YAZARLAR

Her yıl geleneksel olarak kutlanan, dahası ismi olup varlığını çok yaşayamadığımız “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” müzü bu yıl çok daha farklı bir şekilde kutluyor ve yaşıyoruz.

Aslına baktığımızda günümüz, 1961-1971 arasında “Çalışan Gazeteciler Bayramı” adıyla kutlanmış; 1971 yılındaki askeri müdahaleden sonra ülkede gazetecilerin bazı haklarının geri alınması üzerine kutlama gününün adı, ” 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” olarak değiştirilmiş. Nitekim günümüze kadar da böyle kutlanmaya çalışılmış. Ancak ben 30 yıla aşkın süredir yaptığım bu meslekte, ilk kez bu yıl günümüzü hissettim desem yeridir.

Hatta dün gerçekleşen bir programda bir araya geldiğim meslektaşlarımla da bu konuyu ayaküstü paylaştığımızda bu hissi yaşayanın sadece ben olmadığımı görmüş oldum.

Evet yaptığımız iş gerçekten sorumluluk isteyen ve sıkıntılı süreçlerle icra edilen bir iş, sonuçta alkışlayanlarınız da teşbihte hata olmasın taş atanlarınız da çok. Yaptığınız haberle bir kısmı sevindirirken diğer bir kısmı sinirlendiriyorsunuz. Velhasılıkelam iyisi, kötüsü, güzeli, çirkini ile mesleğimizi doğru şekilde yapmaya çalışıyoruz.
Öncelikle günümüzde bizleri unutmayan ve hatırlayan herkese teşekkür ediyorum. Gönderilen mesajlar, yapılan açıklamalar mutlu etmeye yetti ancak, unutmadıklarını gösterenler arasında başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay ve ekibi, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ve ekibi ile Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca ile güzel ekibine ve Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş ve ekibine ayrıca teşekkür ediyorum. Karatay Belediyemizin fidan dikim hediyesi maddenin ötesinde manevi bir özellikte taşımış oldu. Bu şehirde görev yapan gazeteci arkadaşlarımızın artık dikili bir ağacı oldu. Artık o fidanları büyütmek ve bakmakta meslektaşlarımın özel ilgisine ait olsun. Bu arada bir teşekkür de ulusallığı ve kurumsallığı ile farkını her zaman öne çıkartan sevgili kardeşim O Ses Çiğköfte yönetim kurulu üyesi Mustafa Uysal’a.

KURAKLIK KORONADAN DAHA TEHLİKELİ

Acısı tatlısıyla tamamladığımız bir yılın ardından yeni senenin ilk haftalarını geride bırakmış olduk. Koronanın açtığı yaralar kısmen de olsa sarılmaya başlarken aşı beklentisi henüz karşılık bulmadı. Bakalım, ileriki günlerde aşının bu işleyiş üzerinde ne denli bir etkisi olacak, göreceğiz.

Ama benim dikkat çekmek istediğim asıl mesele kuraklık. Gündemin en önemli konusu haline gelen kuraklık fazlasıyla kendini göstermeye başladı. Her gün farklı şehirlerin baraj doluluk oranlarının acı tablosuna şahit oluyoruz. Göller, göletler, barajlar derken uzmanların yeraltı sularındaki azalma söylemleri endişelerin küçümsenmemesi gerektiğini de göstermiş oluyor.

Hatta birçok şehir su tasarrufu konusunda bilgilendirici çalışmalar yaparken bazı şehirlerin sayılı günlere yetecek kadar suyunun kalması tehlikenin eşiğinde olduğumuzun en net resmidir. Bu nedenle konuyla alakalı biran önce ciddi eylem planı hazırlamanın yanında insani kullanımın ötesinde, tarımsal sulama için de büyük önem arz eden bu nimetin bizleri dayanılamayacak zorluklara düşürmemesi en büyük duamız olmalıdır. Bakın geçtiğimiz haftalarda cuma namazlarında yağmur duaları yapıldı. Ancak Rabbim rahmetini hala indirmedi. Biraz kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor. Yaptığımız duaların karşılığının olması için kendimizi yenilememiz ve düzeltmemiz gerekiyor. İllaki su sıkıntısı olduğunda yapmayalım şu tasarrufu, hayatımızın her anında “israf”tan kaçınalım. Nimet bol iken israf eden, azaldığında tasarruf yapsa da ancak kendini kandırır.

Sözüm şu ki, sadece su ile değil tüm nimetlerde israfın önüne geçelim.

Hatırlarsanız korona başlangıç günlerinde sağlıkçılarımız için balkonlara çıkıp alkışlar göndermiştik. Peki, neden yağmur duasını da hep birlikte balkonlarda, çoluk çocukla yapmıyoruz. Toplumsal olaylardaki birlikteliğimiz hepimizin malumu, kuraklık konusu da hepimizin en büyük sıkıntısı olacak. O zaman bu duaya sadece cuma namazına katılanlar değil, herkesin amin demesi gerekiyor. Düzenlenecek programla hepimiz balkonlara çıkarak icabeti sağlayalım. Diyanet bu konuda öncülük ederek, o duaya herkesin katılımın sağlayıp aminleri yüce makama göndermeye vesile olabilir diye düşünüyorum.

Rabbim bizleri kuraklık ile imtihan etmesin ve rahmetini indirsin duasıyla, kalın sağlıcakla…

> Yeni Meram >Yazarlar > YAĞMUR DUASINA HERKES KATILMALI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.