YAZARLAR

1985 yılından bu yana her yıl Ekim ayının ilk Pazartesi günü “Dünya Mimarlık Günü” olarak kutlanmaktadır. Bu aynı zamanda Birleşmiş milletler Dünya Konut Günü’dür. Her yıl farklı bir temanın belirlendiği Dünya Mimarlık Günü’nün bu yılki teması: “Daha iyi bir kentsel geleceğe doğru”. Uluslararası Mimarlar Birliği (International Union of Architects) UIA tarafından belirlenen bu teme çerçevesinde tüm dünyada Ekim ayının ilk haftası ve Ekim ayı, Mimarlıkla ve kentle ilgili bir dizi etkinlikle kutlanıyor.

ULUSLARARASI MİMARLAR BİRLİĞİ (UIA) NEDİR?

Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) milliyet, ırk, din veya mimari doktrinlerin farklarını dikkate almadan dünyanın her yanından mimarları birleştirmek ve ulusal meslek örgütlerinin federasyonunu oluşturmak amacı ile 28 Haziran 1948 tarihinde Lozan’da (İsviçre) kurulmuştur. Başlangıcında UIA, 27 ülkenin delegelerinden oluşmaktaydı. Bugün yaklaşık 124 ülkede 1.3 milyondan fazla, dünya mimarlarını temsil eden ve önde gelen profesyonel meslek örgütlerini içermektedir.
YAŞAM KALİTESİNİN ANAHTARI

UIA Başkanı Thomas Vonier’in bu yılki tema ile ilgili açıklaması şöyle: “Kentsel tasarım ve mimari, daha iyi bir yaşam kalitesinin anahtarıdır.” 2020 yılı başından beri tüm dünyada yaşam biçimlerini ve kentsel alanları yeniden biçimlendirdiği bu dönem bizlere yaşam biçimlerimiz dışında üretim-tüketim alışkanlıklarımızı, doğa ve yapılaşmış çevre karşısındaki sorumluluklarımızı gözden geçirmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Bu yılın teması ışığında, bugün kentsel ve mimari tasarım süreçlerinin çağdaş, bilimsel araştırmalar rehberliğinde, uzman katkılarıyla ve toplumsal, yerel katılımlarla desteklenmesi anlayışı yaygınlaştırılmalıdır. Üretilecek kentsel politikalar, tüm vatandaşlar için yeterli hizmet, barınma ve kaliteli yaşam hakkı sağlamalıdır.

NASIL DAHA İYİ BİR KENT?

Bugün yaşadığımız kentlerin en temel sorunları “YAPI KALİTESİ” ve “YAŞAM KALİTESİ” dir. Bu ikisinin kaliteli olması, kentte yaşayanları mutlu kılar. Ama bugün kentler ve bölgeler arası eşitsizliklerden, kentsel ve bölgesel ölçekte yeni şeyler söylememiz, üretmemiz gerektiğini anlıyoruz. Katılımcı kent yönetimleri, kentin daha çok benimsenmesini ve üretilen uygulanabilir projelerin gerçekleşmesini olanaklı kılacaktır.

Kimlik, kalite ve kaynak yönetimi

Kentleri farklılaştıran, özgünleştiren, özelliklerini ortaya çıkaran sahip oldukları kimlikleridir. Kent kimliğinin korunması, ona yön veren dinamiklerin belirlenip ortaya konması, kimliğin hem yaşadığımız mekanlarla hem de değerlerimizle ilişki kurması gerekir. Kent kimliğinin kentsel imajla doğrudan ilişkisi vardır. Küreselleşmeyle birlikte sınırların kalktığı dünyada kentler arası artan rekabet yarışından kentler, ancak kendine özgü farklılıkları ve değerleriyle başarılı çıkacaktır.

Kalite

Kentlerimizin düzensiz ve kontrolsüz büyümesi, özellikle yapı kalitesinde önemli derecede düşüşlere neden olmaktadır. Yapılaşmış çevrede kalitenin olmayışı, hem yaşayanları mutsuz etmekte, hem de kentsel estetik anlamında olumsuzluk yaratmaktadır. Bu nedenle kentsel ölçekte, yeni kaliteli yaşam alanları oluşturmak, tarihi dokuyu korumak, açık, yeşil ve kamusal alanları yeni bir anlayışla kurgulamak, sosyal ve kültürel donatıları arttırmak ve genel anlamda kentte kaliteyi arttıracak politikalar geliştirmek gerekmektedir.

Kaynak Yönetimi

Her kent kendi dinamikleri, kendi kaynakları, kendi ekonomisi ile var olmaktadır. Kentlerin gelişimi ve dönüşümü sırasında bu kaynakların korunması ve yaratılması kentin sürdürülebilirliği için hayati önem arz etmektedir. Bunun için yerel ve bölgesel dinamiklerin farkında olunarak, doğru bir şekilde yönetilmesi, potansiyelleri fırsata çevirerek kent geleceği için büyük avantaj sağlayacaktır. Bu potansiyeller bölge bazına yayıldığında bölgesel anlamda bir güç oluşacak, bölgenin sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve doğal kaynakları da artacaktır.

NASIL DAHA İYİ BİR KENTSEL GELECEK?

Eğer etkili bir metropoliten kent inşa etmek istiyorsak;

-Gelir adaletsizliği, işsizlik ve toplumsal eşitsizlikleri ortadan kaldırmalıyız.
-reformdan korkmamalı, doğru reformların savunucusu olmalıyız.
-birey ve topluklar olarak, kentli olarak, kentin bir paydaşı olarak kamu politikalarına ve kentsel politikaların erken aşamalarında karar verme sürecine dahil olmalı, dahil edilmeli ve politikalar için meşru bir zemin oluşturulmasına katkı sağlamalıyız.
-Uygulanan reformları ara ara denetlemeli ve izlemeliyiz.
-Kentlerimizde ekolojik etkileri azaltmalı, daha fazla sosyal adalet sağlamalı ve ekonomik fonksiyonlarımızı daha da güçlendirmeliyiz.
-Giderek artan kent diplomasileri, kardeş kentler ve küresel kent ağlarıyla kentler arasında politikalar transfer etmeli, kentsel sorunların çözümünde dayanışmayı güçlendirmeliyiz.
-Mekânsal ve kentsel ulaşımı planlamalı, kentsel yenileme ve çevre sorunlarına karşı politika ve eylem planları geliştirme süreçlerine yeni yaklaşımlar getirerek bu yaklaşımları entegre etmeliyiz.
-Kentsel kaynaklarımızı korumalı, kentlerimizin sürdürülebilirliğinin buna bağlı olduğunu unutmamalıyız.
-nitelikli insan gücünü yetiştirme, uygun teknolojileri geliştirme ve kaynak kullanımını doğru yönetmeliyiz.

> Yeni Meram >Yazarlar > 5 EKİM DÜNYA MİMARLIK GÜNÜ: DAHA İYİ BİR KENTSEL GELECE DOĞRU
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.