YAZARLAR

Yeni Malatyaspor maçıyla başlayan kabus, Beşiktaş maçında da devam etti. Oysa ki hepimizin beklentisi aynıydı. Ekim’deki milli ara sonrası kötü bir grafik çizen ve hızla zirveden uzaklaşıp tehlikeli bölgeye yaklaşan Konyaspor’un, yine bir milli ara sonrasında yeniden ayağa kalkacağı yönündeydi.
Beşiktaş maçına; taraftarlar, bizler, camia, yöneticiler, futbolcular ve teknik heyet de yeni bir başlangıç olarak bakıyordu. Yeşil-beyazlılar, maçın ilk yarısında beklentileri karşılayan bir görüntü verdi. O ruhsuz futbolun yerine daha istekli ve mücadele eden, golü isteyen bir takım izledik.
Karşılaşma öncesi meşalelerle karşılanan yeşil-beyazlı futbolcular maça da hızlı başladı. Konyaspor, henüz 4. dakikada Milosevic ile golü bulurken, maalesef VAR engeline takıldı.
Maçın hakemi Fırat Aydınus önce golü verirken, daha sonra VAR’ın ikazı ile sadece 10 saniye izlediği pozisyonun ofsayt olduğu kararına vardı.
Oysa ki görüntüyü biraz daha uzun izlese, bir de ‘kale arkası görüntüsünü istiyorum” demiş olsaydı daha sağlıklı bir karar vermiş olacaktı.
Buna karşın Konyaspor oyundan düşmedi, sürekli Beşiktaş kalesine yüklenmeye çalıştı, pozisyonlar da buldu ancak biraz şanssızlık, biraz da beceriksizlik sonucu golü bulamadı.
Maçın ikinci yarısı ise tamamen farklı geçti.
Konyaspor’un istekli görüntüsü durağan bir hal aldı. Yine sürekli yan toplar, geriye atılan paslar, hücuma çıkarken kaptırılan toplar derken maç deyim yerinde ise kör dövüşü şeklinde geçmeye başladı.
İki takım da yapılacak hatadan gol aramaya çalışırken, beklenen hata maalesef haftalar sonra ilk 11’de şans bulan Bajic’ten geldi.
72’de kontra atağı düşünmeyen Bajic’in gereksiz geriye oynadığı top, gitti kalemizde gol oldu. İkinci yarıda vasat bir görüntü veren Konyaspor, golün de etkisiyle iyice demoralize olurken, kalan dakikalarda gol için bir tepki veremedi ve maçtan tek golle mağlup ayrıldı.
Kısacası ikinci devre göz önüne alındığında iki takımın da galibiyeti çok hak etmediği maçı Beşiktaş bireysel bir hatadan bulduğu golle kazanarak 3 puanı cebine koydu.
Konyaspor ilk 45 dakikada hakem kurbanı olmasa, ikinci yarıda da o eski haline dönmemiş olsa en kötü 1 puanı hanesine yazdırmış olacaktı.
Sonuç olarak galibiyet hasreti 5 maça çıktı. Temsilcimiz için işler iyiye gitmiyor.
Daha 1 ay önce ilk 4 hesapları yaparken, şimdi ‘Acaba düşme korkusu yaşar mıyız’ demeye başladık.
Lig uzun bir maraton, sezonun ilk yarısının tamamlanmasına da 5 maç var. Konyaspor bu maçlarda maksimum puanları toplayıp, ikinci yarıya yeni bir planlama ile başlamak zorunda.
Özellikle devre arasındaki transfer politikası, yeşil-beyazlıların ligdeki yönünü belirleme adına önemli bir etken olacak.
Süper Lig takımları arasında kulübesi zayıf olan takımların başında geliyoruz. Sezonun ikinci yarısında sıkıntılı bir süreç geçirmeme adına Konyaspor yönetimi hem ilk 11’e, hem de kulübeye mutlaka ama mutlaka transfer yapmalı.
Bir parantez de Aykut Kocaman’a açmak gerek.
Beşiktaş maçı sonrası basın toplantısında oldukça durgun ve deyim yerinde ise ‘yıkık’ bir görüntü veren Aykut Kocaman’ın da bu ruh halinden kurtulması gerekiyor.
Daha önce Konyaspor ve başka takımlarda da buna benzer durumları birçok kez yaşayan Aykut Kocaman; spor kamuoyunda mücadelen kaçmayan, zor günleri dik durarak aşmaya çalışan bir hoca profili olarak bilinir. Aykut Kocaman başını kaldırarak, ‘kabullenmişlik’ görüntüsünden uzaklaşmalı!…

> Yeni Meram >Yazarlar > Gidişat iyi değil!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.