YAZARLAR

Milli Görüş hareketi hakkında hem fikriyat ve hem de gelenek olarak az/çok bilgim vardır. Bir dönem içinde bulunduğum ve değişik kademelerinde hasbelkader görev aldığım bir yapı hakkında bilgi sahibi olmam normal bir durum. Kendimi Milli Görüş hareketi ile tanımlamaktan hiç rahatsızlık duymadım ve el’an aynı ruh hali içinde olduğumu ifade ediyorum. Milli Görüş hareketi bir asra dayanan Cumhuriyet tecrübemiz içinde tesir açısından kurucu felsefeden sonra en etkili siyasi harekettir. Sistemi değiştirici ve dönüştürücü bir fonksiyon icra etmiştir. Kimileri için bu abartılı bir ifade olsa da benim net kanaatim budur.

Bu girizgahı yapma sebebim kendini Milli Görüş hareketinin tek temsilcisi olarak tanımlayan SP’nin anlaşılmaz politikaları hakkında eleştirilerde bulunmak istememdir. Hareketin siyasal anlamda bölünüp ayrı bir parti olarak AK Partinin kurulduğu yılları içinden ve yakinen yaşamış biri olarak ilk dönem itibariyle ayrılanlara karşı sert söylemlerin kullanılmasını ve açık bir karşıtlık geliştirilmesini makul buluyorum.

Anlaşılmaz olan aradan geçen onca yıl ve neredeyse yüzseksen dereceye varan politika değişikliğine rağmen hala aynı rijit tavırda ısrar edilmesidir. Zannımca bu rijit tavır koskoca bir hareketi tanınmaz hale getirmiş, düşmanımın düşmanı dostumdur diyerek din düşmanlarıyla, etnik bölücü Marksistlerle iş tutmakta beis görmez hale düşürmüştür. Bu cümleden olarak Marksist bölücülerin Avrupa’da icra ettikleri toplantıya CHP kontenjanindan milletvekili seçilen SP’li Cihangir İslam’ın katılımı not edilmelidir. Bu zatın irite edici icraatları ise bahsi diğer olarak ayrıca ele alınmalıdır.

Milli Görüş ve SP hakkında bir köşe yazısında etrafını cami ağyarını mâni yorum yapmak elbette zordur ve yeterli olamaz. Bu bilinçle kısa cümleler kurarak görüşlerimi ifade etmeye çalışacağım.

SP’nin muhalefet etmesi iktidar ve AK Parti karşıtı olması anlaşılır bir durumdur.
SP’nin yerli ve milli politikaları terk etmiş bir görüntü vermesi anlaşılır bir durum değildir.
SP’nin sırf AK Parti karşıtlığı üzerinden CHP, İP, HDP gibi yıkım kadrosu ile ittifak etmesi zinhar anlaşılır bir durum değildir.

Milli Görüş rahmetli Erbakan Hoca’nın tabiri ile ‘zatul hareke’dir. Bu gerçek ortada iken SP açıkça Kılıçdaroğlu’nun kurduğu oyunda figüran haline düşürülmüştür. İzlenen politikalar benzemezleri “benzerler” haline getirmiş zannımca. Bugünlerde internette sıkça karşılaşılan ve benim arşivimde kayıtlı bir videoda rahmetli Erbakan Hoca’nın söyledikleri ile yazıyı bitirmek istiyorum; “Beni iyi dinle CHP ye aldanıp kuyruğuna yapışma gene harakiri yaparsın gene aç kalırsın, bak geçen sefer tembih ettim. Dinlemedin şimdi dizini dövüyorsun meşhur sözümü unutma Allah muhafaza buyursun bir daha aldanırsan gelecek sefer dövecek dizinde kalmayacak haberin olsun”

> Yeni Meram >Yazarlar > BENZEŞMEK BENZEMEZLİKTEN BENZERLİĞE
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.