YAZARLAR

Hayırlı haftalar yeniden…

Başlığımıza konu kelimelerin detayı için NTV tarafından yayınlanan bir belgeseden alıntı yaptım. Olay şöyle:

“Yıl 1918. Yer Amerika. Dünyanın “İspanyol gribi” diye bildiği, dünyada bugünküne benzer salgın hastalık sıkıntılarının yaşandığı günler. Hastalıkla mücadelede Amerika’nın iki eyaleti farklı iki yöntem tercih eder. Saint Louis eyaleti hem etrafıyla hem de eyalet içinde son derece temkinli ve sıkı tecrit ve karantina uygularken Philedelphia eyaleti savaştan dönen askerler için yaklaşık 200.000 kişinin katıldığı bir karşılama ve geçit töreni düzenler. Bu programdan üç gün sonra şehrin 31 hastanesinin tüm yatakları grip bulaşmış ve ölmekte olan hastalarla dolar. Hafta bile olmadan 5.000 kişinin kaybedildiği bir süreç yaşanır.

Bu gribin özelliği dünya genelinde en az 50 milyon kişinin ölümüne yol açması ve üç dalga halinde yaşanmış olmasıdır.

Bu süreçte diğer eyalet Saint Louis kenti ise birkaç aşamadan oluşan tedbir paketini hızla uygulamaya koyar. İlk vaka tespitinden iki gün sonra yakın temasın olduğu neredeyse tüm alanlar (okullar, mahkemeler, oyun alanları, ibadethaneler gibi) kapatılır. İş vardiyaları yeniden düzenlenir, toplu ulaşım seferleri azaltılır, halka açık toplantılar yasaklanır ve bu şekilde sosyal teması en aza indirecek tedbirler hızla alınır. Sonuç olarak iki eyalette ilk vaka görülmesinden sonraki iki aylık süreç ele alındığında, birbiriyle hiç ilgisiz sonuçlar ortaya çıkar. Saint Louis sıkı tedbirler sonucunda son derece az ölüm vakalarıyla süreci atlatırken Philedelphia son derece ağır bir tablo ile yüz yüze kalmıştır.

Ancaaaaak, asıl tam da şu anda bize ders olması gereken olay bundan sonra yaşanır. Saint Louis kent konseyi, salgın geçti diye Eylül ayında aldığı tedbirlere Kasım ayında tamamen son vermesi ile birlikte hastalığın hızla bulaşması sonucu üç aylık sürecin sonunda Saint Louis kenti de Philedelphia gibi mezar kent olarak anılacak çok fazla sayıda can kayıpları yaşamıştır. Bu olay da tarihe “Philedelphia Çılgınlığı, Saint Louis Rehaveti” olarak geçer.”

Tam da salgınla mücadelede güzel sonuçların geldiği bugünlerde konuşmamız gereken konu bu. Sokağa çıkma kısıtlaması uygulamalarının başlangıç ve bitişlerinde gördüğümüz çılgınlıklar ve bazı insanların hastalık konusundaki rehavetleri bizleri daha dikkatli olmaya itmelidir. Şu ana kadar alınan merkezî hükümet kararları ve sahadaki uygulamalar bu sıkıntıyla karşılaşmayacağımızı düşündürüyor ama herkesi yaklaşan Ramazan Bayramı kutlamaları ve hemen sonrasında başlayacak yaz tatili heyecanı ve stresi sarmış durumda. Sayın Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan kısmi gevşemeler de suiistimal edilmemeli ve bu süreçte de tedbirlere azami riayet edilmelidir. Ancak toplumsal sağlık için bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da bir müddet tedbirli davranmaya devam etmek zorundayız. Çılgınlıkla yapacağımız davranışların ve rehavete kapılarak yol açacağımız sıkıntıların en başta kendimiz ve yakınlarımız için tehdit olduğunu unutmamalıyız. Aman Konya! Biraz daha tedbir ve dikkat!

Sağlıkla ve sağlıcakla…

Haftanın Görgü Kuralı (Kesintisiz karantina adabı devam!…)

“Tâun hastalığı, Allah Teâlâ’nın dilediği kimseleri kendisiyle cezalandırdığı bir çeşit azaptı. Allah onu mü’minler için rahmet kıldı. Bu sebeple tâuna yakalanmış bir kul, başına gelene sabrederek ve ecrini Allah’tan bekleyerek bulunduğu yerde ikâmete devam eder ve başına ancak Allah ne takdir etmişse onun geleceğini bilirse, kendisine şehit sevabı verilir.”*

Buhârî, Tıb 31; Ayrıca bk. Buhârî, Enbiyâ 54; Kader 15; Müslim, Selâm 92-95

“Taundan kaçan harpten kaçan gibidir. Taunun çıktığı yerde sabredip kalan kimse ise, Allah yolunda savaşan mücahid gibidir.”**

**(Feyzü’l-kadir, 4/288; Heysemi, Mecmeu’z-zevaid, 2/315)

> Yeni Meram >Yazarlar > Çılgınlık mı! Rehavet mi?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.