YAZARLAR

Medine Ekmekci

 

Malumunuz gönüllü/zorunlu karantina günlerine girdik. Bir cemaat liderinin paylaşımını görünce şaşırdım!
İfade aynen şöyleydi: ”Bayram kültürünü bitirmeye çalışanlara inat, Cuma günü akrabalarımla ve arkadaşlarımla bayramlaşacağım” Bu nasıl bir aymazlık, nasıl bir kin nefret kokusu?
Her gün rahle başında diz çöküp okuduğunuz Kur’an’ da mealen: “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin, sizden olan ülü’l-emre de.” Yani devlet yöneticilerine de itaati farz kılar. Devletin tanımında milletinin canını da korumakla mükelleftir. Henüz aşısı bulunmamış bir hastalığa karşı tedbir almak elzemdir. Devletimiz keyfî bir kısıtlama getirmemiştir!
Bayramların bir özelliği de; birlik olma şuurunun şekillendiği, beraberlik duygularının pekişmesi olmasına rağmen(!)
Bu nasıl bir ayrıştırıcılıktır?
Bu bayramda tensel temasımız olamasa da ruhsal temasımız, olsun ne yapalım. Bir yanımız da buruk olmasın. Enerjimiz, sinerjimiz düşmesin. Hem biz Türklerde kutlama bitmez! Bayramdan sonra da “geçmiş bayramınız mübarek olsun” diye tebrikleşiriz.
Bugün literatürüme yeni bir kelime daha bıraktım. “Pozitif memontum” Şöyle bir hortum düşünelim. Bir kapılıyoruz ki o dönüşte sadece huzur var, sevinç var, neşe var. Duaların tek tek kabul oluşu var. İşte Pozitif Memontumuzu güçlendirmek için bayramlar öyle hediyelerdir ki…
Mesela çocuklarımızla bayram için geri sayıp, hediyeler alıp, jestler yapsak. Balonlar, çiçekler, çikolatalar… Kız ister gibi, düğüne gider gibi… Meleklerimizle iliklerimize kadar o coşkuyu hissetsek… Çünkü biliyoruz ki artık ‘şu ruh nerede titreşirse onu artırır.’ O yüzden bayramlarda mutlu olmak sevaptır.
Allah bizi değerli kılmış da sevinç günü ikram eylemiş. Gülmez mi gözlerin taa içi. Bu bayram evdekilerle şöyle sırtlarımıza vurarak sımsıkı ta gönülden sarılmalarla şifalanmaz mı geçmişimiz… Büyüklerimizin öperken ellerini; o üçüncü gözlere denk geldikçe pamuk tenler… Değişmez mi geleceğimiz…
İyi ki bayramlar var! Sevinelim, sevindirelim, dua edelim, şükredelim a dostlar. Rabbim önümüzü, ömrünüzü zeytin ağacı misali uzun ve yuvanızı zeytin taneleri gibi bereketli kılsın. Dualarınız makbul, bayramınız mübarek olsun.

> Yeni Meram >Yazarlar > Ayrıştırıcı dil ile din olur mu?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.