YAZARLAR

Mart itibari ile kendini iyiden iyiye gösteren ve aylarca büyük çoğunluğumuzu evlere kilitleyen korona, son dönemlerde yine varlığını çemberini daraltarak hissettirmeye başladı.
Sağlık Bakanlığının verileri doğrultusunda ilk 5’te yer alan şehrimizde vaka artışıyla birlikte, yakınlarımızdan kaybettiklerimizle virüsün etkisini sanki önceki süreçten daha iyi anlamış gibiyiz.
Hastanelerde yer sıkıntılarının başlamasından tutun da, yoğun bakım servislerinin dolmaya başlaması virüs ile mücadelenin bireysel olarak daha fazla yapılması gerektiği gerçeğini gözler önüne sermiş oldu.
Sokak kısıtlamalarından ve işletme kapatmalarından uzak geçirdiğimiz şu süreçte bireysel olarak önlemleri geri plana attığımız bir gerçek.
Çarşıda, pazarda, AVM’de veya toplu olarak bulunulması gereken mekanlarda sosyal mesafeyi unutup maskeyi aksesuar haline dönüştürünce, böylesi bir artış hiçte sürpriz olmayacaktır tabii ki.
Hatırlayın, mart itibari ile vakaların tavan yaptığı dönemlerde herkes birbirine “Yakınlarından kaybettiğin var mı?” sorusunu yöneltiyordu. Açıkçası çoğu kimse virüs nedeniyle yakınlarından birilerini kaybetmeyince, virüsten vefat eden rahmetli Ömer Döngeloğlu Hoca gibi kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerin vefatı dikkat çekmeye yetiyordu.
Ancak şu 1 aylık süre içinde gerek yakınlarımızda gerekse de bilindik isimlerden hastanede tedavi altına alınan, hatta kaybettiğimiz isimler çoğalmaya başladı. Yani çember iyiden iyiye daralmaya başladı.
Uzmanlar üstüne basa basa uyarıyı yapıyor olsa da toplumumuzun büyük bir çoğunluğu uyarıları kulak arkası ederek hayatını sürdürmeye devam ediyor.
Bu arkadaşlar böyle yapmaya devam ettikçe, gerek vaka artışları gerekse de virüsün yayılma hızı artamaya devam ediyor.
Bakın yakın zamanda okulların açılması, üniversitelerin eğitime başlaması gibi toplumsal durumlar yaşanacak ancak bu artış devam ederse yetkililerin ciddi kararlar alması gerekecek.
Bu da ne demek oluyor: Hem çocuklarımızın hem eğitim camiası hem de eğitim sektörünün geri düşmesi demek.
Ne olur, Allah aşkına, uyarılara kulak verilsin; ‘maske, sosyal mesafe ve hijyen’ olmazsa olmazımız olsun.
Geçtiğimiz gün bulunduğum bir ortamda bir vatandaşımız mart dönemindeki önlemlerde 5 paket sabun tükettiğini, artık 1 paketi dahi zor tükettiğini ifade ediyordu. Kısaca “Hijyen bitti” diyor aklı sıra…
Düğünlere, organizasyonlara bakın, herkes eski tas eski hamam mantığıyla hareket ediyor. Düğün salonları veya mekanlar her ne kadar önlem alsa, uyarsa da vatandaş sosyal mesafeyi ihlal edip keyfine bakabiliyor.
Eee kardeşim sen keyfini yaşarken diğer yandan da keyif kaçırıyorsun. Daha söylenecek çok şey varda neyse …
Şimdi geleyim bir diğer önemli konuya.
Bugün vurdumduymaz insanların hal hareketleri artık o derece ilerledi ki şahıs karantinada olması gerekirken telefonu evine bırakıp dışarıda işlerini görmeye çıkıyor. Bu kadar bilinçsizlik, bu kadar insanlığa ihanet içinde olmak olur mu? Evet, oluyor demek ki!
Bugün o tür insanların yüzünden karantina kurallarına uyup evinden çıkmayan insanlara dışlayıcı gözle bakılıyor.
Komşuda, iş yerinde, sitede her nerede olursa olsun karantina süreci yaşamış veya yaşıyor olan insanlara sanki bir daha yüzüne bakılmayacakmış gibi davranılıyor.
Bunu lütfen yapmayalım.
Kurallara riayet eden bu insanları dışlamak yerine onlara yardımcı olmak, onlara moral vermek, onlarla iletişimi sürdürmek uzaktan da olsa ihtiyaçlarını gidermek, her şeyden önce insani olarak yapmamız gereken davranıştır.
Bu anlamda ben eşimizde dostumuzda, çevremizde, şehrimizde ve ülkemizde bu hastalığa bulaşanlara, tedavi görenlere sağlık ve sıhhat dilerken kaybettiklerimize de Allah’tan rahmet diliyorum.
Kalın sağlıcakla…

> Yeni Meram >Yazarlar > Altın kurala uyun, dışlamayın!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.