YAZARLAR

Psikoloji dünyası uzun yıllardır; insanı anlamak, geliştirmek ve her hangi bir bozukluk var ise değiştirmek adına çalışmalar ve deneyler yapmıştır. Ödül ceza sistemi de bu araştırmalara daima dahil olmuştur. Peki ödül ceza sistemi nasıl ve neden gelişmiştir? Cevabı çok basit ; kısa sürede davranışı değişikliğine sebep olduğu için. Evet bu sistem kısa sürede davranış değişikliğine sebep oluyor fakat hepimiz biliriz ki emekle kazanılan şeyler her zaman daha kalıcı ve etkilidir. O zaman bu felsefe ile ilerliyorsak ödül ve cezanın kolaylık için geliştirildiğini ve kolay olan şeyin daha etkisiz olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin çocuk bir arkadaşına vurmuştur: Hemen ceza yoluna gideriz; arkadaşına vurdun sana vurma demiştim bu akşam sinemaya gidecektik gitmeyeceğiz sana ceza! Peki bu durum nelere sebep oluyor? Tabi ki esas sebebi gözden kaçırmamıza… Evet çocuk yanlış bir davranışta bulundu ve arkadaşına vurdu bu görünen sebep bir de görünmeyen sebep var çocuk neden vurdu? Kendini ifade edemediği için mi, sözcükleri kullanmada problem mi yaşıyor dilini kullanamadığı için şiddete başvuruyor veyahut bu davranışı nereden edindi? Gibi soruların cevabını alamıyoruz ceza sistemini uygularken. Bu da hem çocuğumuzu tanıyamamamıza sebep oluyor hem de çocuğa anlaşılmadığı hissini bir kez daha yaşatıyor. Evet bu davranışı tekrarlamayabilir ceza uygulamasından sonra fakat çocuğu bu davranışa iten temel sebepler değişmediği için bu sefer onu farklı davranışlara yönlendirerek saç yolma, tırnak yeme veya kekeleme gibi problemlerle karşı karşıya kalmamıza sebep oluyor. Bunların olmasını hiç bir anne baba istemez değil mi? O zaman ceza uygulamasının işe yaramadığını ve çocuğun özünün kavranmasının gerektiğini en baştan söyleyebiliriz. Peki belki de çocuk yetiştirirken günlük hayatta en çok kullandığımız ödüller? Tabi ki yine davranış değişikliğinin en kısa yolu ve en masum yolu gibi gözükse de belki de en tehlikelisidir diyebiliriz. İnsanın içinde doğuştan var olan ahlak sistemi ödülle birlikte tarumar olabiliyor. Birey, sonuna ödül konan bir davranışı ödül için yapmaya başlıyor ve esas amacından uzaklaşıyor ise burada ödül esas amaç oluyor. Bu da insani duyguları değil materyal dürtüleri üst plana çıkarıyor. Örneğin; anne çocuktan çöpleri dışarı atmasını isterken eğer çöpleri dışarı atarsan sana şunu veririm veya bilgisayarın başında 15 dakika daha kalabilirsin diyor. Çocuk koşarak yapıyor ve ödülünü alıyor. Bu da çocuk için şu anlama geliyor; ben anneme yardım etmek, iyilik yapmak veya evin bu iş bölümü bana ait olduğu ve benim sorumluluğum olduğu için değil ödülümü almak için çöpü dışarı attım. Bu durumda ahlaki gelişimden bahsedebilir miyiz peki? Tabi ki bahsedemeyiz. Bizim amacımız ise sadece çocuğumuza yardımseverlik ve iş bölümü kavramlarına alıştırmaktı oldu mu tabi ki olmadı tam tersine esas amacı unutturduk. Ertesi gün anne tekrar çocuktan çöpü atmasını istediğinde çocuk ödül olmazsa bu davranışı gerçekleştirmeyecek hatta zamanla ödülün artmasını isteyecek ve artmazsa da bu davranışı gerçekleştirmeyecek. Yani ödüller tıpkı madde bağımlılığı gibi artarak devam eden bir bağımlılığa da dönüşür zamanla. Yine başka bir örnek verecek olursak her gün geçtiğiniz bir yoldan geçmeniz için size para ödülü teklif edilse ne düşünürdünüz? Aklınızda bin türlü soru işareti belirirdi. Neden her gün zaten yapmam gereken bir şey için bana ödül teklif ettiler? Demek ki bu yolda yürümek tehlikeli olabilir ya da başka bir problem olabilir diye düşünürdünüz değil mi? Hatta çoğunuz geçmemeyi tercih ederdiniz. Çocuklar için inceler ve örneklendirecek olursak neredeyse her çocuk puzzle yapmaya bayılır. Peki bunun sonuna bir ödül koyarsak ne olur? Ben söyleyeyim çocuk sonunda ödül olmadan o çok sevdiği puzzle bile yapmamaya başlar. Çünkü tekrarlamak gerekirse eğer esas amaç puzzle oynamak değil ödül olmaya başlar. Esasen bizim ödül diye nitelendirdiğimiz gerçekten ödül değil “pazarlık” tır. Gerçek ödül; esas amacın dışına çıkılmadan çocuğun güzel bir davranışı sonucunda onu onore etmek ve ona küçük jestler yapmaktır. Gerçek ödül ve işlevsiz ödülün arasındaki en büyük fark: Önceden konuşulup konuşulmamasıdır. Eğer önden pazarlık şeklinde anlaşılarak ödül konuyorsa bu geliştirici değil etik değerlerden ve amaçtan uzaklaştırıcı, esas amaç gerçekleştikten sonra veriliyorsa işte bu gerçek ödüldür. Toplumun, evlatlarımızın, gelecek nesillerin; ahlaklı ve ilkeli olmalarını yürekten istiyor isek ki ben öyle olduğuna tüm kalbimle inanıyorum: Bildiğimizin ve yaptığımızın dışına çıkarak, öğrendiklerimizi uygulayarak devam etmeliyiz yolumuza. Evet değişim zordur; fakat meyvesi tüm çabalara değecek lezzettedir.

> Yeni Meram >Yazarlar > ÖDÜL VE CEZA
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.