YAZARLAR

Neşter sadece doktorlarımızın elinde olur, doktorlarımıza daha çok yakışır, onların elinde hayat kurtarır diyenlere katılmamak mümkün mü?
Elbette hayır!
Neşter oldukça zengin ve dolu bir kavram…
Edebiyata ve özellikle siyasete pek bir güzel gidiyor!
Neşter demek keskinlik demek…
Bıçaktan daha keskin ve etkili demek…
Kesin sonuç demek!
Neşteri elinize almak, nasıl karar verilen bir işe başlamak anlamını taşıyorsa, neşteri vurmak deyince de, kesin bir sonuca varmak adına, çözülmesi gereken sorunlara, anında ve acil müdahale etmek olarak anlatılır.
Neşter bu, keskin ve kesici bir alet! Allah etmesin uzman olmayanın elini keser, derin yaralar açar diye uyarılarda bulunanları da mutlaka dinlemek lazım!
Ancak biz, neşteri gerçek sahiplerine yani doktorlarımıza bıraktıktan sonra, elimize bir başka neşter alıyoruz!
O neşterin adı ne mi?
Söz neşteri!
Söz neşteri,” –acak” diye kesiyor, “-ecek” diye biçiyor.
Bazen, sözün gittiği yere, sözün bittiği yere, sözün gücünün kudretinin ulaştığı yere kadar gidiyor.
Bir arpa boyu yol alınamadığı zamanlar da oluyor, hayal bile edilemeyecek sonuçlara da imza atıldığı oluyor…
Söz neşterinin gücü yada güçsüzlüğü, onu elinde tutana bağlı!
Bıçak misali kesmese de, söz ağırlıklı olduğu için, ya söz verenin istikbalini bitiriyor, ya da sözünde durduğu için ona ikbal yollarını açıyor.
Bazen, sözle de olsa, bir anda ortamı, ortalığı güllük gülistanlık bir hale büründürüyor.
Bazen de, sözünde duranların elinde şehirlerin, ilçelerin yüzleri gülüyor, kaderleri değişiyor.
Böyle olduğunda ise, o neşteri vuranlar efsane oluyor, efsane olarak anlatılıyorlar!

*****
Nasıl ki, Doktorlarımız ellerindeki neşterle hayatından ümit kesilmiş insanları hayata döndürüyorlarsa, Siyasilerimiz ve Başkanlarımız da, sorumlu oldukları sahaları, alanları, şehirleri, ilçeleri kurtarmak için başlattıkları hamlelere, projelere, yerinde ve akılcı tespitler sonucu vurdukları neşterle hayat veriyorlar, talihlerini döndürüyorlar!
Neşter kavramı işte bu yüzden çok tutuldu, çok sevildi, dillerden düşmemesi de, o yüzden…
Özellikle, görevlerine ilk kez gelen Başkanlar, Yöneticiler, Amirler, Müdürler neştersiz konuşmuyorlar artık.
Neşter demek, acil müdahale demek, mesele her ne ise onu masaya yatırmak demek!
Siyasilerimiz, Başkanlarımız, Doktorlarımızdan ilham ala, ala bugünlere geldilerse bunu neşter kavramına borçlular!
Söz neşteri günümüzün en önemli argümanlarının başında olsa da, işe neşterle başlamışsanız, neşterle bitirmek zorundasınız!
Ya neşteri vuracağım diye konuştuktan sonra, her dediğiniz sözde kalmaktan ileri gidemeyecek,
yaşattığınız hayal kırıklığı şehrin, ilçenin her köşesinden, iniltilerle, ahlarla, beddualarla misliyle size geri dönecek!
Ya da vuracaksınız söz neşterini, sözünüz şehrin sokaklarında, caddelerinde, en ücra semt ve mahallelerinde bir umut olarak yankılanacak!
Coşku ve heyecan saracak dört bir yanı!
Dualar edilecek ardınızdan, efsane olacaksınız, unutulmazların arasına gireceksiniz bir anda…

*****
Atalarımızdan kalma güzel olduğu kadar, düşündürücü ve çoğu kez istenmese de, arzu edilmese de, büyük bir oranda doğru çıkan bir söz vardır.
Nedir o söz bilir misiniz?
“Gelen gideni aratır!”
Biz Türk Milleti olarak, eli neşter tutanları severiz.
Neşteri göstermelik olarak elinde tutanı, hava atanı değil…
Neşteri vurduğu an, dert ve sıkıntıları sona erdireni, yüz güldüreni, nefes aldıranı, toplumu rahatlatanı…
Hasret gittiğimiz, hasret kaldığımız, hasretle beklediğimiz insanlar o insanlardır!
Neşter vursun diye, ondan başkası bu neşteri vuramaz diye seçtiklerimiz, görev başına gelmesini istediklerimizi hatırlamıyor musunuz?
Neşter vuracağım diyen başka, neşter vurmayı düşünüyorum diyen başka, bu lafları sıralamadan, reklam yapmadan, etrafına kalabalıklar toplamadan, neşteri vurup toplumu ve insanları rahatlatan daha bir başkadır.
Neşter, aciliyet gerektiren, kangren olmuş işler için gereklidir.
Söz neşteri işin erbabının elindeyse korkmayın!
O işe başlamadan değil, işi hallettikten, neşteri vurup meseleyi kökünden çözdükten sonra haber verir.

*****
Bu şehrin ve merkez İlçelerimizin masaya yatırılacak konuları da çok, neşter vurulacak meseleleri de…
Mesele ne mi?
Başkanlarımız meselenin ne olduğunu, aksaklıkların nerede olduğunu görmüş olmalılar ki, neşterli cümleler kullanıyorlar.
Büyükşehrin derdi de, sıkıntısı da büyük olur diyebilirsiniz.
Geçmişte, şehrimizi birlikte ve beraber yönetiyoruz denmiş ancak, bu konu ne kadar ciddi anlamda ele alınmıştı, bilemiyoruz.
Bu şehrin trafik problemi var!
Ulaşım problemi var!
Temizlik problemi var!
Bir ve beraber olma problemi var!
Sen-ben gibi, sizden-bizden gibi hoş olmayan, bu şehrin hoşgörüsüne yakışmayan birlik ve beraberlik ruhuna zerrece uymayan bir olma problemi var!
Gönüllerin alınması için,
Gidilmeyen, gidilemeyen,
İlgi ve alaka yüzü görmeyen,
Bir yerde unutulduğu hissine kapılan,
Merkez ilçelerimize sonradan bağlanan kasaba ve köylerin mahalle olduktan sonra,
Yalnızlığını sona erdirme teşebbüslerinin adıdır neşter vurmak!
Bunların yapıldığını görmek, bu işlere başlanıldığını görmek gerçekten sevindirici…
Öncelik nedir denilecekse, vatandaşımıza kulak verelim isterseniz.
Vatandaşımız diyor ki;
Neşter vurulacaksa öncelikli olarak, doğalgaz ve elektrik faturalarıyla yarışan, su fiyatlarına vurulsun. Su faturaları hafiflesin.
Sonra ulaşıma makul bir indirim gelsin.
Sevgili büyüklerimiz!
Neşter elinizde…İster sözümüz söz der, neşteri vurur gibi yapar, vurmaz bekletirsiniz!
İster vurursunuz neşteri, vurduğunuz yerden insanlar için umut fışkırır, sıkıntılar biter, yüzler güler.
O yapılanlar, gülen yüzlerden, huzur bulan kalplerden dua olarak sizlere geri döner.
Siz bilirsiniz!

> Yeni Meram >Yazarlar > NEŞTER!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.