Burş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “2025 yılı boyunca yalnızca yaklaşık 50 bin canlı doğum kaydedildi. Bu oran, savaş öncesindeki doğum oranlarına kıyasla yaklaşık yüzde 11’lik bir azalmaya işaret ediyor.” dedi.
Doğum sayısındaki düşüşün, savaş ve buna bağlı sağlık ve yaşam koşullarındaki kötüleşmeden kaynaklandığını vurgulayan Burş, özellikle aralıksız bombardıman, kuşatma ve sağlık sisteminin tahrip edilmesinin bu tabloyu derinleştirdiğini dile getirdi.
Güvensiz doğumlar ve artan riskler
Burş, “Gazze’deki sağlık sistemi, 2025 yılı boyunca 4 bin 900 düşük doğum ağırlıklı bebek vakası kaydedildi ve bu sayı savaş öncesi döneme göre yüzde 60’tan fazla artışı gösteriyor.” dedi.
Aynı yıl 4 bin 100 erken doğum vakası kaydedildiğini aktaran Burş, bu durumun annelerin içinde bulunduğu ağır psikolojik ve fiziksel şartlar ile temel sağlık hizmetlerinden yoksun bırakılmalarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu kaydetti.
İsrail medyasında paylaşılan doğum rakamlarının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Burş, bu tür açıklamaların “soykırımı inkâr eden sahte bir anlatıyı pazarlamayı amaçladığına” dikkati çekti.
Burş, “Suçların değerlendirilmesi yalnızca dünyaya gelen çocukların sayısıyla yapılamaz. Güvensiz koşullarda doğmak zorunda bırakılanlar, yaşamı tehdit altında dünyaya gelenler ve hayata tutunamadan hayatını kaybedenler de bu tablonun bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.
Anne karnında ölümler arttı
İsrail’in çocukları doğrudan hedef almaya devam ettiğini belirten Burş, buna anne karnındaki bebeklerin de dahil olduğunu söyledi.
İsrail saldırılarının aralıksız sürdüğü 2025’te anne karnında 616 bebeğin hayatını kaybettiğini dile getiren Burş, bu sayının savaş öncesi dönemde kaydedilen oranların iki katı olduğunu vurguladı.
Burş, ayrıca 457 yenidoğanın doğumdan hemen sonra hayatını kaybettiğini, bu sayının da yüzde 50 artış gösterdiğini ve sağlık hizmetlerindeki çöküşün artışta belirleyici rol oynadığının altını çizdi.
Uluslararası raporlar da doğruluyor
15 Ocak’ta ABD ve İsrail merkezli iki insan hakları kuruluşu tarafından yayımlanan ayrı raporlarda da, İsrail’in Gazze’de kadınların ve yenidoğanların sağlığına sistematik zarar verdiği belirtilmişti.
ABD’de ve İsrail’de faaliyet gösteren “Physicians for Human Rights” kuruluşları, savaşın anne ve bebek ölümlerinde ciddi artışa, yüksek riskli doğumların yaygınlaşmasına ve kadınlara yönelik sağlık hizmetlerinin sistematik biçimde tahrip edilmesine yol açtığını kayda geçirmişti.
Ateşkes Sonrası İhlaller
Burş, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girdiği Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında yaşamını yitiren Filistinlilerin yüzde 60’ının çocuk ve kadınlardan oluştuğunu vurguladı.
Hükümet Medya Ofisi verilerine göre, İsrail ordusu ateşkes sürecinde gerçekleştirdiği 1450 ihlalde sırasındaki saldırılarda 524 Filistinli hayatını kaybetti, 1360 kişi de yaralandı.
Burş ayrıca, ayrıntılı bilgi vermeden “İsrail’in Gazze’de şehitlerin organlarını, özellikle böbreklerini çaldığına dair ağır ihlaller de kaydedildi.” dedi.
Kaynak: AA
Hamas: İsrail Gazze’de yerinden edilmiş sivillerin çadırlarını vurarak ateşkesi hedef alıyor
1
Afganistan’da kömür madeninde patlama: 7 ölü
60441 kez okundu
2
ABD Kongre üyeleri, Filistinli aktivist Mahdawi’nin serbest bırakılması talebiyle gösteri düzenledi
51581 kez okundu
3
Polonya’da halk, cumhurbaşkanı seçimi için yarın sandık başına gidiyor
47406 kez okundu
4
Kolombiya’da toprak kayması: 10 ölü
44542 kez okundu
5
İspanya hükümeti, HÜRJET’in satın alımını onayladı
30659 kez okundu
6
ABD’nin New York kentinde göçmenlere destek gösterisinde onlarca protestocu gözaltına alındı
25783 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.