Konya AÇIK 33°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Adalet Bakanı Tunç’tan “deprem davalarına” ilişkin açıklama

Bakan Tunç "Deprem ceza yargılamaları kapsamında 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı. 202 kişi hakkında da 21 yıla kadar değişen süreli hapis cezaları verildi. 201 kişi, ceza infaz kurumlarında soruşturma yargılamaları nedeniyle bulunuyor" dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Afyonkarahisar’daki termal otelde düzenlenen Kanun Yolu Uygulamaları Programı’nda 6 Şubat depremlerinin 3. yılı vesilesiyle yitirilen canlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır dileğinde bulundu.

 

 

Millete bir daha böyle acılar yaşatmaması için Allah’a dua eden Tunç, “Başta 11 ilimiz olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında hissedilen bu büyük acı, her bir can kaybıyla toplumsal hafızamıza kazınmıştır. Bu süreç, milletimizin dayanışma ruhunu, birlik ve beraberlik iradesini de açıkça ortaya koymuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde, yaraları sarmayı, umutları yeşertmeyi ve şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmayı en temel görevimiz bildik.” diye konuştu.

 

 

Tunç, Bakanlık olarak 6 Şubat depremlerinin ardından hızla harekete geçtiklerini, adalet hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre çalışan kriz merkezini kurduklarını söyledi.

 

 

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Hakimler ve Savcılar Kurulu kararlarıyla yargısal süreleri durdurarak hukuki güvenliği teminat altına aldıklarını belirten Tunç, böylelikle hak kayıplarının önüne geçtiklerini dile getirdi.

 

 

Tunç, hakim, savcı ve adalet personelinin gönüllülük esasıyla bölgeye intikal ettiğini, “kardeş adliye” uygulamasıyla barınma, tahliye ve psikolojik destek hizmetlerini sağladıklarını anlattı.

 

 

Adli tıp hizmetlerini de seferberlik anlayışıyla yürüttüklerine dikkati çeken Tunç, kayıpların kimlik tespitlerini bilimsel yöntemlerle titizlikle tamamladıklarını söyledi.

 

 

“Bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı”
Bakan Tunç, depremler sonrası bölgede artan iş yükünü karşılamak amacıyla yargı teşkilatının güçlendirildiğini anlattı.

“İlk günler kendi araçlarında, çadırlarda bu görevleri yapmaya çalıştılar, fedakarca çalıştılar.” diyen Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cezaevi kurtarma personelimiz CEKUT, o zaman Kahramanmaraş bölgesinde enkazdan canları kurtarmak için çalıştılar ve Kahramanmaraş’ta 41 canımızı enkaz altından kurtarmayı başardılar. Depremler sonrası bölgede 731 adli, 28 idari olmak üzere toplam 759 ilk derece mahkemesinin kurulmasını sağladık. Ayrıca bölgede 27 bölge adliye mahkemesi dairesi ve 17 bölge idare mahkemesi dairesi olmak üzere toplam 44 istinaf dairesinin de kurulmasını sağladık. Yargının kapasitesini artırarak özellikle idari yargı ile hukuk ve ceza yargılamalarında artan iş yükünü karşılayacak dairelerin kurulmasını ve hakimlerin atanmasını sağladık.”

 

 

Yargı mensuplarının büyük fedakarlık gösterdiğini vurgulayan Tunç, “Deprem ceza yargılamaları kapsamında bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı. Elbette ki büyük bir afet, dünya tarihinin en büyük depremiyle karşı karşıya kaldık.” dedi.

 

 

Yıkılan konutlarla ilgili sorumluluk ve kusur varsa bunu tarafsız ve bağımsız yargının tespit edeceğini dile getiren Tunç, şu bilgileri paylaştı:

“Bilirkişilerin verdiği raporlar, hakimlerimizin vereceği kararlarda da etkili oluyor. Bu anlamda da 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı. 202 kişi hakkında da 1 yıldan 21 yıla kadar değişen süreli hapis cezaları verildi. Halihazırda 142’si tutuklu, 59’u hüküm özlü olmak üzere toplam 201 kişi, ceza infaz kurumlarında deprem soruşturmaları yargılamaları nedeniyle bulunuyor. 949 kişi hakkında da adli kontrol kararı bulunuyor. Soruşturma aşamasında 949, kovuşturma aşamasında 2 bin 673 kişi hakkında süreç devam ediyor.”

