Mehmet Hançerli

Sıkı para politikası

Mehmet Hançerli

       Ekonominin daha sağlam temellere oturmasını sağlamak maksadıyla bazı zaman dilimlerinde neşter atılır. Öyle zamanlarda enflasyon canavarı düşme trendine girmese dahi yerinde say marş marş komutu almışçasına istirahata çekilir. Yetkili bilirkişilerin söylemlerine göre petrol fiyatlarındaki astronomik artışlar olmamış olsaydı enflasyon yıllık baz da %7 daha düşük olurdu.

        Toplumun ticari kesimlerinde her tarafta şu söylem var; İş var para yok. Piyasada para akışı olmuyor. Hakikaten özellikle inşaat sektöründeki hareketlenme epey durmuş görülüyor. Kiralık ev maalesef yok. TÜİK'in açıkladığı %31'in üzerindeki kira artış oranını dinleyen de yok. Son aylarda kira fiyatlarındaki artış dikkatlerden kaçmıyor. Bizde büyük büyükşehirlerden olduk galiba kiralık ev bulmak, hatta uygun fiyatta ev bulmak imkansız gibi.

         Rivayete göre 3000'den fazla sektöre iş verdiği kabul edilen inşaat sektörüne bir bakalım. Meslek ehli olsun olmasın, fen kurallarına uysun uymasın önüne gelen yetkili, yetkisiz inşaat yapıyor. Geçenlerde de ifade ettik. Ekonomi küçülüyor galiba, otomobiller gibi evler de küçülüyor. Revaçta olan 2+1 daireler.

          Neler yaşamıştık bir hatırlayalım. Emekli ailelerimiz evlerini satıp bankaya yatırdılar. Yeni inşaat yatırımları bu vesile ile durma noktasına geldi. Vatandaş daire yada dairelerini sattı. Bankaya yatırdı. Gelen parayla da geçinip gidiyor.

           Yalnız son aylarda çok tuhaf bir gelişme var. Devam eden inşaatlarda pazarlama problemi var. Şehrin gelişmeye açık olan lüks konutların yapıldığı alanlarda azda olsa bir hareketlenme var. Eskilerde inşaat firmalarını arayıp bana 3 daire, bana 5 daire yaz deme dönemi kapandı. Bu insanları inşaat firmaları arıyorlar. Onlarda ticari ortamın belirsizliğinden dolayı biraz dursun diyorlar.

            Bu tür ticari ortamlarda sanayicisi, esnafı, çiftçisi ve toplumun diğer kesimleri yatırım yapmazlar. Ortamı kollarlar ve beklerler.
Bizde bir sektör biraz açılmayı görsün. Bundan üç sene öncesinden itibaren ülke insanı emlakçı ve galericiliğe soyundu. Aman Allah'ım. Önüne gelen sertifikasını aldı ve bu iki mesleğe heveslendiler. Tekrar edelim. Emlak sektöründe kiralık ev yok denecek kadar az. Buna mukabil satılık konut, hele ki satılık villa ve villamsı evler gani. İnsanımız bahçeli ev, villa, dublex ve triplex ev yapımına hummalı bir şekilde girdi. Biraz depremden çekindiğinden, birazda bahçe özleminden kaynaklanan düşüncelerle. Halbuki evde inşaattan anlamazsanız kabus olur. Bu evlerin işi bitmez ki, yalıtımı, ısınması, güvenliği hepsi bir problem.

          Gelelim otomobil dünyasına. Hele bir de yılbaşının yaklaşıyor olması, harcamaları vergiden düşme adına otomobil ve SUV alınması için kampanyalar peş peşe geliyor. Birde elektrikli araç ve SUV özentimiz var! Yeni otomobil ve SUV'umuz TOGG fiyat olarak muadillerine göre hakikaten uygun.

         İşin duayenlerine sorduk. Bir TOGG'un aküsü yada bataryası yaklaşık 8 sene gidiyor. Bugün kü fiyatlara göre 800 bin tl yani yılda elektrik yakıtı hariç batarya amortisörü 100 bin TL oluyor. Çoğu binicimiz yılda 100 bin TL'lik yakıt dahi harcamıyor. Birde elektrik masrafını koyarsınız.

         Hollanda'dan bir dostumuzu aradım. Dedim ki bize soğuk hava dahil her şey batıdan gelip, balkanlardan giriş yapıyor. Sizde elektrikli araç konumu ve kullanımı nasıl diye. Devlet önceleri vergileri sıfıra indirmiş sonrada insanlar elektrikli araç alınca vergileri öyle bir artırmışlarki sormayın! Bizde eski rağbet yok. Millet mevcut aracını kullanıyor dedi.

          Bir soru ile bitirsek; Sıkı para politikası seçim öncesi uygulanabilir mi?

         Saygılar efendim
 

Yazarın Diğer Yazıları