Hep konuşuldu en az bir haftadır da gündemi meşgul etti. Nedir bu NATO! Türkçe açılımı "Kuzey Atlantik Anlaşması Teşkilatı" demekmiş. Üye ülkelerin ve dünyada stratejik olayları dikkate alarak ortalama 2 yada 3 yılda bir toplanan örgüt. Toplantılarına devlet yada hükümet başkanları katıldığında da toplantının adı " NATO Zirvesi" oluyor.
NATO şimdiye kadar 36. kez zirve yapmış. Türkiye’de NATO Zirveleri son olarak 2004 yılında İstanbul’da yapılmış, 22 yıl aradan sonrada bu yıl 2026'da Ankara’da yapıldı. Bir önemli bilgi daha verelim NATO toplantılarına ve zirvesine en fazla katılan liderde tam 14. kez ile cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan katılmış.
Zirvenin en çok dikkat çeken ismi ise ABD başkanı Donald Trump'tı. Gelmesi, demeçleri, gitmesi ve giderken farklı demeçleri ile çok farklı bir çizgi çizdi. Trump’ın Başbakanları pek sevmediği biliniyor. Özellikle İspanyol, Yunanistan, İtalya başbakanlarına karşı söylemleri ve muhabbetleri yenilir yutulur gibi değil.
Zirve öncesinde Sayın Cumhurbaşkanımıza methiyeler dizdi. O olmasa zirveye katılmazdık dedi. Dünya basını şunu vurguladı zirvenin kazananı Türkiye oldu. Yine Sayın Trump F-35'lerle ilgili soru dahi sorulmadan hem F-35'leri hem 80 adet savunma motorunu vereceklerini üstüne basa basa vurguladı. Hem de Türkiye’ye karşı yaptırımları kaldırdıklarının açıklamasını yaptı.
Tuhaf ve ilginç olan şu! Aynı Trump Türkiye’den ayrılırken F-35 ve savaş motorlarını "değerlendireceklerini" vurguladı. Bugünün denileninin yarını tutmaması ve tartışılması! Bizde söz ağızdan çıkar.
Trump'ın bu açıklaması sonrası malum Yunanistan ve İsrail kanadından hemen hoşnutsuz açıklamalar geldi. Yunanistan ABD'nin NATO'nun diğer ülkelerinde kaygılarını değerlendirmesinin gerekliliğine vurgu yaparken, bir F-35 sorusuna "Türklerden korkuyorum" cevabını verdi. Bilinçaltına yerleşen bu fobiyi atmaları çok zor ama. Hele birde savunma sanayindeki yeni atılımlar ve balistik füzeler adamların uykusunu kaçırıyor.
İsrail malum. Aşırı sağcı Savunma bakanları Türkiye ile her aşamada mücadele edilmesi gerekliliğini vurguladı. Ayrıca ABD'li bir bakanın İsrail ziyaretini de iptal etti. Aynı bakan F-35'lerin tehdit unsuru olduğunu vurguladı. Netenyahu ise önemli bir vurgu yaptı! "Erdoğan Osmanlıyı canlandıracak, bölgesinde önemli bir süper güç olma yolunda ilerliyor."
Burada benim en çok önemsediğim konu ise Türkiye ile İngiltere arasında tarihi bir antlaşma imzalandı. "Detaylar gizli tutulacak" ibaresi ile.
Zirve ile ilgili söylemler önemli. Trump efendi " NATO Zirvesi gerçekten harikaydı" derken NATO genel sekreteri Rutte ise NATO şimdi daha güçlü" dedi. Sayın Cumhurbaşkanı ise "Savunma hedefimize 5 yıl daha erken ulaşmayı hedefliyoruz."
Zirve zamanına denk gelmesi iyi olurdu ama bir esprisi varsa biri bize de anlatsın. ABD'nin İran hedeflerini zirve esnasında vurması iyi olmadı.
Devlet başkanları söylemlerine dikkat etmeli. ABD başkanı bir bakıyorsunuz İran savaşı ile ilgili olarak "bugün İran'ı haritadan sileriz tehdidinde" bulunurken ertesi günü barıştan bahsedebiliyor. Öyle söylemlerde bulundu ki İran tarafı yalanlamaktan bıktı. İran anlaşma için yalvarıyormuş. Ne garip tecellidir ki ABD'yi geçmişte ne tarafa gideceğini bilmeyen başkan yönetti bu günde ne konuştuğunu bilmeyen başkan yönetiyor.
Bizi ilgilendiren tek şey şu. Verilen sözlerin ve söylemlerin yerine getirilmesi umarız çark etmezler.
Zira bunlar için sözün bir değeri var mı?