Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından hazırlanan “Yenilenebilir Enerji ve İstihdam – Yıllık Değerlendirme 2025” raporuna göre 2012’de 7,3 milyon olan yenilenebilir enerji istihdamı, 2024’ün sonunda 16,6 milyona ulaştı.
Yenilenebilir enerji istihdamının artışında 2024’e kadar büyüme, “kayda değer” olarak değerlendirilirken iş gücünün ise teknolojik gelişmeler ışığında daha farklı şekilleneceği öngörülüyor.
IRENA 16. Genel Kurulu kapsamında IRENA Sosyoekonomi ve Politika Birimi Başkanı Michael Renner ve ILO Gelecek Becerileri Birimi Başkanı Olga Strietska Ilina, uluslararası medya mensupları ile bir araya gelerek rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Renner, 2024’te özellikle güneş ve rüzgar enerjisinde kurulumların rekor düzeye çıktığını ancak istihdamdaki artışın rekorlara göre beklentilerin altında kaldığını söyledi.
İş gücünden tasarruf sağlayan dijital teknolojilerin kullanımının giderek arttığına işaret eden Renner, enerji sektöründe dijitalleşmenin istihdam ihtiyacını azalttığını, yapay zekanın devreye girmesiyle bu eğilimin güçleneceğini dile getirdi.
Renner, güneş enerjisinde çatı üstü gibi merkezi olmayan kurulumlardan, enerji santrali ölçeğindeki kurulumlara geçişin artmasıyla iş gücüne ihtiyacın azaldığına dikkati çekerek, “Hindistan, Almanya, ABD ve bazı diğer ülkelerde son yıllarda tam olarak gördüğümüz şey bu, küçük ölçekli çatı üstü kurulumların aksine, enerji santrali ölçeğindeki kurulumlara doğru göreceli bir kayma oldu.” bilgisini paylaştı.
Dubai’de Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28’inci Taraflar Konferansı (COP28) kapsamında yenilenebilir enerji kapasitesinin 2030’a kadar dünya genelinde 3 katına çıkarılması yönündeki taahhüdü anımsatan Renner, şöyle devam etti:
“Yenilenebilir enerji kapasitesi ve bu tesisleri işletmek için gerekli istihdam artışının güçlü bir büyümeyle devam edeceğini düşünüyoruz. İstihdamdaki arz ile talep arasındaki uyumsuzluğu önlemek için eğitim ve mesleki eğitim programlarının büyük ölçüde artırılması gerekiyor. Eğitim ve mesleki eğitim programlarının güçlendirilmesi ihtiyacına bütüncül bir çerçeveden bakmak gerekiyor.”
Raporda “kadın” ve “engelli” istihdamı vurgulandı
Ilina da ILO perspektifinden bakıldığında yenilenebilir enerji sektörü ve istihdamına ilişkin iki önemli noktanın öne çıktığını söyledi.
Bu sektördeki işlerin gençler arasında çevreci yönüyle cazip bulunduğunu belirten Ilina, yenilenebilir enerji sektöründeki istihdamın belirli bir beceri düzeyi, çoğu zaman belirli bir ücret seviyesi ile daha iyi çalışma koşulları sunması sebebiyle tercih edildiğini anlattı.
Ilina, jeopolitik, yeni ticaret düzenlemeleri, gümrük tarifeleri ve çoklu krizlerin yaşandığı belirsizlik ortamında yatırımlarla ilgili genel zorlukların bulunduğunu, bunun da istihdamı etkilediğini söyledi.
Bu sebeple yenilenebilir enerji sektöründeki istihdama yönelik beklentilerin yüksek olduğuna işaret eden Ilina, “Yenilenebilir enerji sektörünün arz ve talep ilişkisinde bir olgunluğa ulaşmasını bekliyoruz. Bu raporda yer almıyor ama başka bir raporda her 4 işten 3’ünün yapay zekadan etkileneceği tahmin ediliyor. İyi haber ise iş gücünün yalnızca yaklaşık yüzde 3’ü yüksek düzeyde iş ikamesi riskiyle karşı karşıya kalacak ancak bu durum sektörde becerilerin geliştirilmesi ve daha fazla eğitim anlamına geliyor. Rapor, eğitim ve öğretimin temel bir eşitlik ve kapsayıcılık aracı olması gerektiğini vurguluyor.” görüşünü paylaştı.
Ilina, yenilenebilir enerji sektöründeki kadınlar ve engelli bireylere yönelik bakış açısının raporda detaylandırıldığını söyledi.
Üç yenilenebilir enerji işinin sadece birinin kadınlar tarafından yapıldığına işaret eden Ilina, 2030’a kadar yenilenebilir enerjiye geçiş senaryosunda yeni ortaya çıkacak işlerin üçte birinden daha azının kadınlara fayda sağlayacağını söyledi.
Ilina, kadın istihdamının bugünün değil geleceğin de sorunu olduğuna dikkati çekerek, “Kadınların aktif olduğu bu üçte birlik işlerin çoğu idari, büro işleri veya bazen teknik işler ancak nadiren bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında ve nadiren üst yönetim pozisyonlarında yer alıyorlar. Bu nedenle bu döngüyü kırmak son derece önemli. Engelli bireyler söz konusu olduğunda da kalıcı bir ücret farkı bulunuyor. Nüfusun yüzde 16’sının görünür ya da görünmez bir tür engelinin olduğu varsayılıyor.” diye konuştu.
Kaynak: AA
İzmir’de endemik bitki türü keşfedildi
1
Togg T10F Test Edilirken Görüntülendi! 600 km Menzille Gelecek!
49389 kez okundu
2
Gayrimenkul değerlemede yerli yapay zeka hamlesi
28611 kez okundu
3
Çinli doktorlar, 5 bin kilometre uzaktan ameliyat yaptılar
27856 kez okundu
4
“CES 2026″nın yıldızı robotlar oldu
27545 kez okundu
5
Endemik bitki çekirdekleri, nörodejeneratif hastalıklar ve uyku bozukluğu sorunu çözülecek
27388 kez okundu
6
Cilt yaralarına yapay zeka destekli çözüm
27029 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.