Abdullah Leblebici

Sayın Bakan, duvarlardan haberiniz var mı?

Abdullah Leblebici

Bazı yazılar vardır ki muhatabına ulaşır mı, ulaşmaz mı bilinmez.  Hele Anadolu'nun küçük bir ilçesinde görev yapan bir yerel gazetecinin kaleminden çıkan satırların, devletin en üst makamlarına ulaşması kolay değildir.  Bunun da farkındayım. Ama yine de karınca misali ağzıma bir damla su alıp taşıyorum.  Belki yangını söndürmez ama en azından niyetimizin ne olduğu belli eder.

Sayın İçişleri Bakanı, Seydişehir'e teşrif ettiniz. İlçemize gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyorum. Devletin en üst makamlarında bulunan isimlerin Anadolu'yu ziyaret etmesi, vatandaşla buluşması elbette kıymetlidir. Ancak bu ziyaretlerde aklımı kurcalayan bir konu var. Vatandaş ile devlet arasına, basın ile devlet arasına neden görünmez duvarlar örülüyor? Bunun sizin talimatınız olduğuna inanmıyorum.

Yıllardır edindiğim tecrübe bana gösterdi ki çoğu zaman "kraldan çok kralcı" anlayış, yöneticilerin istemediği uygulamaları hayata geçiriyor. Güvenlik tedbirleri elbette alınmalı; ancak tedbir ile iletişimi tamamen koparmak aynı şey değildir. Ulusal basın mensuplarıyla sık sık bir araya geliyorsunuz. Sorularını dinliyor, değerlendirmelerini alıyorsunuz. Peki, Anadolu'nun ilçelerinde görev yapan yerel gazeteciler neden bu fırsatı bulamıyor?

Oysa beş dakikalık kısa bir sohbet bile yeterli olurdu. Çünkü yerel basın, yaşadığı şehrin nabzını tutar.  Vatandaşın sevincini de sıkıntısını da en yakından gören odur.  Size bağlı kurumlar, doğal olarak her konuyu olduğu gibi aktaramayabilir. Beğenilmeyecek bir meseleyi dile getirmekte çekingen davranabilir.  Yerel basın ise tam da bu yüzden vardır; halkın sesini duyurmak için. Seydişehir ziyaretiniz sırasında bunu bir kez daha hissettik.  Güvenlik çemberi o kadar geniş tutuldu ki bırakın Sayın Bakan'a bir soru sormayı, uzaktan takip etmek bile neredeyse imkânsız hâle geldi.  Oysa gazetecinin görevi, kamu adına izlemek, sormak ve aktarmaktır.

Bir başka üzüntüm daha var.

Bu ziyaret sırasında yerel bir gazetecinin maruz kaldığı muameleye ilişkin yaşananlardan da haberdar olmadığınızı düşünüyorum.  Olayın ayrıntıları belki size hiç ulaşmadı. Belki de ulaşmasına fırsat verilmedi. İşte tam da bu yüzden yerel basınla kurulacak doğrudan iletişim büyük önem taşıyor. Devlet ile millet arasında köprü kuran yerel basın, engel olarak görülmemeli; çözümün bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

Sayın Bakanım…

Sizden beklentimiz ayrıcalık değil, sadece iletişimi.  Bir sonraki Seydişehir ziyaretinizde, beş dakikanızı yerel basına ayırmanız bile bizler için büyük bir değer olacaktır.  Çünkü o beş dakika, belki de size hiçbir resmî raporda yazmayan gerçekleri anlatacaktır. Bizler, bulunduğumuz şehirlerin hafızasıyız. Bizi dinlemek, aslında vatandaşın sesini dinlemektir

Yazarın Diğer Yazıları