YAZARLAR

Şubat ayında Belçika’da düğün konvoyu yaparak trafiği aksatan, korna çalarak rahatsızlık oluşturan 18 Türk vatandaşın yargılanması Haziran ayında tamamlandı, 5 yıl trafikten men ve 2000 euro para cezası kesildi.

Hakim karar konuşmasında şunları söyledi:

“Sadece trafik sıkışıklığına neden olmakla kalmıyorsunuz, aynı zamanda diğer sürücülerin sinirlenmesine yol açıyorsunuz. Bu davranışınız, başkalarında da agresifliğe ve ırkçı davranışlara yol açıyor. Zaten dünyada yeterince ırkçı var, buna karşı durmanız gerekiyor. Ayrıca yaptığınızın diktatöryal bir tarafı var: Yollar hepimize aittir, kimse kendi malı gibi kullanamaz. Trafiği durdurup, yolu tıkarken o esnada hastaneye hasta yetiştirmeye çalışan bir aracın, kısıtlı ve değerli vaktini çalıyor olabilirdiniz. Eğer bir parti yapmak istiyorsanız, kafanıza kova bile geçirebilirsiniz, ancak yolları bu amaçla kullanamazsınız. Başkalarını rahatsız edemezsiniz.”

Ama bize sorarsan Avrupa bizi kıskanıyor.

Hakimin manifesto gibi konuşmasının üzerine Avrupa bizi, bu saygısızlığımız için mi kıskanıyor?

Belçika’da bir hakim çıkmış bencilliğimizi en azından 18’imizin yüzüne tokat gibi vurmuş da, ülke sınırlarımız içinde durum daha vahim. ‘Ama o bizim geleneğimiz’ deyip bu manzaraya ve türevlerine sahip çıkanlar da olacaktır: Evet, medeniyetten fersah fersah uzakta bir gelenektir. Ve ne yazık ki bu yalnızca bir örnektir.

Avrupa bizim üniversite sınavında 14 bin 971 adaya sıfır çektiren, 628 bin 796 adayı baraj altında bırakan eğitim sistemimizi mi kıskanıyor?

Avrupa bizi yüz ölçümü Konya’dan biraz büyük Hollanda, tarım ürünleri ihracatında rekor kırarken Türk çiftçisi toprağı işlemeyi bıraktığı, para etmiyor diye kavunu- karpuzu tarlada bıraktığı, sütü sokağa döktüğü için mi kıskanıyor?

Avrupa, yüzde 97’lik okuma yazma oranına rağmen 0,1 oranıyla kitap okuma sıralamasında dünyada 86. sırayı kaptığımız için mi kıskanıyor bizi?

Evi terk eden karısını öldürmek için yola çıkan adamı, annesinin ihbarıyla yakalayıp serbest bırakan, savcının itirazı üzerine yeniden yakalayıp yeniden serbest bırakan adalet sistemimiz için mi kıskanıyor Avrupa bizi?

‘Öküze tapıyorlar ya’ diye beğenmeyip dalga geçtiğimiz ama dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi olan Hindistan yazılım sektöründe 3 milyon yetişmiş elemanı ile sadece bu sektörde 50 milyar doların üzerinde ihracat yaparken biz üstün zekalılar okulunu ‘masraflı oluyor’ diye kapattığımız için mi kıskanıyor Avrupa bizi?

Bizim sporcuların önlenemez başarılarını mı kıskanıyorlar, kültürümüzü, sanatımızı mı? Restore ediyoruz diye 1700 yıllık camiye buzlu camdan kapı takmamızı, çivi çakmanın yasak olduğu eserlere elektrikli pano takmamızı mı? Eğitilmezliğimizi mi kıskanıyorlar, iş bilmezliğimizi mi?

Sahi niye kıskanıyorlar, doğayı çöpümüzle doldurup zarar verdiğimiz, kuşların yuvalarını bozduğumuz, kedilerin kuyruğunu kesip teneke bağladığımız, köpeklerin vücudunu jiletle kazıyıp ayaklarını kestiğimiz, fok balıklarına ateş ettiğimiz, lama gibi yerlere tükürdüğümüz, her koşulda magandalık yapabildiğimiz için mi?

Akşamları ayaklarınızı uzatıp Survivor izlediğiniz yerden ‘Avrupa bizi kıskanıyor’ diye geçiriyorsanız içinizden, size kötü bir haberim var!

Etiketler: , , , , ,
> Yeni Meram >Yazarlar > Avrupa bizi kıskanıyor!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.