Konya AÇIK 33°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

21. Yüzyıl Cahiliyesi: Bilginin Arttığı, Şuurun Kaybolduğu Çağ

Cahiliye, bilmemek değildir.
Cahiliye, bile bile körleşmektir.
Kur’an, cahiliyeyi sadece tarihsel bir dönem olarak anlatmaz; onu bir zihniyet olarak tarif eder. Bu yüzden her çağın bir cahiliyesi vardır. Bugün yaşadığımız çağ ise, bilginin zirve yaptığı ama hikmetin buharlaştığı bir modern cahiliye dönemidir.
Allah Teâlâ şöyle buyurur:
“Onlar cahiliye hükmünü mü arıyorlar?
Kesin bilgiye sahip olan bir toplum için Allah’tan daha güzel hüküm veren kim olabilir?”
(Maide, 50)
Bu ayet, cahiliyenin bilgisizlikten değil; ilahi ölçüyü terk etmekten doğduğunu açıkça ortaya koyar. Bugün de insanlık, Allah’ın ölçüsünü hayatın dışına itip; arzularını, çıkarlarını ve ekranlardan üretilmiş normları hüküm yerine koymaktadır.
Şeytan Üçgeni: Helâkin Modern Yolu
Fuhuş, uyuşturucu ve kumar…
Kur’an’da ayrı ayrı zikredilen bu kötülükler, bugün bir sistem hâline getirilmiştir.
Allah Teâlâ içki ve kumar hakkında şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.”
(Maide, 90)
Bu ayet, meseleyi “yasak” kelimesiyle değil; şeytan işi ifadesiyle tanımlar. Yani mesele sadece bireysel günah değil, insanı iradesizleştiren bir düzendir. Kumar insanı rızkın ahlakından koparır; uyuşturucu iradeyi felç eder; fuhuş ise bedeni metaya dönüştürür.
Bugün bu üçlü, eğlence sektörünün, dijital platformların ve küresel suç ağlarının ortak zemininde yeniden üretilmektedir. Bu tam anlamıyla modern cahiliyenin putlaştırdığı arzulardır.
“Batılın Tasviri” ve Zihinlerin İfsadı
İslam düşüncesinde önemli bir ilke vardır:
“Batılın tasviri, saf zihinleri ifsad eder.”
Kur’an bu noktada uyarır:
“Kötülüğü yaymak isteyenler için dünyada da ahirette de acı bir azap vardır.”
(Nur, 19)
Bu ayet, kötülüğü işlemekle yetinmeyip onu yaygınlaştıran, normalleştiren, estetikle sunan zihniyeti hedef alır. Bugün ekranlarda yapılan tam da budur. Günah, artık gizli değil; görsel, cazip ve “özgürlük” ambalajı içindedir.
Bu yüzden mesele sadece suç oranları değildir.
Asıl mesele, ahlâk eşiğinin düşmesidir.
Rol Model Krizi ve Putlaştırılmış İnsanlar
Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurur:
“Kişi sevdiğiyle beraberdir.”
(Buhârî, Edeb 96; Müslim, Birr 165)
Bu hadis, insanın kime benzediğini, kimi örnek aldığını son derece net bir şekilde ortaya koyar. Bugün gençler; ilmiyle, ahlakıyla, fedakârlığıyla örnek olan insanları değil; şöhretiyle, hazzıyla, sınır tanımazlığıyla öne çıkan figürleri izliyor.
Kur’an bu durumu şöyle açıklar:
“Onların çoğunu dinlersen seni Allah’ın yolundan saptırırlar. Çünkü onlar zanna uyarlar ve sadece tahmin yürütürler.”
(En’âm, 116)
Çoğunluğun doğruyu belirlemediği bir çağdayız. Algının hakikatin önüne geçtiği bir çağdayız. İşte bu da 21. yüzyıl cahiliyesinin en belirgin vasfıdır.
Bağımlı: Suçlu mu, Hasta mı?
Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurur:
“Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin.”
(Buhârî, İlim 11)
Bu hadis, bağımlılıkla mücadelede temel ilkeyi de ortaya koyar. Sadece cezaya dayalı bir yaklaşım, iyileştirmez; derinleştirir. Bağımlıdan insanı değil, sadece suçu gören bir sistem; o insanı tekrar aynı bataklığa iter.
Kur’an insanı “emanet” olarak tanımlar.
İnsan, yok edilecek değil; ıslah edilecek bir varlıktır.
Yasaklar, Çelişkiler ve Akıl Tutulması
Bugün bazı maddelere gösterilen aşırı hassasiyet, bazılarına gösterilmeyen kayıtsızlıkla birleşince; mücadele samimiyetini kaybetmektedir. Kur’an bu tür çelişkileri şöyle eleştirir:
“Siz Kitab’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?”
(Bakara, 85)
Ahlâk parçalanamaz. Mücadele seçmeci olamaz.
Aksi hâlde sistem, kendi ürettiği çelişkiler altında ezilir.
Sonuç: Cahiliyeden Medeniyete Giden Yol
Kur’an cahiliyeyi eleştirirken, bir medeniyet hedefi koyar.
Bu hedef; sadece yasak koyan değil, insanı dirilten bir anlayıştır.
yüzyıl cahiliyesi bağırmaz.
Tehdit etmez.
Savaş açmaz.
Sadece alıştırır.
Ve insan, alıştığı her şeye biraz daha teslim olur.

Kaynak: Ali İSET

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Yenidoğan bebeği çöp konteynerinin yanına bırakan sanıklara 21’er yıla kadar hapis istemi

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.