YAZARLAR

Bizim kültürümüzde aile tanımı şudur; “Aile ülfet ve muhabbete dayalı mukaddes bir birlikteliktir.” Aile, fizikî bir alanı ortak kullanma beraberliği değildir. Cinsel tatmin birlikteliği değildir. İş ortaklığı değildir. Bir büroyu ortak kullanma birlikteliği değildir. Birlikteliğin temel mantalitesinde senin ki sana, benim ki bana aittir anlayışı yoktur. Bunlar batının aile anlayışının kodları ve dayatmalarıdır. Aile yapıları iskambil kâğıtlarından yapılmış binalar gibidir. Orta okulda kimya laboratuvarında karışım ve bileşiklerin farkı anlatılırken şu deneyi hatırlıyorum.
Demir tozuyla kükürtü karıştırdık, kağıdın üzerine serdik, mıknatısı yaklaştırdık, demir tozu mıknatısa yapıştı, kükürtle demir ayrılıverdi. İstanbul sözleşmesinin aile anlayışı işte budur.
İkinci deneyi de belli oranlarda demir ve kükürdü karıştırdık, metal bir tavada ısıttık sonra demir ve kükürdün kaynaştığını gördük, demir sülfür bileşiğine dönüştü mıknatısı yaklaştırdık, demir ve kükürt ayrışmadı. Çünkü yeni bir madde oluştu, ne demir ne de kükürt idi. İşte bizim kültürümüzde evlilik/aile kolayca bir çekim etkisiyle ayrışan karışım değil, yepyeni özelliklere sahip ayrılmaz bir bileşiktir.

Ülfettir, muhabbettir, mukaddestir. İki yarımın bütünleşmesi/mütemmimidir. Kadın erkek eşitliği bir safsatadır. Hiç bir bilimsel tarafı ve pratik değeri yoktur. Kadının sahip olduğu binlerce kıymetin/değerin erkekte karşılığı yoktur.

Erkekte ki bazı değerlerin de kadında karşılığı yoktur. Sağ ayağınıza giydiğiniz ayakkabıyı sola giyemezsiniz. Bunlar eşiti değildir, ama tamamlayıcısıdır. Zaten biyolojik olarak da hiç bir fizyolojik değer referans aralıkları aynı değildir. Ancak sosyal hayatta, iş hayatında eşit iş yapabilme hakkı vardır. İş kanununda cinsiyete uygun iş tanımlamaları da yapılmıştır. Pratik hayatta da geçerli olan budur. Yirmi yıldır hastane yöneticiliği yapıyorum. Sürekli iş görüşmelerinde evli çiftlerin, “eşimle de bir görüşmem lazım” cümlesini sürekli duyarım.

Adab-ı-muaşerat kurallarımız vardır. Dört temel bileşeni vardır.

1-Saygı; Her yerde, herkese, her zaman, ırk, renk, dil, din, farkı gözetmeksizin saygı göstermek zorundadır. Başta aile içinde, eşler arasında uygulanır, evlatlar da sahada bu davranışı kayıt eder, nesilden nesile bu öğretiyi taşır.
2-Nezaket ve zerafet; Önce çocuk, aile içinde bu davranış öğretisini anı hafızasına kayıt eder, hayatın her safhasında davranışına yansır.
3-Hilm; Yumuşak, öfke yok.
4-Sabır; Olumsuz bir olguyu olumluya çevirmek için ortaya konan çalışma ve mücadele sürecidir. Körü körüne yanlışa boyun eğmek değildir. Bu aptallıktır, tükenmişliktir.
5-Sevgi; Gönüllere kurulan köprünün adıdır.
Niçin İstanbul sözleşmesine taraf olmaktan ayrılışımıza gösterilen tepki ve vaveylalar yerine, kendi değerlerimize sahip çıkma arzusuna yönelik tepki göstermiyorsunuz.
Hele cinsel tercih diye bir safsata var ki; LGBT melanetini meşrulaştırma, yaygınlaştırma, kurumsallaştırma/evlilik kurumu haline getirme, hiçbir şekilde parçalayamadıkları aile yapımızı bozma ve yıkma projesidir. Aslında bu sözleşmenin imzalanması baştan büyük bir hata ve gafletti. Şükür ki geç de olsa feraset kullanarak bu belayı savdık.
Değerli dostlarım, 1996 da Alman Kültür Bakanı Türkiye’ye geliyor. Kültür bakanımıza şöyle diyor; “Sizin öyle değerlerimiz vardır ki, biz bütün bütçemizi bu değerleri kazanmak için harcasak elde edemeyiz, siz de bu değerlerinizden uzaklaşmak için para harcıyorsunuz, sizi anlamak mümkün değil.”
Binlerce yıllık kültürüyle kadınını başının tacı yapmış Türk milleti olarak cinsel sapıklık kahramanı Batılı emperyalistlerin sözleşmelerin sahiplenmek, gaflettir, ihanettir.
Dr. Kudsi Öncü

> Yeni Meram >Yazarlar > Vaveyla koparanlar aklınız başınızda mı?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.