Durağan gündem yine rotasını ekonomiden siyasete yönlendireceğe benziyor. Hep vurguladık ya! İktidarı ile muhalefeti ile tüm siyasi partilerin üzerinde bir atalet var. Çok tuhaftır. Şu aralar en çok sahada, çarşıda, pazarda, medyada, basında olması gereken ana ve yavru muhalefetler yok maalesef.
Nasıl olacak peki! Kendi ismini dahi çözememiş CHP'den ayrılan Yeni Parti neyi çözecek, Sayın Kılıçdaroğlu’nun kayyum olarak CHP'ye Genel Başkan atanması ile birlikte sosyal demokratların Yeni Parti kanadı adeta strese girdi. Kardeşim siyasi partilerin A, B, C planları olması lazım. Hatta bazı siyaseti iyi bilen ve bildiğinin karşılığını alan siyasi partilerin bırakın A,B,C yi D plânı dahi vardır. Akıllı olanlar şu anda yürürlüğe konulan C planını görmüşlerdir umarız.
Sayın Özel ve saygıdeğer yoldaşları. CHP ile açılan dava ile ilgili mutlak butlan kararı alınabileceğini hiç düşünmediniz mi? Bu sadece bir B plânıdır. Sayın Kılıçdaroğlunun CHP'si kurultaya niçin gitsin ki! Kurultay cengaverlerinin hepsi sizin adamlarınız. Onların fikirlerinin değişmesi noktasında bir hayli emek harcadınız performans gösterdiniz. Yahu bir isim dahi bulamadınız. Yeni Partinin ismi "Yeni Parti" oldu. Bununla benzerlik gösteren bir "Yenilik Partisi" var. Ya başka bir isim bul ki bir başka partiyi çağrıştırmasın. Ya da Yenilik Partisinin gönlünü yap. Şikayet ettirme ve ismi yine "Yeni Parti" olsun.
Şimdi Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri Yeni Partiye isim değiştirmek için süre vermiş. Hala önünüzde fırsat var. Yenilik Partisi yetkilileri ile görüş ikna et veya bir parti ismi bulun lütfen. Üyeleriniz arasında bu konuda çok uzman, kültürlü ve deneyimli insanlar var.
Sonra kimleri çıkar bunlar partilerinin ismini dahi çözemediler. Memleket meselelerini mi çözecekler, ekonomik problemleri mi çözecekler der! Demedi demeyin.
Bu veriler altında Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Bahçeli, partisinin gurup toplantısında gündemi sarsacak ifadelerde bulundu.
- TBMM'de seçimin 2028'de yenilenmesi kararı alınmalı ve Erdoğan bir kez daha aday olmalı dedi.
Burada erken seçim değil farklı bir beyan var. Seçimin yenilenmesi ne demek. Böyle bir durumda Sayın Erdoğan’ın adaylığı için Anayasal çoğunluğa gerek yok mu? Veya AK Parti, MHP, DEM ve diğer partilerin destekleri ile 360 milletvekili onayı aşılabilecek mi?
- Adaylığı Türkiye ve Bölgemizin hayrına olacaktır.
- İstikrar devam etmeli, belirsizlik ortadan kalkarak ülkemiz dolu dizgin yoluna devam etmelidir.
- Bu dönemde tecrübeye ve iradeye ihtiyaç vardır.
- Terörsüz Türkiye yolunda istikamet değiştirmeye değil mevcut durumu iyi yönlendirmeye İhtiyaç vardır.
Son Cumhurbaşkanlığı ve Parlemanto seçimlerini 2023'de yaptık. Anayasal olarak yeni seçimler 2028'de olacak. Türkiye bağımsız bir ülke. Demokratik bir şekilde seçimini yapar, kendisini yönetecek insanları idareye getirir.
2023'e bir dönersek, Uluslararası arenada o zamanlar Sayın Erdoğan’ın adaylığına tüm Avrupa aşağı yukarı (Komşumuz hariç) onay veriyordu. O zamanlar tek karşı çıkan ve bunu aleni olarak açıklayan Demans hastası Biden vardı. Şimdi Biden efendide yok. Rahatsızlığı ile uğraşıyor. Yeni trend'de Sayın Cumhurbaşkanımızın yeniden aday olmasına Avrupa ülke liderleri ve Trump karşı çıkamıyor. Bir taraftan da Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzalanan bir pakt var.
Gelişen zamanda umarız Sayın Bahçeli söylemlerini biraz daha açar. Ama hep bir duamız vardı, hatırlayalım. "Rabbim bizlere hayırlı idareciler versin"