YAZARLAR

Geçtiğimiz hafta gazetemizde yer alan Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk’ün, Çin’de görülen koronavirüs salgınının küresel ekonomi için oluşturduğu tehdidin Türkiye için yeni imkanlara dönüşebileceğini söylediği haber, sanayiden olumlu karşılık bulurken tedirginlik de oluşturmadı değil.
Evet, Selçuk Başkanın bu açıklamasını ulusal talep formlarında yapılan istekler doğrularken dünya piyasalarının üç sektör için yönünü Türkiye’ye döndüğü gözlemleniyor.
Dahası salgın nedeniyle kimya, hazır giyim ve çelik sektöründe talepler Türkiye’ye yöneldi diyebilirim. Ticaret Bakanlığı verilerinin yanı sıra sektör temsilcilerinin açıklamalarına göre “Koronavirüs salgınının Çin ekonomisini olumsuz etkilemesinin ardından kimya, hazır giyim ve çelik sektörlerinde Türk firmalarına talep artışı dikkat çekti. Çin’deki fabrikaların durmasıyla bazı küresel alıcılar, siparişlerini Türk firmalarına yönlendirirken, ihracatçılar pazar fırsatları için gelişmeleri yakından takip etmeye başladı” deniliyor. Zaten Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk’ün açıklamaları da bu bağlamda olduğundan bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiği, özellikle sanayisi ile güçlü olan şehrimizin iyi bir pay alacağı yönünde fikirler gelişti.
Ancak hafta içi sanayici dostlara yaptığım ziyaretlerde konunun önemli bir getirisi olması için etkenlerin bir arada olması gerektiği fikri savunuldu.
Nedir bu etkenler?
Öncelikle gelen taleplerin karşılanması için hammadde, yani çelik. Çelik piyasasını Çin elinde bulundururken taleplerde istenen siparişler için Türkiye’de ebatsal anlamda döküm çeliğin yapılmadığı ve bunun için de küresel alıcıların isteklerinin yerine getirilmesinde sorunlar yaşanacağı düşünülüyor.
Bunun yanı sıra kalifiye eleman sıkıntısı da sanayicilerimizin zorlandığı en önemli konuların başında geliyor. Bugün mevcut siparişlerini üretmede eleman eksikliğinden dem vuran sanayicilerimiz küresel siparişler gelmesi durumunda bunun altından nasıl kalkacaklarını da düşünüyor.
CNC tornanın ötesinde üniversal tornanın başında genç kardeşlerimiz yerine eski toprak olarak adlandırdığımız tecrübe ve yetenekli amcalarımızın olması gelecekteki eleman sıkıntısının ne boyutta olacağının da resmini gösteriyor.
Benim düşüncem bu sıkıntılar daha fazla baş göstermeden gerek ticaret odamızın gerek sanayi odamızın ve ilgili kuruluşların konuyla alakalı sanayicilerin katılımı ile bir çalıştay düzenlemesi ve sıkıntı sorunların dinlenerek çözümlenmesi gerektiğidir.
Yani masa kenarında oturan isimlerin de; sanayinin tozunu yutan, eleman sıkıntısı çeken, üretimde ham madde problemlerini yaşayan isimlerin de olması gerekiyor. Böyle olursa gerçek sorun, sıkıntı dinlenmiş, gerçek çözüm bulunmuş olur.
İDLİB’İN YANI SIRA AKDENİZ’DE DE SULAR ISINIYOR
Konya ve ülke iç gündeminin yanı sıra sınır dışlarımızda yaşanan son gelişmelere de dikkat çekmek istiyorum. Bilindiği üzere İdlib’de tansiyon her geçen gün yükseliyor. Bunda en büyük pay Rusya’nın Esed rejiminin yanında ve destekçisi olmasıdır. Son gelişmelere göre Suriye’de iç savaşta katliamların ortağı olan Rusya, şimdi de İdlib’te Türkiye’ye karşı Esed rejimine kalkan oluyor.
Türkiye’nin rejime ‘çekil’ dediği yerlere Rus askerleri yerleşiyor. Çoğu Suriye’nin kuzeyinde olmak üzere Rusya’nın Suriye’deki üs/gözlem-kontrol noktası sayısı 75’e çıktı. Bu gelişme hayra alamet olmadığı gibi oynanan uluslararası oyunların da bir perdesi olarak değerlendirilebilir.
O oyunların bir diğer perdesi de Doğu Akdeniz’de açılıyor. Nasıl mı? Şöyle; Amerika’nın Güney Kıbrıs’a askeri bir üs inşa etmeye başlamasının ardından Fransa da, savaş gemisini Doğu Akdeniz’e yolladı haberi gündeme bomba gibi düştü. Doğu Akdeniz’de yaşanan doğalgaz geriliminde Rumların yanında yer alan Fransa, bölgeye ‘Charles De Gaulle’ adlı savaş gemisini göndererek bir nevi güç gösterisi yapmış oldu.
Ülke olarak çevremizde oyunlar sergilenmeye devam ederken hala ülke içinde ‘armudun sapı, üzümün çöpü’ türünden çekişmeler ülke olarak bizim değil çevremizde yer alan oyuncuların ekmeğine yağ sürüyor.
Kalın sağlıcakla…

> Yeni Meram >Yazarlar > Küresel talepler tamam, ama kapasitemiz var mı?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.