Konya Aydınlar Ocağı ünlü Bestekâr yazar ve akademisyen Ahmet Şahin Ak’ın doğumunun 70.yılında Saygı Gecesi tertip etti. Selçuklu Salı Sohbetleri kapsamında düzenlenen ve Nevzat Yeğin moderatörlüğünde Konevi Derneği salonunda icra edilen programda bestekâr Ak hayatı ve hatıralarını anlatırken talebesi sanatçılar da onun eserlerinden örnekler sundu.

Programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Türkler arasında Oğuz boylarının musikiye biraz mesafeli durduğuna dikkat çekerek “Yaşadığı şartların getirdiği psikolojiyle Oğuzlar kapalı bir toplum haline gelmiş. Bundandır ki günümüzde dahi mesela her modaya bir karşı çıkış vardır. Kafasında müzik enstrümanı kırılan arkadaşlarımız bile oldu” dedi.
Merkezinde din, onun etrafında da toplumun kültürel değerleri olması gerektiğine vurgu yapan Güçlü “Bu değerler ne kadar güçlüyse toplumda o değerde güce sahip olur. Fakat bu değerleri zayıf olan toplumlar çözülmeye, yozlaşmaya hazır haldedir. Biz, din merkezli olarak, kültürel değerlerimizi rafine hale getirmek zorundayız” diyerek devam etti.
Türkiye’de Türk müziğinin yasaklandığı bir dönem yaşandığını da hatırlatan Güçlü “Bugün Üniversitelerimizin belki ancak yüzde onunda Türk müziği öğretiliyor. 1995 yılında İstanbul’da müzik öğretmenleri toplanıp (Okullarda Türk müziği öğretilmesin) diye yürüyüş bile yapmıştı. Kendi kültürümüzün bir parçası olan Türk müziğine karşı alınan bu tavır karşında biz gazinolarda icra edilen müzikten medet bekledik ve orada bazı sanatçılar Türk müziğini yaşattı. Ahmet Şahin Ak Hocamız da bu zorlu zamanda yetişen ve Türk müziğine önemli değerler katan bir sanatçıdır” diyerek sözlerini tamamladı.
Daha sonra kürsüye gelen eğitimci, bestekâr ve yazar Ahmet Şahin Ak çocukluk yıllarına dair bilgiler verirken “Altmış-yetmiş yıl öncesinin şartlarında, orta halli bir ailede vasat bir çocukluk yaşadım. İlk ve orta öğrenimimi, okullardan ziyade, çıraklık yaptığım mesleklerde tamamladım, diyebilirim. Babam her sene tatilinde beni bir başka mesleğe gönderdi. Terzi, marangoz, haddehane gibi işlerde çalıştım. Lise üçüncü sınıfa kadar böyle devam ettim ve ben her sene bir işe giderek hayatı orada öğrendim. Meğer babam ne güzel bir eğitim aldırmış bana; gittiğim her iş kolu adet birer üniversiteymiş. Babama dua ediyorum; iki ki böyle yapmış” dedi.
Dönemin mahalle kültüründen de bahseden Ak, “Mahallemiz bir medeniyet sofrasıydı. Sosyalleşmeyi, okulun veremediği şeyleri biz mahallede öğrendik. Televizyonun olmadığı o yıllarda babam komşularımıza, Arkası Yarın gibi üç-dört gün süren masallar anlatırdı. Eğitim hayatımın ardından öğretmen olarak ilk görev yerim Konya oldu. Burada evlendik ve hayatımız Konya’da şekillendi” diye konuştu.
Musikinin ehemmiyetine dair bilgiler de veren Ak “Musikinin sanatla, edebiyatla, matematikle hatta tıpla ilgisi var. Musiki ile tedavi yöntemleri var ve bu konu benim Yüksek Lisans tezimdi. 1700’li yıllara kadar musiki ile tedavi yöntemini Osmanlılar uygulamış ama terk etmiş. Osmanlı’dan sonra da Batı da, özellikle Amerika’da musiki rehabilite için kullanılmaya başlanmış. Musiki ile tedavi uygulaması için müessese açan dünyada ilk millet Osmanlı’dır. Fakat 20-30 sene öncesine kadar, insanlar musikinin tedavi aracı olarak kullanılmasıyla dalga geçtiler. Mesela bir Profesör, (Ud çalmakla baş ağrısı geçer mi? “diyerek bana alaycı şekilde sormuştu. Dünya üzerinde bununla ilgili yazılı kaynak çok az ama ben Yusufağa Kütüphanemizde az da olsa bilgiye rastladım ” dedi.
