YAZARLAR

Değerli Hemşerilerim,
Bu yazımda 2020 yılının kısaca değerlendireceğim.
Şüphesiz ilk gündem Pandemi idi. İşin başında çok sıkı tedbirler ile büyük başarı sağlarken yaz başlarında yeni dönemi anlayamamaktan ötürü hem vaka hem de ölüm oranlarındaki çok hızlı artış ek tedbirler getirilmesine sebep oldu. Kanımca gerçekleşen rakamların zamanında şeffaf olarak paylaşılmaması, artı ve eksilerinin iyice tahlil edilmeden okullar vb. toplu hareket edilen alanların açılması ile bulaşın ve hareketliliğin artması, pandeminin adeta sona erdiği gibi bir bahar havası estirilmesi de insanımızda gevşemeye, sonucunda ise hem vaka hem de ölüm sayılarında ciddi artışlara sebep oldu.
İkinci gündem ise ekonomi ile ilgili gelişmelerdi. Dünyadaki ekonomik gerçekleri -ki şeffaflık, güven ve istikrar- göz ardı ederek yapılan günübirlik hamleler, zamanında yapılmayan cüzi faiz artırımları, dolar kurunun artmaması için rezerv dövizlerin bozdurularak piyasaya sürülmesi ve yalnızca piyasaya para pompalayarak ekonomiyi canlandırma girişimleri maalesef çok da başarılı olmadı. Bu hamleler yabancı para birimlerinin tarihi zirveleri görmesine sebep olurken, sahadaki enflasyonun artmasına dolayısı ile geçim sıkıntısı ve işsizliğin artmasına neden oldu. Son iki ayda ekonomi yönetimine artan güven ve istikrar sağlanacağına dair belirtiler ile döviz fiyatları (Faiz artırımının da etkisi ile) düşmeye ve dengelenmeye başladı. Kanımca Nisan-Mayıs aylarında bir rahatlama söz konusu olacak, faizler ve enflasyon düşerken dövizdeki hareketlilikte sona erecektir. Peki 2021 yılından beklentilerim ne diye sorarsanız; Aşı çalışmalarında yaşanan gelişmelerin pandeminin en azından kısa sürede kontrol altına alınmasına, sonrasında ise ortadan kalkmasına sebep olması en büyük beklentim,
Ekonomik toparlanma için ise, son 4-5 senedir ekonomiyi ayakta tutmak için piyasaya para pompalamak gerektiği inancının terkedilmesi, titiz bir çalışma ve ortak akılla, ihracat odaklı ve katma değerli ürün üretimine yönelik ciddi teşvik programlarının oluşturulması ise en büyük dileğim.
Her zaman dediğim gibi 21. yüzyılda en büyük sermayemiz iyi yetişmiş insan gücü olacak.
Bu gerçeği en ön plana alan, geleceğin ve ülkenin ihtiyaçlarına göre eğitim almış ve ülkeye çok büyük katma değer katacak bir eğitim reformunun hayata geçirilmesi belki de en önemli konu olarak karşımıza çıkıyor. Reformun okul öncesi eğitimden başlayarak üniversiteler de dahil olmak üzere akıllıca planlanması, hızlıca hayata geçirilmesi, bu konuda keyfi herhangi bir müdahalenin de kanun yolu ile güvence altına alınması ülke geleceği açısından keyfiyetten öte ülke geleceği için bir borçtur.
Diğer taraftan kıt ve çok değerli ülke kaynaklarının en verimli şekilde değerlendirilmesinin sağlanması amacı ile öncelik planlaması yapılması çok çok önemli bir diğer konudur. Pratik hiçbir faydası olmayan, çok dar bir kesimin istekleri doğrultusunda şekillenen ve gerçekleştirilen projeler rafa tekrar inmemek üzere kaldırılmalı ve yatırım kararlarının alınmasında reel ölçütler ışığında çalışmalar zorunlu hale gelmelidir. Bu çalışmaların fizibilite analizleri uzman kurum ve kuruluş onayları olmadan hayata geçirilmemelidir.
Unutmayalım ki,
TARİH KENDİLİĞİNDEN DEĞİŞMEZ!
DEĞİŞTİRMEK İÇİN YÜREĞİ TUTUŞMUŞ İNSANLAR GEREKİR…
Sağlıcakla kalın …
Dr. S. Kamil AKIN
İMO (İnşaat Mühendisleri Odası) Konya Şube Başkanı

> Yeni Meram >Yazarlar > 2020
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.