 

 

Tunç, hukuk mahkemelerinde de deprem kaynaklı 64 bin 663 davanın açıldığını belirterek, “Bu davalardan 58 bin 149’u ilk derecede karara bağlandı yani yüzde 90’ı ilk derecede karara bağlandı. Bunun 5 bin 655’inde istinaf yoluna başvuruldu, orada da yüzde 61’i karara bağlanmış durumda. Hukuk mahkemelerindekilerin çoğu istinafa gitmeden kesinleşen kararlar olduğu için burada yüzde 90 kesinleşme durumu söz konusu oldu. Şu anda ilk derece hukuk mahkemelerinde depremle ilgili derdest dosya sayısı 8 bin 688.” ifadelerini kullandı.

 

 

İdari yargıda 86 bin 467 dava karara bağlandı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının uyguladığı projelerin gecikmeksizin gerçekleştirilmesinin önemini vurgulayan Tunç, inşa süreçlerinin aksamaması için idari yargı süreçlerinin bir an önce sonuçlanmasının gereğine işaret etti.

 

 

Tunç, idari yargıda 119 bin 957 dava açıldığını, bugüne kadar 86 bin 467’sinin karara bağlandığını dile getirdi.

Depremin üzerinden 3 yıl geçtiğini, bunu unutmanın mümkün olmadığını ifade eden Tunç, “Acılarımız çok büyük oldu. Milletçe bir taraftan bu afeti yaşarken ama bir taraftan da milli birlik ve beraberlik ruhu içinde, her düşünceye mensup insanın, sivil toplum kuruluşlarının, devletimizin tüm kuruluşlarının, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir koordinasyon içinde şehirlerimiz yeniden ayağa kaldırıldı. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.” diye konuştu.

 

Tunç, Yargıtay ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tarihsel kökleri itibarıyla Osmanlı Devletinin yüksek yargı geleneklerinden beslenen önemli kurumlar olduğunun altını çizdi.

Yakın zamanda TBMM’de görüşülecek 12. Yargı Paketi’nin kanun yolunu ilgilendiren önemli düzenlemeler içerdiğine dikkati çeken Tunç, “Son 12. Yargı Paketi’nin içerisinde olacak önemli bir husus. Bunların yanında kanun yoluyla ilgili reform irademizi sürekli canlı tutuyoruz. Uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda yeni adımlar atmaya da devam ediyoruz. 12. Yargı Paketi’nde bozma sonrası dosyaların öncelikli incelenmesi var. Sadece görev yönünden kararların bozulmasının önüne geçilerek yargılamaların uzamasının önüne geçilmesini amaçlayan taslak çalışmalarımız var.” diye konuştu.

 

 

Yargıtayda 141 bin dosya sonuçlandırıldı
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk de 2025’te temyiz incelemesi için gelen dosyalardan 113 bininin okunduğunu ve ilgili ceza dairelerine gönderildiğini belirterek, “Yaklaşık 20 bin itiraz dosyası incelenmiş, yapılan itirazların 1100’ü kabul edilmiş, kanun yararına bozma istemiyle gelen 8 bin dosya ilgili ceza dairelerine gönderilerek takibi yapılmıştır. 2025’te 141 bin dosya sonuçlandırılmıştır.” dedi.

Türkiye’de 187 aktif siyasi partinin bulunduğunu dile getiren Şentürk, “Bu partilerden 40’ı seçime girme yetkisini haizdir. 2025’te 28 yeni siyasi parti kurulmuşken 9 siyasi parti kapanmıştır. 2025’te 7 siyasi parti hakkında Anayasa Mahkemesine tüzük ihtarında bulunulmuştur. Siyasi partilere yönelik çalışmalarımız, şeffaflık ve açıklık ilkeleri kapsamında özenle yürütülmektedir.” diye konuştu.

Kaynak: AA

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Dışişleri Bakanı Fidan, Katarlı mevkidaşı Al Sani ile telefonda görüştü

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0