Türk müziğinde 591 makam olmasına rağmen bunlardan yüz kadarının ancak bilindiğine de işaret eden Ak “Gün yüzüne çıkarılması gereken çok makam olmasına rağmen üstatlar bu çalışmayı yapmamış. Ben 254 farklı makamda besteler yaparak, bilinen makam sayısını artırmış oldum. Bizim bir medeniyet tasavvurumuz var ama o medeniyet kayıp durumda. Devletten aldığım maşı hak etmek için elimden geleni yaptım ve az bilinen 140 farklı makamda eserim TRT tarafından kabul edildi. Bunlarla ilgili kitaplar yazdım” diyerek sözlerine devam etti.
Türk medeniyetinde musikinin bir zaman kaybedildiğini de anlatan Ak “Mesela Sultaniyegâh adlı bir makam var. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra bir takım unvanlar yasaklanınca; Sultaniyegâh makamı (Sultanı çağrıştırıyor) diyerek, Milliyegâh olarak değiştirilmiş. Böyle takıntılı bir dönem yaşamışız. Fakat ben yeni neslin müziğimizi canlandırmakta olduğunu görüyorum. Üniversitelerimiz arasında Türk musikisine daha duyarlı olanlar var ve şimdi daha akademik seviyede musiki icra ediliyor. Musiki adına gelecekten daha ümitliyim” diyerek konuşmasını tamamladı.
Moderatör Nevzat Yeğin yönetimindeki programda Dr. Emre Küçükgök, Dr. Cafer Sami Erdoğan ve Tarık Emre Tanık bestekâr Ahmet Şahin Ak’ın eserlerini icra ederek katılımcılara musiki ziyafeti sundu. Talep üzerine de Ak, Ud ile çeşitli makamlardan bir taksim resitali sundu.
Program sonunda Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Başkan Yardımcısı Mustafa Sinan Ümit, Av. Hasip Şenalp, Prof. Dr. Ahmet Alkan, sanatçı Kemal Pekçağlar, Emekli Müftü Mehmet Emin Parlaktürk, sanatkâr Bayram Ali Arpa ve Ali Kendirci ile iş adamı ve sanatkâr Ömer Faruk Meydan eğitimci, bestekâr yazar Ahmet Şahin Ak ile diğer sanatçılara belge ve kitap takdiminde bulundu.
AHMET ŞAHİN AK’IN BİYOGRAFİSİ
3 Şubat 1956’de Malatya da doğdu. 1977’de Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesinden mezun oldu, 1977-1990 yılları arasında Konya (Meram) Anadolu Lisesinde Tarih Öğretmeni olarak çalıştı. 1990’da Selçuk Üniversitesinin açtığı sınavı kazanıp “Müzik Okutmanı” olarak göreve başladı. 1993’de Yüksek Lisansım tamamladı ve Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölümüne Öğretim Görevlisi oldu.
1999’da Fransa’da, Amiens Belediyesinin düzenlediği ve Anadolu Selçuklu Kültür ve Medeniyetinin de tanıtıldığı “Amiens 2000 Les Couleurs Du Monde” kültür ve san’at organizasyonuna ud’u ile katılarak Tarihi Türk Müsikisi ve Türk Tasavvuf Mûsikisi ile ilgili açıklamalı dinletiler ve Türk Müsikisinin “Müzik Terapi”de ki önemi ile ilgili sunumlar yaptı. 2002-2014 yılları arasında ABD, Ingiltere, Almanya, Fransa, İsviçre, Belçika, Hollanda, Rusya, Romanya da uluslararası pek çok Mevlevi Ayini, dinleti, konser ve konferans programına iştirak etti.
Çeşitli makam, usûl ve formlarda toplam bin beş adet eser besteledi. Gönderdiği bestelerinden 181’i TRT Repertuar kurulundan “Yayınlanabilir” onayı alarak TRT Repertuarına dahil edildi. 181 eserin 140 tanesi farklı ve az kullanılmış makamlardandır.
2021 Ocak itibariyle Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü, Müzik Eğitimi A.B.D. Öğretim Görevlisi olarak emekli oldu. Yayınlanmış on kitabı vardır.
Kaynak: HABER MERKEZİ
Başkan Ustaoğlu’ndan Seydişehir’e yatırım müjdesi
1
Avrupa’nın en gelişmiş savaş uçağı Konya’ya iniş yaptı
139916 kez okundu
2
Konya’daki o markaya ait peyniri yemeyin! İfşa oldu
136841 kez okundu
3
Konya’da metrelerce kuyruk oluştu
119978 kez okundu
4
Meram Belediyesi’nden Dünya Günü’nde doğaya çifte dokunuş
118271 kez okundu
5
Bakanlık duyurdu! Konya’daki o markalar tağşiş ürün satıyormuş
115831 kez okundu
6
Necmettin Erbakan Üniversitesi’nde Hemşirelik Haftasında çifte bayram
69363 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.