YAZARLAR

Bu hafta meslekî ağırlıklı bir konu ile sizlerle olmak istedim. Mevsim geçişlerini yaşadığımız günlerdeyiz. Gece-gündüz arasındaki sıcaklık farkları iyice arttığı gibi, günler arasında da hızlı meteorolojik değişimler yaşanıyor. Ayrıca, okulların açılması, toplu taşıma araçlarının kalabalıklaşması, soğuyan havalar nedeniyle mekân havalandırmalarının yeterince yapılmaması gibi nedenlerle “damlacık enfeksiyonu” diye tabir ettiğimiz, soluk alıp verdiğimiz ortama yayılan ajanlar vasıtasıyla oluşabilecek enfeksiyonlar açısından uygun alanlar oluşmaya başladı. Mevsim geçişleri döneminde havadaki ani değişimlere uygun olmayan kıyafet tercihleri de riski artırmaya başlıyor.

O zaman nelere dikkat etmeliyiz ki, bu dönemi en az hasarla atlatalım. Öncelikle, her yaş grubu sağlıklı insanı koruyan, vücudun askerleri ve onları harekete geçiren bir sistem var ve biz buna immün sistem veya bağışıklık sistemi diyoruz. Bu sistem, vücudumuzun dışa doğrudan açık dış yüzeyleri veya dolaylı açık sindirim sistemi, solunum sistemi gibi yüzeylerden gelen ilk sinyaller vasıtasıyla harekete geçer ve vücut için yabancı olarak nitelendirilen ajanların ortadan kalkması için topyekûn faaliyete geçer. Bu esnada, içeride başlayan bu olayların bedene birtakım yansımaları olur. Kırgınlık, halsizlik, ateş, burun akıntısı, boğazda yanma, öksürük, yaygın kas ağrıları, ishal, kusma vs. bulgular başlıca yansımalardır. Biz hekimlerin özellikle virüs enfeksiyonlarında tedavi ettiği şey de zaten bu yansımalardır (semptomatik tedavi).

Yapılacakları da yaş grupları itibarıyla birkaç grupta toplamak mümkündür. Bebekler ve yaşlılar birçok açıdan aynı grupta değerlendirilmelidir. Bebeklerde immün sistem yeterince gelişmediği için, tabiri caizse vücut dostu düşmanı ayırmakta zorlanır ve tepki yeterince oluşmaz, ateşlenmeler olur. Ebeveynler korkuya kapılır ama hekimler özellikle çocuklarda ateşten, kontrol altında olmak ve bazı tetkiklerin yapılmış olması kaydıyla çok korkmazlar. Çünkü problemin öncü habercisidir ateş. Yaşlılarda ise geçirilmiş hastalıklar ve kullanılan bazı ilaçlar nedeniyle bağışıklık sistemi baskı altında olabilir.

Her iki grupta yapılması gerekenlerin başında aşılama işlemleri gelir. Bebeklik ve çocukluk çağında aşılar karşılaşılabilecek muhtemel hastalıklar açısından bağışıklık sistemini eğitmek ve muhtemel düşmanlarını öğretmek işidir. Yaşlılarda da bazı hastalıkların aşılarını yaptırarak bağışıklık sistemini sürekli uyanık tutmak amaçlanmalıdır. Dengeli beslenme ile vücudun enerji ihtiyacını düzenli ve sürekli sağlamak, vücut sıvı dengesini korumak ta hastalıklara yakalanmamak açısından son derece önemlidir. Gün içinde oluşabilecek hızlı hava değişimlerine karşı koruyucu tedbirlerimizi almak, düzenli egzersizlerle vücut zindeliğini gözetmek, yaşanılan mekanları düzenli havalandırmak başlıca yapılması gerekenlerdir.

Bu iki grup dışında kalan yaş grupları açısından söylenmesi gereken en önemli husus “acı patlıcanı da kırağı çalabilir” gerçeğidir. Beslenme ve korunmaya ilişkin her öneri ve tedbirimiz herkes için geçerlidir.

Yine her yaş grubu için meyve ve sebzelerden aldığımız vitaminler, bağışıklık sistemi için son derecede önemlidir. Endüstriyel gıdaların hakim olduğu bebek, çocuk ve genç menülerinde temizliğe çok dikkat etmek kaydıyla mümkün olduğunca az işlenmiş, taze meyve ve sebze diyetleri yeterince olmalıdır. Hastalık oluşunca da işi ehline emanet edip tevekkül etmek en iyisidir.

Bizlere düşen koruyucu hekimliğin gereği olmadan önce uyarmak… Aman DİKKAT!

Sağlıkla ve sağlıcakla…

Haftanın Spotu…
Kaybetmeden kıymetini bil! Başına onlarca kelime koyabilirsin…

“Huzur içinde yaşayan, mesut olan bir felakete uğramadıkça o huzur ve saadetin kıymetini bilmez. İnsan hasta olmadıkça sağlığı takdir etmez.” (*)

(*) Sadi Şirazî

> Yeni Meram >Yazarlar > Dikkat!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.