YAZARLAR

Tarihte nice kahraman, bilim insanı, asker, lider yetiştirmiş bir milletin neferleriyiz. Asırlar öncesinde de, sonrasında da bu böyle devam edecek. Bugün yazımızda Vecihi Hürkuş’tan bahsedeceğiz.

Son zamanlarda Türk Savunma Sanayisinin yaptığı çalışmalar ile gururlanıyoruz. Yıllardır yapılamayan, hayal bile edilemeyen projelerin gün yüzüne çıktığı son zamanlarda, ilerisi için insan daha da umutlanıyor. Günümüzün en önemli saldırı ve savunma güçlerinden biri kuşkusuz hava gücü olarak göze çarpmakta. Yakın zaman içerisinde Sayın Cumhurbaşkanı, bu konu hakkında milli uçak ile ilgilide umutlu mesajlar verdi. İsrail ile ilişkilerin zayıfladığı yakın tarihimizde adını sıkça duyduğumuz, insansız hava araçlarında dışa bağımlılığı tamamen yok edip, bu araçları geliştirmeye başladığımız dönemler içerisindeyiz. Hepimiz heyecanlıyız. Silahlı Kuvvetlerin silahlı ve silahsız insansız hava araçlarıyla yaptığı operasyonlar, adeta dosta güven düşmana korku veriyor. Bugün elde ettiğimiz kazanımların tarihsel bir geçmişi söz konusu. Gelelim tarihimizde uzun yıllar esamesi okunmayan Vecihi Hürkuş’a..

Vecihi, 1896 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Sanata olan ilgisinden dolayı Tophane Sanat Okulu’nu tercih ederek buradan mezun olan Hürkuş, Balkan Savaşı’na eniştesi Kurmay Albay Kemal Bey’in yanında gönüllü katılarak, Edirne’ye giren kuvvetler içinde yer aldı. Her zaman “tayyareci” olmak isteyen Vecihi, yaşı nedeniyle ilk önce gittiği Tayyare Makinist Mektebi’nden küçük zabit (gedikli) olarak mezun oldu. İlk uçuşunu 1916 yılında gerçekleşti. 1917 yılında, Kafkas Cephesinde bir Rus uçağını düşürmeyi başardı. Kafkas Cephesinde yaralanan Vecihi’nin düşmana esir olmadan önce uçağını yaktığı belirtilmektedir. Akabinde Hazar Denizinde bulunan Nargin Adasındaki esir kampından yüzerek kaçmayı başardı. Daha sonrasında İstiklal Savaşında görevler aldı. Hürkuş için zorluklar Cumhuriyet döneminde başlamış olacaktı. Kendi uçağını yapan, hangarlar açan Hürkuş, bu zaman diliminde epey badireler atlatmış ve çeşitli engellemelere maruz kalmıştı. Elinde kalan son uçağı “TC-ERK”i Maden Tetkik Arama Enstitüsü’nün emrinde kullandırarak, Güneydoğu Anadolu’da toryum, uranyum ve fosfat arama çalışmalarını yaptırdı.

Hayatının son dönemlerinde maddi sıkıntılar çeken Vecihi Hürkuş, Ankara’da anılarını yazdığı bir dönemde beyin kanaması geçirdi. 16 Temmuz 1969’da Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi’nde hayata gözlerini yummasının ardından Ankara’daki Cebeci Asri Mezarlığı’nda defnedildi. O dönemlerden bu dönemlere gelen uçak sanayimiz inşallah ileriki dönemlerde daha bağımsız ve tamamen yerli olacaktır. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, milli savunma hamleleriyle üstün başarılara imza atan Selçuk Bayraktar ve ekibine de şükranlarımı sunuyorum. Nice yeni Hürkuşlara, Bayraktarlara…

> Yeni Meram >Yazarlar > Uçan Çılgın Türk: Vecihi
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.