırlanarak gelip anlatması ve rehberlik yapması öğretmenin tartısıdır. Saat doldurmak için hazırlıksız olarak ders yapması, öğrencilerini geleceğe, zamanın şartlarına göre hazırlamaması öğretmenin tartısını bozmasıdır. Terzinin, manifatura esnafının elindeki metre ile doğru ölçüm yapması ve müşteriye malını teslim etmesi onun ölçüsüdür. Noksan yapılan ölçümler maldan çalmaktır. Hırsızlıktır. Haksız kazançtır. Sarrafın altına hile karıştırmaması, altın için belirtilen ayar ne ise ona göre mücevherini satması onun ölçüsü ve tartısıdır. Ayarda yapacağı her hile, ölçünün ve tartının şaşmasıdır. Annenin çocuğuna, babanın ailesine helal rızık temin etmek için gayret göstermesi fertlerin tartılarıdır. Tartının bozulması aileden topluma kadar ahlaki bozulmanın başlaması demektir. Kısaca, müteahhidinden mühendisine, işçisinden memuruna, öğretmeninden aile reisine kadar herkes yaptığı işin mahiyetine göre bir ölçü ve tartıya sahiptir. Sahip olunan ölçü ve tartıdaki sorumluluklara riayet etmek hem ferdi hem de toplumsal huzur ve refahın yaşanmasına vesile olur. Ölçü ve tartıdaki sapmalar ise bozgunculuğa ve karışıklıklara sebep olur. Yıkımlara sebep olur. Herkes sorumluluğunun gereklerini yerine getirir, sahip oldukları ölçü ve tartıya göre hareket ederlerse hiçbir problem olmaz. Kur’an’da bahsedilen tartı ve ölçü konusundaki yapılan uyarıya beşeri ve sosyal münasebetlerimizde, yaptığımız işlerde ne kadar uyuyoruz? Ölçü ve tartı noksanlarından dolayı yaşadığımız felaketlerden dolayı bir kez daha ölçülerimizin gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Ölçü ve tartılarımızın her zaman düzgün olması temennisi ile…

> Yeni Meram >Yazarlar > Depremlerden ne zaman ders alacağız?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.