YAZARLAR

Varlık imtihandır...- Mustafa Afşin - Yeni Meram Gazetesi

Varlık duygusu, mala, mülke, makam ve mevkiye sahip olmak, egosunu kontrol altında tutmayı başaramayanlar için büyük bir risk taşır.  Çünkü egonun ilk anımsattığı olan “kibir” diğer bütün kötü huyları da beraberinde getirir. Aslında burada önemli olan şey sadece maddi olanakların var olması da değildir. Adına sahiplenme dediğimiz her şey kibir oluşmasına sebebiyet verebilir. İnsanoğlu ne kadar çok şeyi sahiplenirse aslında o kadar çok da dertlenir. Çünkü sahip olduklarına kendi yetenek ve becerileri sayesinde ulaştığını düşünmek onları kaybetmenin verebileceği korkusu ile gittikçe derinleşen bir çukurun içinde kendini buluvermek demektir. Bu konuda benim severek okuduğum bir mesnevi hikâyesini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Gazneli Sultan Mahmud’un Eyaz isminde sadakati ile meşhur bir kölesi vardı.
Padişahın ona olan yakınlığını ve güvenini kıskanan düşmanları şikâyette bulundular:
“Eyaz’ın sarayda kilitli bir odası var. Altın dolu küplerini, gümüşlerini, bütün biriktirdiklerini orada saklıyor.”

Böyle bir şeye ihtimal vermemesine rağmen, padişah da odada ne olduğunu merak etti. Bunu söyleyen beylerden birine, “Bu gece yarısı git, kapıyı aç, odaya gir. Ne bulursan yağma et. Gizlediği her neyse, herkese açıkla” dedi.

O bey, gece yarısı güvenilir otuz kişi ile birlikte meşaleler yakarak, odanın kapısına vardı. Kapıyı hırsla kırarak içeri daldılar. İçeri girenler sağa sola bakındılar. Yırtık pırtık bir çarık ile eski posttan başka bir şey göremediler. Hazineyi gizlemek için bunları buraya koymuş, altınları yere gömmüştür dediler. Kazma, kürekle odanın her tarafını kazdılar. Tavanı, döşemeyi kaldırdılar. Sonunda bir şey bulamadılar. Söylediklerinden ve yaptıklarından utanarak padişahın huzuruna çıktılar.

Padişah gerçek düşüncesini gizleyerek, “Hani? Söylediğiniz altınlar nerede? Elleriniz bomboş” dedi.
Arama vazifesi verilen bey ve adamları utanç ve pişmanlık içerisinde padişahın önünde yere kapanarak, “Ey padişahımız! Kanımızı döksen helaldir, bağışlarsan ihsanındır” diyerek özür dilediler.

Padişah, Eyaz’a bu odadaki hali sorunca, Eyaz :

“Saraya geldiğimde, üzerimden çıkardığım çarığım ile postumu bu odaya asmıştım. Her gün bu odaya uğrar, köyümde giydiğim çarık ve postuma bakarak “Geldiğin yeri unutup gurura kapılma. İşte çarığın, işte postun diyordum” diye anlattı.

Sultan’da kendisini affetmeleri için beylerine “Bana yalvarıp yakarmayı bırakın. Sizin hükmünüzü Eyaz verecek, gidin ona yalvarın” dedi.

Eyaz, “Padişahım, güneş varken, yıldızın hükmü olmaz. Ferman sultanımızındır. Ben çarık ve posttan vazgeçebilseydim, bunlar hasetle davranmayacaklardı. Kapıyı kilitlemeseydim, zanna düşmeyeceklerdi” diyerek kusuru kendi nefsinde gördü.

Sultan Mahmud, Eyaz’ın şefaatiyle, bey ve adamlarını bağışladı.

Varlık duygusu, makam hırsı insana sarhoşluk verir. Aklı baştan uçurur, utanmayı gönülden çıkarır. Varlık duygusunun ve makam hırsının kılavuzu şeytandır. Çünkü “Âdem benden üstün olamaz” diyerek, makam tuzağında ilk avlanan odur. Eyaz’ın gurura düşmemek için, çarığından ve postundan ibret aldığı gibi insan da topraktan yaratıldığını unutmamalıdır.

Makam ve mevki sahibi olmak, yani toplum içerisinde iyi konumlara gelmek insanları küçümsemek, hor görmek, onlara hâkimiyet kurmak için değil; insanlara hizmet etmek, ihtiyaç duydukları yardımları ulaştırmak için önem taşımaktadır. Yoksa taşıdığı makamın hakkını vermeyen, insanları küçük gören bazı makam sahipleri gibi sahip olduğu makamın altında ezilen, makamını insanlar için değil de kendisi için kullanan insanlardan olmamak gerekmektedir. Bu kişiler de çoğunlukla makamları nedeniyle çevreden saygı görürler ancak, insanlıkları her zaman için tartışma konusudur. Bu nedenle her şeyden önce insan olmak gerekmektedir. İnsan olmayan, insani değerlerini kaybeden kişiler için sahip oldukları makamlardan kimseye fayda gelmez, başta da o makam sahiplerine elbette.

Mutlu günler….

> Yeni Meram >Yazarlar > Varlık imtihandır…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.