YAZARLAR

Gümüşhane’deki 12 bin yıllık doğa harikası Dipsiz Göl ‘yasal’ şekilde defineciler tarafından yok edildi.

Nasıl oldu?

Dipsiz Göl’de ‘define’ söylentisi üzerine ismi açıklanmayan 2 kişi, kazı için başvuruda bulundu. Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün olumlu görüşleri üzerine Gümüşhane Müze Müdürlüğünce ilgili kişilere define arama ruhsatı verildi. Gümüşhane Valiliği ile Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün onayı ile 6 Kasım’da başladıkları kazılarda Roma İmparatorluğu’nun Anadolu’daki 4 büyük lejyonu arasında gösterilen 15’inci Apollinaris lejyonunun hazinesini bulacaklardı, 4 gün boyunca aradılar. Suyu boşaltılıp kurutulan Buzul Çağı’ndan kalma, 12 bin yıllık krater gölü de define bulunmayınca toprakla doldurdular.

Sonra valilik ‘Göl alanını eski haline getirdik’ diye açıklama yaptı ama küçük, minicik bir detay vardı ; (12 bin yıldan önceki haline getirmişler) göl alanı içi taş toprakla doldurulmuş ‘dipsiz bir kuyu’ya dönüşmüştü.

Skandal ortaya çıkınca parlak fikirler arka arkaya kendini gösterdi. ‘Kışı bekleyelim, kar suları eriyince belki alana su dolar, göl olur’ dediler. O da tutmazsa tankerle su doldurup göl yapmayı düşündüler.

12 bin yıllık Dipsiz Göl’ün kazı amacıyla taş, toprak yığınına dönüştürülmesinin ardından yöre sakinlerinin de söyleyecekleri vardı: “Millete bir faydası yok. Çocuklarımızı buradan alamıyoruz.” diyerek gölün tamamen kapatılmasını istediler. İşte aradığımız Anadolu irfanı!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da, kazı sırasında yok olan Dipsiz Göl’ün doğal SİT alanı ilan edileceğini duyurdu. Duyurdu duyurmasına da, artık öyle bir göl yoktu. Jeomorfoloji Derneği’nin söylediğine göre ‘ sittin sene’ beklesek de olmayacaktı.Yapılan heyet incelemesinin ardından kaybolan gölle ilgili bir rapor oluşturan bilim insanları, bir paleocoğrafya arşivinin yok olduğunu ve telafisinin mümkün olmadığını, şu andan sonra yapılacak çalışmaların gölü eski haline getiremeyeceğini dile getirdi. Üstelik şöyle bir eleştiri ile birlikte: “Bilim insanlarının araştırma yapabilmek için aylarca uğraşarak yasal izin ve etik kurulu belgeleri toplamaya çalıştığı ülkemizde, nasıl bir gerekçeyle bu kazıya yasal izin verildiğini anlamak mümkün değildir.”

Yetmedi, Dernek Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Turoğlu, “Kazıldıktan sonra gölün dengesi bozuldu. Gelip bu yeni yapılan çanağa suyu doldurursanız ancak havuz olur” dedi.

Yine de kafa kafaya verildi, çukurun içine hortum atıldı… Hortumdan gelen suyla kurutulan gölün yerine insan eliyle ‘sıfırdan bir krater gölü’ yapmayı deniyorlar. Bakalım, ya tutarsa…

Size epeydir hikaye anlatmıyorum, aklıma geldi. Birisi hocaya; “ Hz. Musa kızı Ayşe’yi Allah için kurban edecekken Azrail gökten bir keçiyle çıkagelmiş, ‘Kızı bırak, al bu keçiyi kurban et’ demiş. Doğru mu bu?” diye sormuş.
Hoca durmuş, uzun uzun düşünmüş.
“Yahu” demiş, “Bunun neresini düzelteyim; Musa değil İbrahim, kız değil erkek, Ayşe değil İsmail, Azrail değil Cebrail, keçi değil koç!”

> Yeni Meram >Yazarlar > Bırakalım dağınık kalsın!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.