YAZARLAR

Takvimler 3 Ekim’i gösteriyordu…
Muğla’da çiftçilik yapan Ramazan Korkut, servis aracı yol bozuk olduğu için evlerinin bulunduğu yere giremeyince, okula gitmekte güçlük yaşayan 6 yaşındaki kızı için 4 kilometrelik yolu stabilize hale getirtti.
Belediyeye yolun yapılması için başvuran baba, ‘Orman yolu olduğu için yapamıyoruz’ cevabını aldı bunun üzerine 1 kepçe ve 4 kamyon kiraladı. Belediye bir kamyon, Orman Bölge Müdürlüğü ise bir greyder desteğinde bulundu. 6 gün boyunca süren çalışmalar sonucu düzeltilen ve çakıl dökülen 4 kilometrelik yol, stabilize hale getirilirken daha önce babası tarafından traktörle ana yola götürüldükten sonra servise binebilen Gamze’nin yol çilesi sona erdi.
O baba kızını okula gönderebilmek için verdiği mücadelenin sonunda ‘veresiye olarak yaptırdığı yol için’ 20 bin lira borçlandı.

Takvimler 3 Kasım’ı gösteriyordu…
Bingöl’ün Karlıova ilçesine bağlı Kaynarpınar Köyü’ne bağlı 20 nüfuslu, 7 haneli Aktaş mezraasında oturan Kemal Okuyucu’nun benzer hikayesini öğrendik. Köydeki okulun 3 yıl önce öğrenci yetersizliği nedeniyle kapanmasının ardından 12 yaşındaki oğlu Serhat ile 10 yaşındaki kızı Ruken’i 20 kilometre uzaklıkta bulunan okullara kaydettiren baba, 2 çocuğunu her gün servis aracına ulaştırmak için 4 kilometre yol gidiyor, sırtına aldığı çocuklarıyla dağları aşıp çaylardan geçiyor, okul çıkışı da onları alıp aynı yoldan geri dönüyordu.

Kızı okula gidebilsin diye yol açan babanın ardından dağları aşıp, sulardan geçerek çocuklarını okul servisine ulaştıran bir babanın varlığına tanıklık ettik böylece. Her ikisinin de öyküsü göz yaşartıcı, gurur verici, sosyal devlet ve zorunlu eğitimin olduğu ülkede ‘utandıran’ cinstendi.

Bingöllü babanın hemen ardından Adana’nın Cumhuriyet Mahallesi’nde oturan çocukların okula gitmek için diğer yola göre 1,6 kilometre kısa olan tarla yolunu kullandığı haberi geldi bu kez de. 2 kilometrelik ana yolu kullanmak yerine 400 metre uzunluğundaki sebze ekili tarlanın içindeki yoldan okula gitmeye başlayan çocuklar toprak yolun kış aylarında çamurla kaplı olması nedeniyle ‘ayaklarına poşet geçirip’ engebeli yolu aşarak okula ulaşıyordu.

Aynı günlerde Sayın Milli Eğitim Bakanı da, iki Türk modacının öğretmenler için tasarladığı yeni önlüklerin tanıtımı için yanına dizdiği eğitimcilerle kameraların karşısına geçiyordu. Üzerine geçirdiği beyaz önlükle, eğitimde geri kalmışlığımızın yegane müsebbibini bulmuşcasına “Önlük sadece bir kıyafet değildir. Ustalığın simgesidir. Olmuşluğun, muktedirliğin, muvaffakıyetin simgesidir. İşe başlamış olmanın, çalışıyor olmanın, kolları sıvamanın, karşıdan görüldüğünde sorunları çözecek kişinin geliyor olduğunun, ben buradayım, bilgimle, tecrübemle, deneyim ve yeteneklerimle buradayım demenin temsilidir.” diyordu.

> Yeni Meram >Yazarlar > Beyaz önlükle sorun çözdüren eğitim sistemi!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.