Sıfır Atık Vakfı’nın TÜİK ile yaptığı ortak çalışma Türkiye’de Sıfır Atık Veri ve Göstergelerle Ulusal Görünüm Raporu-2026, M. Fevzi Esen’in editörlüğünde 53 sayfa halinde yayınlanarak araştırma raporlarına bir yenisi katıldı.
İsrafın önlenmesi, kaynakların verimli kullanılması, atık miktarının azaltılması, etkili toplama sisteminin kurulması ve atıkların geri dönüştürülmesini kapsayan atık önleme yaklaşımı ile Sıfır Atık Projesinde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Bu başarıda başta siyasi iradenin, sayın Cumhurbaşkanının eşinin desteğinin önemli payı vardır. Bunun yanında kurulan sivil toplum yapılarından Sıfır Atık Vakfının çalışmaları dikkat çekmektedir.
Söz konusu raporda sıfır atık projesi tanıtılmakta proje başarıları ve ödüllerine yer verilmektedir. TÜİK desteği ile kentsel atıklar, endüstriyel atıklar, atık işleme tesisleri ve sıfır atık farkındalık eğitimlerinde güncel verilere yer verilmiştir.
Evler, eğitim ve sağlık kurumları, kamusal alanlardan çıkan çok farklı atıklar her gün alınmak zorundadır. Bunların toplanması, hatta kaynağında ayrıştırılması, geri dönüşümü, yeniden kullanılması çevre faaliyeti olduğu kadar önemli iktisadi birer işlemdir. Doğal gaz kullanılmadan önce evlerden özellikle kış aylarında ciddi miktarda kül çıkardı, bunlar vahşi depolama alanlarına taşınır ve depolanırdı. Artık büyük oranda atık işleme tesislerine (%90 civarı), geri kalanı çöp depolama alanlarına gönderilmektedir. 2024 verilerine göre Türkiye’de kişi başına ortalama, günlük 1,09 kg atık toplanmaktadır. Artık çöp yerine atık demek daha doğrudur. Atıklar içinde hanelerde en çok gıda atığı israf edilmektedir. Bunun % 40’ını taze meyve ve sebzeler, % 32’sini ekmek ve % 14.5’ini süt ve süt ürünleri almaktadır. Dikkat edilirse bu maddelerin fiyatları ciddi olarak artmaktadır. Demek ki israfın fiyat artışları üzerindeki etkisi de dikkate alınmalıdır. Her ne kadar hanelerde israf edilmemesine yönelik bir anlayış varsa da gelir düzeyi ve kültür değişmelerine bağlı olarak israf arttığı gözlenmektedir. Biz iktisat derslerimizde, özellikle mutfaklarda atık çıkarılmaması, sofralarda tabaklardan atık çıkarılmayıp sağlıklı beslenmeye dikkat çekeriz.
Fabrikalar, endüstriyel tesislerden çıkan endüstriyel atıkların kaynağında azaltılması, geri kazanım ve güvenli bertaraf edilmesi hem çevre politikası hem de iktisadi bir avantaj sağlayan stratejik bir yönetimdir. İmalat sanayi atıklarının kontrolü konusunda sanayi bölgeleri ve bakanlığın çalışmaları vardır. Madencilikteki atıkların kontrolü topografya açısından da önem taşır. Enerji sektöründe en önemli atıklar termik santrallerde meydana gelmektedir.
Ülkemizde çöplükler kapatılarak düzenli depolama ve yakma tesisleri ile çevre zararları kontrol altına alınmıştır. Geri kazanım tesisleri ile önemli avantajlar sağlanmıştır. Üretim süreçlerinde atığın azaltılması, yeniden kullanıma imkanlarının oluşturulması ve yan ürünlerin değerlendirilmesi gibi avantajlar ortaya çıkmıştır.
Bu konular yasal düzenlemeler ve yaptırımlara ihtiyaç duyduğu kadar her düzeyde eğitimi gerektirmektedir. Pek çok resmi düzeyde Cumhurbaşkanlığı ve Bakanlık düzeyinde olduğu gibi, kamu personeline ve halka yönelik eğitim verilmektedir. Belki bunlara uygulamalı olarak siteler, apartmanlarda ve işyerlerinde dahil edilebilir.
Burada raporda yer alan bir konu da atık emisyonlarıdır. Bu konuda da rakamsal bilgiler yer almıştır.
Türkiye’de son yıllarda atık yönetiminde altyapı geliştirilmiş ve kurumsal bir çok gelişme olmuştur. Çevre koruma için harcamalar artmıştır, ancak çevre koruma harcamalarını fazla artırmadan her kesimden vatandaşın katılarak faydanın maksimize edilmesi daha ekonomik olacaktır.
Sorunların tespiti ve çözüm üretilmesinde muhakkak ki veriler üzerinde çalışmak çok önemlidir. Zira veri olmadan yönetimde başarılı olunamaz. Verilerin sektörel, bölgesel düzeylerde güncellenmesi merkezi ve yerel yönetimlerin takipleri yanında kamuoyunun bilgilenmesine de büyük katkı sağlar. Atık teknolojileri konusunda ülkemiz yerli teknolojileri geliştirme yolundadır. Türkiye bu tecrübelerini hem coğrafi hem de gönül yakınlığı olan ülkelere ihraç edebilecek tecrübe ve ekipmana sahiptir. Böylece ülke içindeki hızlandırma olacağı gibi önemli bir ihracat kapısıdır.
Bu çalışmadan dolayı emeği geçenleri, Sıfır Atıf Vakfını tebrik ederiz.