Okulların tatile girmesiyle beraber her düzeydeki eğitim ve öğretim kurumunda mezuniyet törenleri yapılıyor. Bu törenlerin esas aktörü mezun öğrencidir, ama mezunun ana-babası ve yakınları, mezun eden hocalar veya protokol olarak katılanların her birisinin hatırası vardır. Biz de bu sıralamaya göre mezuniyet törenlerimizi hatırlamaya çalıştık.
Yakın zamana kadar devlet okulları mezuniyet töreni çoğunlukla yapmazlardı. 1973 yılında mezun olduğum Meram Tavukçular mevkiindeki Alpaslan İlkokulu ve 1976 yılında mezun olduğum Muhacir Pazarı civarındaki Mevlana Ortaokulunda, hatta 1980 yılında mezun olduğum Konya İmam Hatip Lisesi (şimdi merkez) mezuniyet törenleri olmadı. 1973 yılı 23 Nisan’ında Konya il Halk Kütüphanesi (şimdi Anıtt’taki Tiyatro Binasında) sınıf öğretmenimiz ve okul müdürümüz Niyazi Dinç beni o günlük sembolik kütüphane müdürü yapmıştı. 1980 Haziran ayında da İHL birinci bitirdiğimden Türk Anadolu Vakfı Cıvıloğlundaki merkezine çağırıp bana birincilik mükafaatı olarak 400 TL verdi, o paranın üzerine 100 lira da üç tekerli arabamızla kazandığım parayı ilave ederek Şirinçeşme sokakta Arapça kitap satan dükkandan Mecmeu’t-tefasir kitabını almıştım. At arabası ile rızkını kazanan rahmetli dedem de 200 Lira verdi ve ona da Sahih-i Müslim aldım.
1984 yılında İstanbul Siyasal Bilimler Fakültesinde ikinci dönem mezunları için mezuniyet programı fakülte girişinde yapılmıştı, bir saat süren sade bir törendi. O dönemde fotoğraf makinesi bile sınırlı olduğundan bu anılara dair fotoğraf çok az… Ancak fakültenin son döneminde bir grup arkadaşımız mezuniyet albümü hazırladılar, birer fotoğraf verdik. Yakın arkadaşlarımız da bizim hakkımızda, biz de onlar hakkında izlenimlerimizi yazdık ve bunlar albüm olarak basıldı. Şimdi bunlara bakarak hatıraları canlı tutuyoruz. Yüksek lisans ve doktora sonrasında da cübbe bile giymedik. Diyanet İşleri Başkanlığı doktora ve yüksek lisans personeli için düzenlediği eğitim programından sonra da bir program düzenledi, programda birinciliğimiz olduğundan bir duvar saati hediye verildi. Bazı gazeteler haber yaptıklarından o güne ait haber ve resim verildi. Doçentlik ve profesörlükte de sadece bir zarf içinde belge geldi. Şahsımın mezuniyet programlarını böyle olduğunu hatırlıyorum.
Çocuklarımın mezuniyet törenleri genellikle anaokulunun ilk döneminde daha canlı olurdu. Belki ebeveyn olmanın duyguları ile çocuğa yakın ilginin mahsulü olsa gerek…Mesela ortanca oğlumuzun anaokulu mezuniyetinde yeniçeri kıyafetiyle okuduğu şiiri “Çocuklar ölmesin” şimdi ailecek hatırlıyoruz, otuz yıla yakın süredir… Büyük oğlumun, 28 Şubat yıllarında İşletme Fakültesindeki mezuniyet törenine annesinin, eşimin başı kapalı olduğu için gidemedi, ben de gidemedim. Bir dönemler maalesef ülkemizdeki eğitim kurumlarında ideolojik saplantılarla ailelere ve mezunlara karşı baskı yapılıyor, aileler törenlere alınmıyor veya çıkarılıyordu. Bunun acı örnekleri pek fazla…
Mezuniyet törenlerinin odağında mezun olan öğrenci bulunur. Her eğitim kurumunda törenlerin gelenek haline gelmiş usulleri vardır. Devlet okullarında mezuniyetler için bir ödenek konulmadığından ya eski mezunlardan veya hayır sahipleri/sponsorların destekleriyle programa katkı sağlanır, ikramlar, derece ile bitirenlere hediyeler verilir. Tören düzenlemede seçilen mekan, ses düzeni, oturma ekipmanları, süslemeler, program akışı, profersonel sanatçıların maliyetleri gibi pek çok konu tören düzenleyenlerin dikkate alacakları konulardır.
Törenin seyri, yönetimi, sunucusu gibi konular da ihmal edilemez. Aksaklıkları çok gündeme getirmeden maharetle çözmek gerekir. Özellikle protokolün katıldığı törenlerde süreye uyulmayıp uzun konuşmalar olursa homurdanmalar olur. Bazı ideolojik grupların törenleri gösteri alanına dönüştürmesi de görülebilir. Özellikle siyasi nitelikli pankartlar sloganlar, toplu sloganlar, bağırmalar görülebilir. Hatta bazı gruplar resmi mezuniyet törenleri öncesi alternatif mezuniyet törenleri bile düzenleyebilir. En çok merak ettiğimiz hususlardan birisi mezuniyet törenlerinde öğrencilerin evlilik teklifidir. Ama fazla rastlanmıyor, belki müstakbel eşlere çicek sunuluyor.
Öğretim üyesi, öğretmen için de mezuniyet ayrı bir anlam ifade eder. Çünkü yıllarca emek verdiği bir grup öğrenci artık mezun olmaktadır. Bunlar ileride yakın çalışma arkadaşı, meslektaşı olacaktır.
Mezuniyet törenleri öğrencinin aidiyeti için de bir bağdır, aynı zamanda kuruma, öğretmenlere, hocalara vefanın yansımasıdır. Öğrencinin cübbe giymesi, törenin sonunda kep atması en çok hatırlanan kısmıdır. Belgeyi genellikle üniversitenin, fakültenin veya bölüm başkanının hocaların elinden almak, bazen de bir devlet adamı veya protokolden almak hep hatırlanır.
Bazı fakültelerin veya bölümlerin geleneğinde eski mezunlar da kep atarlar. Mesela mezuniyetin 30’ncu yılı… O dönem mezunları için bir araya gelme vesilesi olur.
Güzel hatıralar temennisiyle mezunlara başarılar…